Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1379 E. 2025/1192 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1379
- Karar No
- 2025/1192
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1379 Karar No : 2025/1192
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) :... Sendikası VEKİLİ: Av.... UETS Kodu: 16927-29778-52317 (E-Tebligat) 2- (DAVALI) : ... Başkanlığı UETS Kodu: 35673-73765-04455 (E- Tebligat) VEKİLİ: Av....
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/11/2023 tarih ve E:2019/9394, K:2023/5992 sayılı kararının, davacı tarafından davanın reddine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2020 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda özel yetenek sınavı ile öğrenci alan; Çizgi Film (Animasyon), Grafik, Grafik Resimleme ve Baskı, Grafik Tasarım, Moda Giyim Tasarımı, Moda Tasarımı, Moda ve Tekstil Tasarımı, Rekreasyon, Spor Bilimleri, Spor Yöneticiliği, Tekstil, Tekstil Geliştirme ve Pazarlama, Tekstil Tasarımı, Tekstil ve Moda Tasarımı programlarına merkezi yerleştirme ile öğrenci yerleştirilmesine ilişkin 10/10/2019 tarih ve 2019.13.584 sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/11/2023 tarih ve E:2019/9394, K:2023/5992 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 131. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 7. ve 45. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak, Dava konusu kararın Çizgi Film (Animasyon), Grafik, Grafik Resimleme ve Baskı, Grafik Tasarım bölümlerine ilişkin kısmı yönünden; Dava konusu kararın Çizgi Film (Animasyon), Grafik, Grafik Resimleme ve Baskı, Grafik Tasarım Programlarına merkezi yerleştirme ile öğrenci yerleştirilmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan başka bir davada, Dairelerinin 01/12/2021 tarih ve E:2019/10278, K:2021/5856 sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/01/2023 tarih ve E:2022/1063, K:2023/4 sayılı kararı ile onandığı, Bu durumda, dava konusu kararın Çizgi Film (Animasyon), Grafik, Grafik Resimleme ve Baskı, Grafik Tasarım Programlarına ilişkin kısmı iptal edildiğinden, anılan programlar yönünden davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, Dava konusu kararın Moda Giyim Tasarımı, Moda Tasarımı, Moda ve Tekstil Tasarımı, Tekstil Tasarımı, Tekstil ve Moda Tasarımı bölümlerine ilişkin kısmı yönünden;
İdarelerin, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmet etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahip oldukları, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu, İdareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği ve yargısal denetiminin, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlı olduğu, Her ne kadar davalı idarece dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapıldığı ve bu konuda idarenin takdir yetkisi olduğu iddia edilmekte ise de; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde davalı idarenin bu iddialarını destekleyen ve düzenlemenin yapılmasına esas teşkil eden gerekçelerin ve akademik gerekliliğin varlığını ortaya koyan verilerin veya bu yöndeki akademik çevrelerden alınmış bilimsel görüşler dikkate alınarak düzenleme yapıldığını gösteren bilgi ve belgelerin sunulmadığının görüldüğü, Diğer yandan, dava konusu düzenlemeden önce ilgili bölümlere merkezi yerleştirme sınavı ile birlikte yetenek sınavı yapıldığının anlaşıldığı, Tasarımın; zihinde canlandırılan biçim, tasavvur, bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn, bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn, daha önce algılanmış olan bir nesne veya olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası anlamlarını taşıdığı, Dava konusu düzenlemede; Moda Giyim Tasarımı, Moda Tasarımı, Moda ve Tekstil Tasarımı, Tekstil Tasarımı, Tekstil ve Moda Tasarımı Programlarına sadece merkezi yerleştirme sınavı ile öğrenci alınacağının belirtildiği, ancak söz konusu alanların hayal gücü, çizim yeteneği, yaratıcılık ve görsel algıya dayalı bölümler olduğu, soyut düşünceyi somuta aktarma becerisinin bu alanlar için önemli olduğu, bölümlerin amacının teorik ve pratik bilgiyi görsel bir sistem içinde sunan ve soruna, yapacağı tasarım ile çözüm getiren tasarımcılar yetiştirmek olduğu, merkezi yerleştirme sınavıyla düşünebilen ve fikirlerini çizerek ifade edebilen, hayalden çizim yeteneğiyle var olmayanı kurgulayarak var eden kişileri bulmanın mümkün olmadığı, Bununla birlikte, merkezi sınav yoluyla yapılacak sınavda adaylar alan odaklı değerlendirilemeyeceğinden, ilgili alanın nitelik yönünden de zayıflayacağının tabii olduğu, Dava konusu kararın Rekreasyon, Spor Bilimleri, Spor Yöneticiliği, Tekstil, Tekstil Geliştirme ve Pazarlama bölümlerine ilişkin kısmı yönünden; 2547 sayılı Kanun hükümlerinden, Yükseköğretim Kurulunun üniversiteler arasında koordinasyonu sağlamak ve her eğitim-öğretim programına ilişkin öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesine ilişkin esasları belirlemekle yetkili olduğunun anlaşıldığı,
