Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/6056 E. 2026/914 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/6056
Karar No
2026/914
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/6056 Karar No : 2026/914

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...'e Velayeten ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Lisesi hazırlık sınıfı öğrencisi olan ...'ün özel eğitime ihtiyacı olması nedeniyle kaynaştırma öğrencisi statüsünde ortaöğretim sınıf geçme yönetmeliğine uygun şekilde durumunun değerlendirilerek yeniden sınava alınması istemiyle 13/06/2024 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesi suretiyle okuldan ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarihli ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; öğrenci ile ilgili kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim önerisi içeren RAM raporunun 12/06/2024 tarihi itibariyle düzenlendiği, mevzuatta örgün ve yaygın eğitim kurumlarının özel eğitime ihtiyaç duyan bireyin Rehberlik Araştırma Merkezine yönlendirilmesinde sorumluluğun okul yönetim ile aile arasında paylaştırıldığı, sınavların tamamlandığı, e-okul sistemine not girişlerinin tamamlanıp öğrenci karnelerinin basılma aşamasına gelindiği dönemden önce rapor alınmaması nedeniyle anılan sorumluluğun öğrenci ve veliye yüklenemeyeceği, 12/06/2024 tarihli rapordan önce özel bir hastaneden alınan 13/12/2023 tarihli sağlık raporuna göre davacı öğrenciye Bipolar Duygulanım Bozukluğu tanısı konulmasına müteakip küçüğün velisi tarafından, okulun rehberlik birimi ile yapılan görüşmelerde öğrenci küçüğün bahse konu sağlık durumu ile ilgi bilgi verildiği, bu nedenle davacı küçüğün rahatsızlığının 12/06/2024 tarihli rapordan çok önceye dayandığı, dolayısıyla davacı küçüğün rahatsızlığının uzun bir süredir devam ettiği, göz önüne alındığında, gerek veli/annenin okul yetkilileri ile paylaşımları gerekse de, davacı küçüğün Duygusal Davranış Bozukluğu tanısına konu hal ve hareketlerinin davacı küçüğün eğitim ve öğrenim gördüğü okulun rehberlik öğretmenleri tarafından yapılan görüşmeler neticesinde düzenlenen tutanak muhtevaları ile sabit olduğu, davacı öğrenciye uygun olarak hazırlanacak Bireyselleştirilmiş Eğitim Programının tespiti tahtında gerekli yönlendirme ve ilgili kurumlara sevkinin okulun rehberlik öğretmenleri marifetiyle yapılması gerekirken, öğrenci küçüğün velisi anne ...'ın girişimleri ile düzenlenen RAM raporunun sınavların tamamlandığı karne basım aşamasında alınması nedeniyle, davacı küçüğün başarı değerlendirmesinin Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesi uyarınca yapılmadığı, başarısız sayılarak öğrenci kaydının sonlandırılmasının ilgili mevzuat hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Öğrencinin 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ... lisesinde, Fransızca dili hazırlık eğitimine devam etmekteyken ... Hastanesi'nde 13/12/2022 tarihinde bipolar duygulanım bozukluğu tanısı ile yatarak tedavi edildiğine ilişkin raporların annesi tarafından okula sunulduğu, aile tarafından davacı küçüğün özel durumu nedeniyle kaynaştırma veya bireyselleştirilmiş eğitim programına dahil edilmesi yönünde herhangi bir talebin yapılmadığı, raporların sunulması üzerine rehberlik servisi tarafından küçüğün öğrencilik durumunun takip altına alındığı, bu nedenle okul tarafından, rehberlik ve araştırma merkezinden rapor alınması yönünde başvuru yapılması gerektiğine ilişkin kesin bir değerlendirme yapılamayacağı, küçüğün aynı sınıfta ikinci kez başarısız olması üzerine anne tarafından yapılan başvuru üzerine Beyoğlu Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu'ndan rapor alındığı ancak anılan raporun okuldaki çalışma takvimine göre sınavların tamamlandığı, e-okul sistemine not girişlerinin tamamlanıp öğrenci karnelerinin basılma aşamasına gelindiği dönemde okula ulaştığı, davacı küçük ...'ün 2023-2024 eğitim ve öğrenim döneminde başarısız olması üzerine öğrenci velisi tarafından kaynaştırma öğrencisi kriterlerine göre ortaöğretim sınıf geçme yönetmeliğine uygun şekilde durumunun değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne, istinaf istemine konu kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; çocuğa tanının konulduğu 2022 yılında durumun sözlü olarak okula bildirildiği, okul tarafından yönlendirme ve bilgilendirme yapılmadığı, ilkokul ve ortaokul sürecinin evebeyn desteğiyle tamamlandığı, 2022-2023 eğitim öğretim yılında ... Lisesi'nde hazırlık eğitimine başladığı, okulun çocuğu Rehberlik ve Araştırma Merkezine yönlendirmediği, çocuk hakkında mevzuattan doğan yükümlülükleri yerine getirmediği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : ... Üniversitesi tarafından; ... Lisesinde hazırlık eğitiminin Fransızca verildiği, hazırlık sınıfından başarısız olunması halinde; önce pasaj sınavı akabinde ikinci yıl hazırlık eğitimine devam hakkı verildiği, işlemin ilgili mevzuat uyarınca tesis edildiği, öğrencinin özel eğitime yönlendirmesine ilişkin RAM raporlarının dönemin tamamlanmasını müteakip gönderildiği için hakkında işlem tesis edilemediği belirtilmekte olup; davalı Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı ve işin esası hakkında yeni bir karar verildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararı gereğince "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü" halinde hükmün denetlenmesini talep etme hakkı kapsamında, Bölge İdare Mahkemesince verilen bu karara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğuna karar verilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı ve davalı ... Üniversitesinin duruşma istemleri yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı için düzenlenen kura sonucunda ... ilköğretim okulunda eğitimine başlayan küçük ...'