Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2023/601 E. 2025/3901 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/601
Karar No
2025/3901
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/601 Karar No : 2025/3901

DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. ..., Huk. Müş. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, 17/12/2022 tarih ve 32046 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 5. maddesi ile anılan Yönetmeliğe eklenen geçici 19. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre, dava konusu imar düzenlemesini yapma yetkisinin münhasıran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olduğu, davalı idarenin, üzerinde özel bir hastanenin yapılacağı parselin imar planında hangi kullanım fonksiyonunda kalması gerektiğini belirleme noktasında yönetmelikle düzenleme yapma yetkisinin bulunmadığı, 3359 sayılı Kanun'da ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili kısımlarında, davalı idareye imarla ilgili hususlarda herhangi bir düzenleme yapma yetkisi verilmediği, sağlık alanına ilişkin konularda Sağlık Bakanlığının görüşüne başvurulabileceği, ancak anılan Bakanlığın sağlık tesislerine yönelik dahi olsa imar konusunda yönetmelik çıkarma yetkisinin bulunmadığı, dava konusu değişikliğin, yürürlükteki mevzuata aykırı nitelikte olduğu, İstanbul İmar Yönetmeliğine göre Ticaret+Hizmet gibi karma kullanım lejantında kalan alanlarda özel sağlık hizmeti yapılmasında İmar Kanunu ve ilgili yönetmelik açısından sakınca bulunmadığı, ancak dava konusu düzenleme ile bu imkanın ortadan kaldırıldığı, dava konusu düzenleme ile özel hastane binasının bulunduğu alan ile ilgili olarak aranan imar mevzuatına ilişkin uygunluk koşulunda değişikliğe gidildiği, bu değişikliğin Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca ön izin alma süreci henüz nihai olarak neticelenmemiş özel hastane yatırımcılarının içinde bulundukları hukuki durum ve statü ile haklı beklentilerine olumsuz yönde etki ettiği, dava konusu değişikliğin öncesinde ön izin başvurusu dosyasına Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi bakımından "imar ile ilgili mevzuat uyarınca özel hastane yapılabileceğine dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge" sunulmasının yeterli olduğu, buna göre ilgili alanın imar planında mutlaka "özel sağlık alanı" ya da "sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanı" lejantında olmasının şart koşulmadığı, belediyeler tarafından, özel hastane inşa edilecek parsel bakımından imar plan notlarında, hastane yapılabilmesine imkan tanınmış olması halinde anılan belgenin düzenlendiği, bunun üzerine de mimari, mekanik ve elektrik projesi hazırlatılıp diğer izin ve belgelerle birlikte dosya hazır hale getirilerek ön izin başvurusunda bulunulduğu, ön izin sürecini başlatan, son derece yüksek maliyet, uzun zaman ve yoğun emek gerektiren hukuki muameleleri tamamlayan, ön izin sürecindeki nihai işlemden önceki bütün prosedürel işlem ve aşamaları nihayete erdiren yatırımcılar bakımından işleyen sürecin, Yönetmelikte yeni imar koşulu aranması sebebi ile olumsuz biçimde sonlanmasına sebep olunduğu, geçici maddede, kazanılmış hakların ve haklı beklentilerin korunmadığı ileri sürülerek dava konusu düzenlemelerin iptali istenilmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 2003 yılında uygulamaya konulan sağlıkta dönüşüm programının en önemli hedeflerinden birinin Bakanlıklarının planlayıcı ve denetleyici rolünün en aktif şekilde uygulanması olduğu, ülke genelinde sağlık kuruluşları açısından fiziki mekan, personel sayısı, makine teçhizat yeterlilikleri ve bölgesel farklılıkları da göz önüne alınarak ilçe, il ve bölge düzeyinde yerinde incelemeler yapıldığı, yerel yöneticilerin de katılımı ile ülkenin sosyo-ekonomik gereklerine uygun, geliştirilebilir ve sürdürülebilir yatırım programları oluşturulduğu, özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel kıstaslarının, 3359 sayılı Kanun'un 9. maddesinin (c) bendi gereğince 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde belirlendiği, anılan Yönetmelikte 15/02/2008 tarihli değişiklikle, sağlık hizmetlerinin demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması amaçları doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılacağı hükmünün getirildiği, anılan planlama hükümleri gereğince özel hastane açmak isteyenler ile ruhsatlandırılan özel hastanelere yeni tıbbi hizmet birimi, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz ve sağlık çalışanı ilave etmek isteyenlerin yapılan planlamaya uymak zorunda oldukları, söz konusu Yönetmelikte etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere bazı değişiklikler yapıldığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ihtiyaca bağlı olarak yapılan düzenlemenin hukuka uygun olduğu, bu çerçevede, 17/12/2022 yayım tarihli Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge" şeklinde değiştirildiği ve geçici 19. maddenin eklendiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 30/01/2025 tarihli 32798 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile dava konusu düzenleme yürürlükten kaldırıldığı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, 17/12/2022 tarih ve 32046 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğe eklenen geçici 19. