Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2230 E. 2023/2727 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2230
Karar No
2023/2727

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2230 Karar No : 2023/2727 TEMYİZ EDEN (DAVACI: ... VASİ : ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...... Kurulu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2019/1930, K:2021/4228 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 5. (son) fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair anılan Dairenin ...tarih ve E:..., K... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve E:..., K:... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2019/1930, K:2021/4228 sayılı kararıyla; Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 28/06/2019 tarih ve E:2015/1, K:2019/4 sayılı kararı ile "Devletin güvenliğine ve siyetin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak" suçundan TCK'nın 329/1. maddesi gereğince 8 yıl ve "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan TCK'nın 314/2., 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü; Davacı hakkında; "1) 01/01/2014 günü saat 16.00 sıralarında 156 Jandarma Harekât Merkezi tarafından Komutanlığımız aranarak... plakalı TIR içerisinde silah yüklü olduğu ve bu araca Fiat Linea marka aracın öncülük yaptığı ihbarı alınmıştır” şeklindeki ihbar sonrası, ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tanzim edilen ... tarih ve... sayılı “01/01/2014 günlü saat ... sıralarında Komutanlığımıza gelen ihbar ile durdurulan... plakalı çekici, ... plakalı dorse içerisinde kaçak silah bulunduğu” şeklinde ifadeler içeren arama talep yazısının, ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, şüpheli ya da şüphelilere isnat olunan eylemin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 10. maddesi ile görevli Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinin görevine girmediğini meslekî kıdemi gereği açıkça bilmesine karşın, evrakın suç yeri Cumhuriyet savcılığına işlemsiz olarak iade edilmek üzere gönderilmesi yerine, olayla ilgili bilgi alınması zımnında ihbar sonrası arama kararını talep eden kolluk birimiyle de herhangi bir temasa geçmeksizin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayısına kayden başlattığı soruşturmada, ... Jandarma Komutanlığınca tanzim edilen arama kararı talep yazısını yerinde görerek aynı tarihli verdiği arama kararını kolluğa gönderdiği, 2) 01/01/2014 tarihinde, ...’da MİT’e ait TIR ve ona eşlik eden otomobilin durdurulması öncesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçuna ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesine dava açılan, ... İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde Jandarma Astsubay çavuş olarak görevli sanık H.A.’nın, yine ... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hakkında dava açılan ve HTS kayıtlarının tetkikinde de ihbardan bir dakika önce saat 15.28.06’da görüştüğü tespit edilen ... İl Jandarma İstihbarat Müdürlüğünde görevli Üsteğmen G.B. ile irtibatlı olarak, ... İli ... Semti ... Meydanında, sabit mobese kamerasının arızalı olup kayıt yapmadığı ve hareketli kameranın ise başka tarafların görüntülerini kaydettiği esnada, görüntü alma kapsamı dışında bulunan bir yerden telefon kulübesine girerek ismini T.K. olarak tanıtıp sıradan bir ihbar görüntüsü vererek, ismini vermediği terör örgütüne ait silahların, plakasını verdiği araçlar içerisinde ...’ın ..., ... ve ... ilçeleri üzerinden ... iline götürüleceği şeklinde Jandarma 156 çağrı hattını arayarak saat 15.29.57 de ihbarda bulunduğu, bu ihbar sonrası görev kapsamı dışında verdiği usulsüz arama kararı üzerine, nöbetçi ve yetkili olmadığı halde teamüllere aykırı olarak arama kararının icrası için olay yerine giden TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Savcısı Ö.Ş. ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... (6526 sayılı Yasa ile kaldırılan TMK 10. madde ile Görevli ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...) sayılı, 01/01/2014 tarihinde MİT’e ait TIR ve otomobilin durdurulması olayı nedeniyle casusluk suçuna ilişkin yürütülen soruşturmanın şüphelilerinden ... İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olup olay tarihinde de izin alıp ziyaret bahanesiyle ...’da bulunan ve ... İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli diğer şüpheli ihbarcı H.A. ile yukarıda açıklandığı şekilde irtibatı tespit edilen Üsteğmen G.B. ile birlikte olay yerine giden Üsteğmen O.Ş.’nin, yılbaşı tatili olan 01/01/2014 gününün ilk saatlerinden başlayarak MİT’e ait TIR’ın durdurulmasının hemen öncesi ve sonrası ile olayın hitam bulduğu ana kadar yapılan birden çok telefon görüşmesine ilgilinin de iştiraki ile başından beri planlanan yasa dışı organizasyonun içerisinde olduğunun tespit olunduğu, 3) 01/01/2014 tarihinde,...’da durdurulan araçların MİT’e ait ve içerisindeki görevlilerin de MİT personeli olduğunun saat 16.48 itibarıyla tüm kolluk birimlerine duyurulması, MİT’de Hukuk Müşaviri olarak görev yapan Ü.U.C.’nin Cumhuriyet Savcısı Ö.Ş.'yi saat 18.03’de arayarak bahsi geçen araçların MİT’e ait, görevli personelin de MİT personeli olduğunu kendisine söylemesi ve araçların durdurulması sırasında MİT görevlisi olduğunu söyleyen şahısların, kolluk görevlileri tarafından önceden tanındığının Cumhuriyet Savcısı Ö.Ş. ve kollukça adı geçene telefonla bildirilmesi hususlarının göz önüne alındığında, ilgilinin, 01/01/2014 günü durdurulan TIR ve otomobilin MİT’e ait olduğunu her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde bilmesine, 3713 sayılı Yasa’nın (mülga) 10/b maddesi ile 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun “soruşturma izni” başlıklı 26. maddesi açık hükümlerine ve MİT teşkilatının görevi kapsamında nakledilen ve devlet sırrı niteliğindeki malzemenin herhangi bir suça da konu olmadığının açıkça anlaşılmasına rağmen, verilen arama kararının derhal geri alınması ve ilgililerle irtibata geçilerek gerçekleştirilmek istenen arama faaliyetinin durdurulması yerine, olayın arka planında kalarak devlet sırrının ortaya çıkarılmasına yönelik yapılan yasa dışı uygulamaya zımnen destek verdiği, 4) 19/01/2014 günü ... ... Otoyol Gişelerinde saat 12.00 civarında MİT’e ait 3 adet TIR ve ona eşlik eden otomobilin durdurulması öncesinde, Başsavcılığının ... (6526 sayılı Yasa ile kaldırılan TMK 10. madde ile Görevli ...mhuriyet Başsavcılığının...) sayılı, casusluk suçuna ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda haklarında dava açılan ... İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli sanıkların, uyuşturucu madde ticaretini düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında, önleme dinlemesi adı altında toplam 29 kişiye ait 42 adet telefon numarası ile ilgili talep yazıları arasına MİT’in bu faaliyetinde görev alan 7 personelin de cep telefonlarını serpiştirmek suretiyle TMK 10. madde ile yetkili .... Ağır Ceza Mahkemesinden dinleme kararı aldıkları, usulsüz yapılan bu önleme dinlemeleri neticesinde ...Havaalanından hareket eden MİT’e ait üç adet TIR’ın ... doğru yola çıktığının öğrenildiği, ... İl Jandarma İstihbarat Şube Biriminde görevli olan ve haklarında casusluk suçundan kamu davası açılan diğer sanıklar H.G. ve G.M.'nin, üstlerine ve asayiş birimlerine haber verip gerekli müdahaleye ilişkin tedbirlerin ...’dan itibaren aldırılması yerine, gerek görevlerinin gerekse de resmi sıfatları gereği kendilerinden beklenen davranış kurallarının dışına çıkarak, yüzlerini göstermeyecek şekilde kendilerini gizledikleri, H.G.’nin, ... ... semtinde bulunan bir bayiden ankesörlü telefon kartı alarak G.M.’ye verdiği, birlikte Etlik semtine giderek MOBESE ve güvenlik kameralarının görüş açılarından uzakta olduğunu tespit ettikleri ankesörlü telefondan G.M.’nin resmi sıfatını belirtmeden, sıradan bir ihbar gibi, ... veya TIR’ların güzergahında bulunan herhangi bir yerin Jandarma veya Emniyet birimleri yerine, ... Jandarma Harekât Merkezinin ancak bir jandarma personeli tarafından bilinebilecek şehirlerarası kodlu telefon numarasını 07.29 da arayarak ihbarda bulunduğu, G.M.’nin ihbarda bulunmadan önce gecenin ilk saatlerinden itibaren, hakkında ... sayılı casusluk suçundan yürütülen soruşturma sonucunda dava açılan ve adı geçen kişilerle birlikte hareket ettiği belirtilen ... İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü E.D. ile yine hakkında ... soruşturma sayılı dosyada tahkikat yürütülüp dava açılan ... Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Üsteğmen Ö.K.’yi cep telefonundan arayarak saat 04.00’te bilgi verdiği, TIR’ların sıradan bir ihbarla yakalandığı görüntüsünü vermek için ihbarı yapan kişilerin Ö.K. tarafından da bilindiğinin anlaşıldığı, HTS kayıtlarına göre Ö.K.’nin ihbardan önce olay günü, nöbetçi olmayan Cumhuriyet Savcısı ... ile saat 05.57 ve 06.04’te iki kez cep telefonu ile görüştükten hemen sonra ... Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde Kısım Amiri olarak görev yapan mesai arkadaşı Üsteğmen H.Ö. ile birlikte Cumhuriyet Savcısı...’nın evine gittiği, H.Ö.’nün aşağıda beklediği, adlî kolluk görevi de bulunmayan Ö.K.’nin hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde ...’nın evine pazar günü çok erken bir saatte çıkarak aslında bundan sonra yapılmasını düşündükleri eylemin alt yapısını oluşturulması zımnında görüştükleri, Bu cümleden olarak; İhbarın mahiyetine ilişkin bilgileri önceden öğrenmesine rağmen, ilgilileri gerekli tedbirlerin alınması konusunda nöbetçi Cumhuriyet Savcısı olan A.R.’ye yönlendirmesi yerine, habersiz olduğu görüntüsü verebilmek için ihbarın yapılmasını beklediği, ihbarın yapılmasından sonra adı geçen nöbetçi savcıya yine herhangi bir bilgi dahi vermeden olayı kendi uhdesine alabilmek için arama kararı talep yazısı üzerine, 01/01/2014 tarihinde ...’da durdurulan TIR’ın MİT’e ait olduğu ve terör örgütü ile ilgili olmadığının önceden bi linmesine karşın, “ ... sayılı soruşturma dosyası ile ilgisi olabilir” ibaresi düşerek gecikmesinde sakınca bulunan halin de ne olduğunu tam olarak açıklamadan, yapılan ihbar ses kaydı dökümünde “patlayıcı madde” denilip herhangi bir terör örgütünden de bahsedilmediği halde, sonradan “El kaide terör örgütü” ve “silah ve mühimmat” ibareleri ilave edilen arama kararı talep yazısını kabul edip arama kararı verdiği, TIR’ların verilen arama kararına istinaden saat 12.00 sularında durdurulduğu, şahısların verilen talimat doğrultusunda iletişim araçlarına derhal el konulduğu ve aşırı güç kullanılarak kelepçelendiği, hemen sorasında durdurulan araçların MİT’e ait, şahısların da MİT personeli oldukları hususlarının ilgiliye iletilmesi üzerine ...n olay yerine geldiği, burada da durdurulan araçların MİT’e ait, şahısların da MİT personeli olduklarının gerek araçların durdurulmasında görev alan Jandarma personeli, gerekse olay yerine gelen ...lisi, İl Emniyet Müdürü ile MİT Bölge başkanı tarafından söylenmesine ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun “Türk Ceza Kanununun 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316 ncı maddelerinde düzenlenen suçlar hakkında, görev sırasında veya görevinden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır. "01/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 26'ncı maddesi hükmü saklıdır.” şeklindeki olay tarihinde yürürlükte olan mülga 10/b maddesi ile 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun “Soruşturma İzni” başlıklı 26. maddesinin açık hükümleri, devlet sırrı niteliğindeki faaliyetin herhangi bir suç veya suç unsuru oluşturmadığının da açıkça anlaşılmasına rağmen verilen usulsüz arama kararının işlemsiz olarak geri alınması yerine, MİT’e ait faaliyet ile ilgili usulsüz olarak vermiş olduğu arama ve el koyma kararının icrasını sağlayarak TIR’lar içerisindeki malzemelerinin tespitini yaptırdığı, bu işlemler sırasında, TMK 10. madde ile yetkili Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı dönem içerisinde yürüttüğü diğer soruşturmaların tümünde arama ve tespit işlemlerine bizzat katılmadığı halde, önceki uygulamalarının aksine olay yerine bizzat giderek MİT’e ait TIR’ların üzerine çıktığı, kasaları açtırdığı ve elindeki cep telefonu ile TIR’larda bulunan malzemenin fotoğrafını çekip Jandarma personeline de kamera çekimi yaptırdığı, arama işlemleri devam ederken numune aldırarak 16.15 itibarıyla hemen olay yerinde bulunan Jandarma Olay Yeri İnceleme biriminde patlayıcı imha uzmanı olarak görev yapan Astsubay