Dava konusu kararın, Rekreasyon, Spor Bilimleri, Spor Yöneticiliği, Tekstil, Tekstil Geliştirme ve Pazarlama Programlarına merkezi yerleştirme ile öğrenci alımına ilişkin olduğu ve 2547 sayılı Kanun ile davalı idareye verilen yetki çerçevesinde alındığı görüldüğünden, bu haliyle dava konusu işlemde üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı, Diğer yandan, anılan bölümlerin tasarım ağırlıklı bölümler olmadığı, her yükseköğretim kurumuna göre değişen ve subjektif bir değerlendirme içeren özel yetenek sınavı yerine merkezi sınavla bu bölümlere öğrenci alınması halinde nesnel bir sıralama yapılacağı ve adil olmayan sonuçların engelleneceği de dikkate alındığında; dava konusu işlemin kamu yararına da uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, dava konusu kararın Çizgi Film (Animasyon), Grafik, Grafik Resimleme ve Baskı, Grafik Tasarım bölümlerine ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Moda Giyim Tasarımı, Moda Tasarımı, Moda ve Tekstil Tasarımı, Tekstil Tasarımı, Tekstil ve Moda Tasarımı bölümlerine ilişkin kısmının iptaline, Rekreasyon, Spor Bilimleri, Spor Yöneticiliği, Tekstil, Tekstil Geliştirme ve Pazarlama bölümlerine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Rekreasyon, Spor Bilimleri, Spor Yöneticiliği, Tekstil, Tekstil Geliştirme ve Pazarlama bölümlerinin özel yetenek ve beceri gerektiren bölümler olduğu, bu bölümler için yapılan özel yetenek sınavının kaldırılması ve merkezi sınav ile öğrenci alınmasının bu alanı seçecek olan ve mesleki kariyerini burada şekillendirecek olan birçok yetenekli öğrencinin hakkının ihlali sonucunu doğuracağı, yetenek sınavı yapılmasının nesnel bir sıralama ve adil olmayan sonuçlar yarattığı şeklinde hiçbir somut gerekçe sunulmadığı halde salt tasarım ağırlıklı bölümler olmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, moda ve tekstil alanlarının eğitiminin, sanatsal olduğu kadar teknik bilgi ve beceri kazandırmayı hedefleyen bir eğitim olduğu, bu alanda eğitim alan öğrencilerden yetenekleri doğrultusunda yaratıcı becerilerini teknik bilgi ile birleştirmeleri ve beraberinde moda tasarım sürecini yönetmelerinin bekleneceği, öğrencilerine sanatsal yeterliliklerin yanı sıra teknik bilgi ve beceriye yönelik eğitim veren mimarlık, iç mimarlık, çevre tasarımı, kentsel tasarım gibi tasarım odaklı birçok bölüme de merkezi yerleştirme ile öğrenci alındığı, merkezi yerleştirme sınavı ile öğrenci alınmasıyla özel yetenek sınavı uygulamalarından kaynaklı olası eşitsizliklerin de önüne geçilebileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın redde ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üyeler ..., ... ve ...'ın, dava konusu düzenleyici işlemin davacı Sendikanın menfaatini etkilemediği, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki usule ilişkin oylarına karşılık, davacı Sendikanın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı ile iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/11/2023 tarih ve E:2019/9394, K:2023/5992 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmı ile iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde, iptale ilişkin kısım yönünden oyçokluğu, redde ilişkin kısım yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6. maddesinin (a) fıkrasında, Yükseköğretim Kurulunun, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren bir kuruluş olduğu; 7. maddesinin (b) fıkrasında, yükseköğretim kurumları arasında bu Kanun'da belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlayacağı; (h) fıkrasında da üniversitelerin her eğitim-öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit edeceği, insangücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları belirleyeceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda belirtilen Kanun hükümlerinden, Yükseköğretim Kurulunun üniversiteler arasında koordinasyonu sağlamak ve her eğitim-öğretim programına ilişkin öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesine ilişkin esasları belirlemek yetkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu Yükseköğretim Kurulu kararının, Çizgi Film (Animasyon), Grafik, Grafik Resimleme ve Baskı, Grafik Tasarım, Moda Giyim Tasarımı, Moda Tasarımı, Moda ve Tekstil Tasarımı, Rekreasyon, Spor Bilimleri, Spor Yöneticiliği, Tekstil, Tekstil Geliştirme ve Pazarlama, Tekstil Tasarımı, Tekstil ve Moda Tasarımı programlarına merkezi yerleştirme ile öğrenci alımına ilişkin olduğu ve idarece yukarıda aktarılan mevzuatta yer alan yetkiler çerçevesinde alındığı görüldüğünden, bu haliyle dava konusu işlemde üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır. Diğer yandan, dava konusu karar ile her yükseköğretim kurumuna göre değişen ve subjektif bir değerlendirme içeren jüri üyeleri tarafından yetenek sınavı yapılması yerine merkezi sınavla öğrencilerin yerleştirilmesi ile nesnel bir sıralama yapılacağı ve adil olmayan sonuçların engelleneceği de dikkate alındığında; dava konusu işlemin kamu yararına da uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.