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının a) bendi, sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca -1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sağlık Bakanlığı, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, c) bendi, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulmasının ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, i) bendi, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşları coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanları, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları, 9. maddenin c) bendi ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği kuralı getirilmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Dava konusu 27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrası Özel hastane binasının bulunduğu alan ile ilgili olarak aşağıdakilerin bulunması gerekir: (a) "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge," 19. maddesi, "Bu Yönetmeliğin, 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 2/4/2022 tarihinden önce ön izin başvurusunda bulunup da henüz sonuçlanmamış, inceleme aşamasındaki başvurular hakkında uygulanmaz ön izin işlemleri başvuru tarihinde yürürlükte bulunan hüküm dikkate alınarak sonuçlandırılır." kuralını içermektedir. Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi 6/4/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmiş ise de içerik itibariyle aynı düzenlemenin korunduğu görüldüğünden işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almaktadır. Anayasanın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, yasa, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmamaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamayı amaçladığı; 2. maddesinde, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların, bu Kanun hükümlerine tabi olduğu; 3. maddesinde ise, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı kurala bağlanmıştır. 3194 sayılı Kanunun 5. maddesinde imar planlarından Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı" tanımlanarak bu planların içeriği belirlenmiş, madde "İlgili idare" olarak belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valiliği göstermiş, Bakanlık olarak da Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını göstermiştir. İmar Kanunu'nun 44. maddesinin 1. fıkrasının b) bendi, imar planlarında okul, ibadet yeri, sağlık, spor, sosyal ve kültürel tesisler ile kamu kuruluşlarının yapıları için ayrılacak yerler ve bu konu ile ilgili diğer hususların, f) bendi, imar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin tespiti ve imarla ilgili diğer hususların, i) bendi de yerleşme alanlarıyla ilgili genel esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini öngörmüştür. Dava konusu düzenleme incelendiğinde;, özel hastane binasının yapılacağı alanın imar planında hangi alanda yer alması gerektiği ve imar planlarında farklı ihtiyaç ve kullanımlar için ayrılan donatı alanlarının birbiri yerine kullanılmasına olanak tanındığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan imar mevzuatı gereğince herhangi bir sahanın ilgili idareler tarafından yapılan her ölçekteki plan esaslarına aykırı maksatlar için kullanılması hukuken olanaklı bulunmadığından, bir taşınmazın özel sağlık tesisi olarak yapılaşma hakkı kazanılabilmesi için planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca ilgili idarelerce nazım imar planı ile uygulama imar planında belirlenen alan kullanımlarına uygun şekilde özel sağlık alanı işleviyle kullanıma açılması gerekmektedir. Bu durumda, özel hastane binası yapılacak alanlara ilişkin olarak, imar plan ve uygulamaları açısından, bir takım kural ve değişiklikler öngören dava konusu düzenlemenin, imarla ilgili hususların yer aldığı mevzuat kapsamında düzenlenmesi gerekirken, davalı idarece görev ve yetki alanı dışında Özel Hastaneler Yönetmeliğinde düzenlenmesinde üst hukuk normlarına ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan Yönetmeliğin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi hukuka aykırı bulunduğundan, asıl düzenleme tarihinden önce yapılmış fakat henüz sonuçlanmamış ön izin başvuruları yönünden, başvuru sahiplerinin haklarının korunması amacıyla tesis edilen dava konusu geçici 19. maddenin de hukuken uygulanma imkanının kalmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmelik kurallarının iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Altıncı Dairesi ile Danıştay Onuncu Dairesinden oluşturulan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Yer Seçimi" başlıklı 8. maddesinde özel hastane binasının bulunduğu alan ile ilgili olarak aranan imar düzeni ve yapılaşma koşullarına ilişkin şartları düzenlemiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde "imar ile ilgili mevzuat uyarınca özel hastane yapılabileceğine dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge" alma şartı aranmakta iken; 02/04/2022 tarih ve 31797 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile söz konusu bent: "(a)imar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge" alma şartına bağlanmış ve anılan bentte yer alan imar mevzuatına ilişkin uygunluk koşulunda değişikliğe gidilmiştir. Bu maddenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/09/2022 tarih ve E:2022/3355 sayılı kararı ile anılan maddenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/02/2023 tarih ve YD İtiraz:2022/1231 sayılı kararıyla, uyuşmazlığın Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulacak Müşterek Kurulca karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle, anılan kararın kaldırılması ve yürütmenin durdurulması istemi hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesi üzerine, Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulan Müşterek Kurulca verilen 04/05/2023 tarih ve E:2022/3355 sayılı karar ile yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/11/2023 tarih ve YD İtiraz:2023/884 sayılı kararıyla, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine ilişkin Daire gerekçesi yönünden -özetle-, özel hastane binası yapılacak alanlara ilişkin olarak, imar plan ve uygulamaları açısından, bir takım kural ve değişiklikler öngören dava konusu düzenlemenin, imarla ilgili hususların yer aldığı mevzuat kapsamında düzenlenmesi gerekirken, Özel Hastaneler Yönetmeliğinde düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması yolundaki Daire kararına yönelik itirazın gerekçeli olarak reddine, düzenlemenin, geçiş hükmüne yer verilmemesi suretiyle eksik düzenleme oluşturduğuna ilişkin Daire gerekçesi yönünden ise, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırılık gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısmına yönelik itirazın belirtilen gerekçe ile reddedildiği, devam eden süreçte görevli ve yetkili idareler tarafından, özel hastane binası yapılacak alana ilişkin olarak imar ile ilgili hususların düzenlendiği mevzuat kapsamında yeniden düzenleme yapılacağının açık olduğu, bu itibarla, itiraza konu Daire kararında eksik düzenleme bulunduğuna ilişkin gerekçenin kaldırılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle bu kısım yönünden itirazın kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir. Öte yandan 17/12/2022 tarih ve 32046 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge," şeklinde yeniden düzenlenmiş, 5. maddesi ile ise asıl Yönetmeliğe "Bu Yönetmeliğin, 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 2/4/2022 tarihinden önce ön izin başvurusunda bulunup da henüz sonuçlanmamış, inceleme aşamasındaki başvurular hakkında uygulanmaz ön izin işlemleri başvuru tarihinde yürürlükte bulunan hüküm dikkate alınarak sonuçlandırılır." şeklinde geçici 19. madde eklenmiştir. Anılan madde ve geçici maddeye karşı açılan davada Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulan Müşterek Kurulca verilen 23/11/2023 tarih ve E:2023/601 sayılı karar ile 8. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne, geçici 19. madde yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı taraflarca yapılan itiraz başvuruları üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/04/2024 tarih ve YD İtiraz:2024/241 sayılı kararıyla, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden -özetle-, özel hastane binası yapılacak alanlara ilişkin olarak, imar plan ve uygulamaları açısından, bir takım kural ve değişiklikler öngören dava konusu düzenlemenin, imarla ilgili hususların yer aldığı mevzuat kapsamında düzenlenmesi gerekirken, Özel Hastaneler Yönetmeliğinde düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması yolundaki Daire kararına yönelik itirazın gerekçeli olarak reddine, Yönetmeliğin geçici 19. maddesi yönünden ise, Yönetmeliğin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (asıl düzenleme) yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısmına yönelik itirazın, Kurulllarınca belirtilen gerekçe ile reddedildiğinden ve bu suretle asıl düzenleme hukuk alemindeki varlığını kaybettiğinden, asıl düzenleme tarihinden önce yapılmış fakat henüz sonuçlanmamış ön izin başvuruları yönünden, başvuru sahiplerinin haklarının korunması amacıyla tesis edilen dava konusu geçici 19. maddenin de hukuken uygulanma imkanının kalmadığı, bu itibarla, itiraza konu kararın, yürütmesinin durdurulması isteminin reddi yolundaki kısmına yönelik davacı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bu kısım yönünden itirazın kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına anılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Sonrasında, 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi "Özel sağlık alanında ya da eğitim fonksiyonlarına ilişkin okula hizmet veren ve ilgili mevzuatı kapsamında şartları sağlamak ve sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge," şeklinde yeniden düzenlenmiş anılan maddenin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulan Müşterek Kurulca verilen 24/02/2025 tarih ve E:2024/4362 sayılı kararla Sağlık Bakanlığı tarafından 30/01/2025 tarihli 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile dava konusu maddenin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Yürürlükten kaldırılan yönetmelik" başlıklı 52. maddesinde yer alan, "27/3/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesi gereği dava konusu düzenlemenin yer aldığı Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dosyanın incelenmesinden bakılan davanın devamı sırasında davalı Sağlık Bakanlığı tarafından 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile dava konusu maddeyi de içerecek şekilde 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetlerine göre taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 17/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2023/601, K. 2025/3901, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2023-601-e-2025-3901-k-930d961f9c1f