Kıdemli Başçavuş C.B.'den TIR’ın kasasına bırakılan eşyanın incelenmesini ve fiziki inceleme raporu tanzim edilmesini istediği, ayrıca, kendisine numune alınarak Ankara Jandarma Kriminal Daire Başkanlığına gönderilmesi talimatları vererek bilirkişi raporları aldırıp dosya kapsamına eklemek suretiyle bilerek ve isteyerek görevi dışında, ihbar öncesi ve sonrası MİT’e ait olduğunu bildiği TIR’larda arama kararı vermek, yapmak ya da yaptırmak ve ilgili TIR’ları alıkoymak suretiyle bu bilgi ve görüntülerin basın yayın organlarında yer almasına sebep olacak şekilde devletin gizli sırlarını ifşa etme kastı ile hareket ettiği, 5)... tarihinde,...’da MİT’e ait TIR ve ona eşlik eden otomobilin durdurulması olayı ile ilgili olarak; ... dönemin Başsavcısı S.B.’yi arayıp 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 26. maddesindeki özel düzenlemeyi hatırlatarak, “…ihbara konu TIR’ın MİT’e ait olduğunu, sözü edilen Yasadaki özel düzenleme nedeniyle MİT görevlileri hakkındaki soruşturmanın yapılabilmesinin Başbakanın iznine tabi olduğu, bu nedenle görevli savcının bu TIR’da arama yapamayacağını, aramaya engel olunması……” şeklindeki beyanları sonrası, S.B.’nin, 02/01/2014 tarihinde sadece kendi imzası ile düzenlediği ve tutanak vasfını haiz olmayan “Telefon Görüşme Tespit Tutanağı” başlıklı yazıyı, konuşmanın içeriği ile ilgisi olmamasına rağmen terör suçu ile irtibatlandırmak suretiyle adı geçene gönderilmesi üzerine, ilgilinin söz konusu yazıda hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın terör suçu ile yapılan irtibatlandırma doğrultusunda Adalet Bakanı ve Müsteşarı hakkında, terör örgütü üyesi algısı oluşturacak şekilde, daha önce 01/01/2014 tarihinde ....’da, MİT’e ait olduğu anlaşılan TIR ve otomobilin durdurulması olayına ilişkin yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde başlatmış olan, uhdesindeki ... sayılı soruşturma dosyası kapsamına alıp, bilahare usulsüz bir şekilde eklediği evraka ilişkin olarak ayırma kararı vererek Adalet Bakanlığı Müsteşarı hakkında HSYK’ya suç ihbarında bulunduğu, Adalet Bakanı hakkında ise, 3713 sayılı Yasa’nın olay tarihinde yürürlükte olan mülga 10. maddesinde düzenlenen görev ve yetki kurallarına aykırı şekilde kendisini görevli görerek Mülga TMK 10. maddesiyle görevli ve yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinin ...4 sırasına kayden soruşturma başlattığı" iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı, Yapılan soruşturma sonucu hazırlanan raporu değerlendiren Hakimler ve Savcılar Kurulu .... Dairesi tarafından ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; "...(c/1), (c/2), (c/3), (c/4) ve (c/5) sayılı soruşturma madde ve bentlerinin birlikte değerlendirilmesinde: İlgilinin, kararın ilgili kısmında devlet sırrı kavramı üzerine yapılan açıklamalara atfen, 5271 sayılı CMK’nın 47. ve 125. maddeleri ile 4982 sayılı Yasa’nın 16. ve 18. maddelerine göre; Devletin güvenliği veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerden olan ve 2937 sayılı Yasa kapsamında MİT tarafından yasal olarak gerçekleştirilen, özünde devlet sırrı niteliğinde olan faaliyeti, yapılan ihbar öncesinde baştan beri bildiği halde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetini, gerek yurt içinde gerekse uluslararası platformda zor durumda bırakmak ve itibarsızlaştırmak, El Kaide vb. terör örgütlerine yardım ettiği görüntüsü vererek uluslararası yargı organları nezdinde hukukî ve cezaî sorumluluk altına sokmaya yönelik, bilerek ve isteyerek, görevi dışında, Başsavcılığının ..., ... ve ... sırasına kayden yürütülen soruşturmalar neticesinde, Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme, Devletin Güvenliğine İlişkin Gizli Kalması Gereken Bilgileri Casusluk Maksadıyla Açıklama suçlarını işledikleri iddiasıyla haklarında ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan sanıklar ile birlikte, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen organizasyonun parçası olarak örgütlü bir şekilde, bu faaliyete özgülenmiş TIR’larda, usul ve yasaya aykırı olarak arama yapmak veya yaptırmak, görüntü ve numune aldırmak suretiyle bu görüntü ve bilgilerin basın yayın