Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10817 E. 2025/2996 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10817
- Karar No
- 2025/2996
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10817 Karar No : 2025/2996
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/02/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Mersin-Tarsus Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... (...) Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmı ile toplulaştırma işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin 29/09/2020 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait, eski (toplulaştırma öncesi) ..., ..., ... nolu parsellerin toplulaştırma sonucunda (yeni) ... ada ... nolu parselde toplandığı ve tam hisse olarak davacıya verildiği, Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatına uygun olarak toplulaştırma alanında tüm parsellerden %2,5453 oranında ortak katılım payı kesildiği, dava konusu parselin batı sınırında tarla drenajı bulunduğu, tarla drenajının 2011 yılından bu yana mevcut olduğu, toplulaştırma işleminde yeni sınırın eski sınırdan doğuya doğru yaklaşık 5-7 metre mesafe çekilerek davacı lehine işlem yapıldığı, drenaj kanalının DSİ Genel Müdürlüğü mülkiyetinde veya işletiminde olmadığı, tarla sahiplerince yapılan küçük drenaj olduğu, bu nedenle de davacıya verilen ... ada ... parselin batı sınırında drenaj kanalı bulunmasının toplulaştırma işlemini sakatlayıcı bir husus olarak görülmediği, diğer taraftan, davacı tarafından dava dilekçesinde ... ada, ... ve ... nolu parseller yönünden de hukuka aykırılık iddialarında bulunulmuş ise de, söz konusu parsellerde ve geldisi olan kök parsellerde davacının herhangi bir hissesi bulunmadığından bu parseller yönünden bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, tüm bu hususlar dikkate alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminde ve bu işleme yapılan 29/09/2020 günlü itirazın reddine dair dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma sonrası maliki olduğu üç taşınmazın ... ada ... parselde toplandığı, dağıtımların hatalı yapıldığı, ... ada ... parselin içinde ve batı kısmında bir drenaj kanalı bulunduğu, drenaj kanalının yanında yaklaşık 1500 m²'lik kullanılmayan bir alan oluşturulduğu ve mağdur edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapıldığı, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.