Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/1437 E. 2025/4254 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/1437
Karar No
2025/4254
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/1437 Karar No : 2025/4254

TEMYİZ EDEN(DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF(DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Nakliyat Lojistik Depolama Dağıtım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının adına tescilli ... plakalı araca uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketin muhtelif vergi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine şirketle ilgili mal varlığı araştırması sonucunda herhangi bir mal varlığına rastlanmadığı, amme alacağının şirketten tahsil olanağının bulunmadığı ve vergi borçlarının dönemi ve vade tarihlerinde de davacının şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin davacının Mernis adresinde usule uygun tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeksizin kesinleştiği, vergi borçların tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında kusur değerlendirmesi yapılması gerekirken, bu değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verildiği, tebliğ edilen ödeme emirlerindeki vade dikkate alındığında tahsil zamanaşımına kesen bir durumun gerçekleştiğine ilişkin bilgi/belgenin dosyaya sunulamadığı, şirket hakkındaki malvarlığı araştırmasının kağıt üzerinde olmaması gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Nakliyat Lojistik Depolama Dağıtım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının adına tescilli ... plakalı araca uygulanan haciz işleminin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği, "Haciz" başlıklı 62. maddesinin birinci fıkrasında; Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunacağı hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına yer verilmiş, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 3.bendinde 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresininde bilinen adreslerden olduğu belirtilmiş, 102. maddesinde ise "Bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca asıl amme borçlusundan tahsil edilemeyen alacağın kanuni temsilciden ödeme emri ile takip ve tahsili yoluna gidileceği, kanuni temsilci adına düzenlenecek ödeme emirlerinin ilgilinin bilinen adresinde tebliğ edileceği, dava açılmaması veya borcun tahsil edilememesi durumunda kanuni temsilci adına haciz işlemi tatbik edileceği açıktır. Dava konusu haczin dayanağı davacı adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin ... adresinde tebliğe çalışıldığı görülmüşse de, UYAP üzerinden yapılan adres araştırması neticesinde söz konusu ödeme emirlerinin tebliğ edilmeye çalışıldığı 15/12/2021 ve 25/01/2022 tarihlerinde davacının mernis adresinin ... olduğu anlaşıldığından, hacze dayanak ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 14/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/1437, K. 2025/4254, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-1437-e-2025-4254-k-0dab6893485a