organlarında yer almasına sebep olmak, MİT mensuplarının gözaltına alınması ve cep telefonlarına el konulması talimatı vermek suretiyle devletin gizli sırlarını ifşa etme kastı ile hareket ederek, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni giderecek nitelikte eylemlerde bulunduğu tespit olunmuş, dosya kapsamı ile doğrulanmayan ve yasaya aykırı olan savunmasına açıklanan nedenlerle itibar edilmemiştir." tespitlerine yer verildiği, "2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrasında "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verildiği, ilgililer Cumhuriyet Savcısı S.B., Cumhuriyet Savcısı A.K., Cumhuriyet Savcısı ..., Cumhuriyet Savcısı Ö.Ş., Cumhuriyet Savcısı Y.K.’nun yargı etik kurallarına uygun düşmeyen davranışları ile adalete olan güveni sarstıkları, hukuk zemininde kalmayan eylemleri ile adalet ülküsü dışında hareket ettikleri, adalet duygusu gözetmeden, başka amaçlar güderek yürüttükleri soruşturmalar ve aldıkları kararlar ile, yargısal yetkilerini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetini, gerek yurt içinde gerekse uluslararası platformda zor durumda bırakmak ve itibarsızlaştırmak, El Kaide vb. terör örgütlerine yardım ettiği görüntüsü vererek uluslararası yargı organları nezdinde hukukî ve cezaî sorumluluk altına sokmak amacıyla kullandıkları, bu durumun, toplumsal barış, huzur ve güveni olumsuz etkilediği, yargıya duyulan güven ve saygınlığı ortadan kaldırdığı, adı geçenlerin söz konusu eylem ve davranışlarının mesleğin şeref ve onuru ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, yine Avrupa Hâkimleri Danışma Konseyi, Avrupa Yargıçlar Birliği Hâkimler Şartı, Avrupa Yargı Kurulları Ağı (AYKA)'nın raporunda nitelenen açığa alma ve görevden alınmayı gerektirir özellikleri taşıdığı takdir ve tayin edilmiştir." gerekçelerine istinaden davacıya isnat edilen fiiller suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğünden 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dava dosyasının ve soruşturma raporu ile eklerinin incelenmesinden; Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek, Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak ve silahlı terör örgütü üyeliği suçlarından dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilen davacının, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, davalı idarece dava konusu işlemin tesisi sürecinde disiplin hukukuna dair usul ve esasların işletilmediği, tarafına savunma hakkı kapsamında yeterince süre verilmediği, dava konusu işlemde herhangi bir gerekçeye yer verilmediği; davaya konu maddi olaya ilişkin adli kovuşturmanın halen devam etmekte olduğu, dolayısıyla maddi hukuk anlamında kesinleşmeyen olguların disiplin cezasına esas alınamayacağı, bu nedenle ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği; davaya konu maddi olayda bahsedilen arama kararına dair işlem ve/veya işlemlerin cumhuriyet savcıları tarafından Anayasa ve CMK 161. maddesi uyarınca verilen yasal yetkilerin kullanılmasından ibaret olduğu, yasal bir yetkinin kullanılmasının suç olarak değerlendirilemeyeceği; söz konusu olayda yasa dışı silah ve mühimmat taşıyan kamyonlarda arama yapıldığı ve bu silah ve mühimmatın tespit edilerek tutanak altına alındığı, bu malzemelerin yasal olduğuna dair bugüne kadar herhangi bir belgenin ortaya konulmadığı; dava konusu olaydan dolayı davalı idare tarafından ayrıca 667 sayılı KHK uyarınca ... tarih ve... sayılı işlem ile meslekten çıkarıldığı, aynı suçtan dolayı iki ayrı ceza aldığı, bu durumun hukuka ve AİHM içtihatlarına aykırı olduğu; Dairece ceza yargılamasındaki iddialara yer verilerek davanın reddine karar verildiği, herhangi hukuki bir gerekçeye yer verilmediği gibi idarece alınan kararın haklı çıkarılmaya çalışıldığı; kaldı ki Yargıtay 16.Ceza Dairesinde yapılan ceza yargılamasında da birçok hukuka aykırılığın olduğu, süreçte Anayasa ve AİHS'de korunan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/12/2021 tarih ve E:2019/1930, K:2021/4228 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2230, K. 2023/2727, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2230-e-2023-2727-k-2bd28ab7e984