ün, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ... Lisesine geçiş yaparak Fransızca dili hazırlık eğitimine başladığı, öğrenimine devam etmekte iken 13/12/2023 tarihinde ... Hastanesinde Bipolar Duygulanım Bozukluğu tanısıyla 13/12/2022 ile 23/12/2022 ve 05/01/2023-14/01/2023 tarihlerinde yatarak tedavi edildiği, hastalığı nedeniyle 2022-2023 eğitim-öğrenim döneminde hazırlık sınıfını geçemeyip sınıf tekrarı yaptığı, 2023-2024 eğitim ve öğrenim döneminde de başarısız olması üzerine öğrenci velisi tarafından kaynaştırma öğrencisi kriterlerine göre ortaöğretim sınıf geçme yönetmeliğine uygun şekilde durumunun değerlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun ... Lisesi Müdürlüğünce, öğrenciye ait Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporlarının çalışma takvimine göre sınavların tamamlandığı, e-okul sistemine not girişlerinin tamamlanıp öğrenci karnelerinin basılma aşamasına gelindiği dönemde okula ulaştığı, öğrencinin ikinci yılda da hazırlık sınıfında başarısız olduğundan hazırlık sınıfı bulunmayan diğer ortaöğretim kurumlarının 9. sınıfına Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin nakil ve geçişe ilişkin hükümleri çerçevesinde kayıt yaptırması gerektiği gerekçesiyle reddedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık; davalı idarece çocuğa ait Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporunun 2023-2024 eğitim öğretim yılına ilişkin sınav sürecinin tamamlanmasından sonra sunulduğu belirtilerek hazırlık sınıfında ikinci yılda da başarısız olan çocuğun Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 60/2. maddesi uyarınca ilişiğinin kesilerek hazırlık sınıfı bulunmayan diğer ortaöğretim kurumlarının 9. sınıfına kayıt yaptırması gerektiğine ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde; "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir...Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır." hükmü yer almaktadır. 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesinde "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, özel eğitim gerektiren bireylerin, Türk Milli Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, genel ve mesleki eğitim görme haklarını kullanabilmelerini sağlamaya yönelik esasları düzenlemektir.", 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde "c) Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür." hükmüne yer verilmiştir. 07/07/2018 gün ve 30471 sayılı Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "BEP: Bireyselleştirilmiş eğitim programını, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER): Sağlık kurulunca hazırlanan 18 yaşını doldurmamış bireylerin özel gereksinimlerini belirten belgeyi, Özel eğitim ihtiyacı olan birey: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireyi, Özel eğitim: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilmiş eğitim programları ve özel olarak yetiştirilmiş personel ile uygun ortamlarda sürdürülen eğitimi, RAM: Rehberlik ve Araştırma Merkezini ifade eder." hükmü ile "Eğitsel değerlendirme ve tanılama esasları" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasıyla ilgili ilk başvuru; okul yönetimi, veli ya da zihinsel engeli olmayan 18 yaşından büyük bireyin kendisi tarafından; resmî kurumlarda bakım ve barınma hizmetinden yararlanan bireyler için kurumun resmî yazı ile görevlendireceği personel tarafından RAM’a yapılır." hükmü yer almaktadır. Aynı Yönetmeliğin "Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim" başlıklı 22. maddesinde, "Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürebilirler. (2) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler, kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini akranları ile birlikte aynı sınıfta tam zamanlı veya özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak sürdürebilirler. (3) Okul öncesi eğitim, ilköğretim ya da mesleki ve teknik eğitim programlarının uygulandığı özel eğitim okullarında kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim verilebilir. (4) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda BEP geliştirme birimi oluşturulması zorunludur. (5) Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu ile Ödül ve Disiplin Kurulu’nda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerle ilgili alınacak kararlarda BEP geliştirme birimiyle iş birliği yapılır." düzenlemesi, devam eden "Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim" başlıklı 23. maddesinde; "(1) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Öğrenciler, kayıtlı bulundukları okulda uygulanan eğitim programını takip ederler. Öğrencilerin takip ettikleri programlar temel alınarak BEP hazırlanır. b) Ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diploma düzenlenir. c) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için uygun ortam düzenlemeleri yapılır ve destek eğitim odası açılır. ç) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulaması yapılan okullarda özel eğitim ihtiyacı olan bireyler gelişim özellikleri de dikkate alınarak sınıflara eşit sayıda ve her bir şubede 2 öğrenciyi geçmeyecek şekilde yerleştirilir. Ancak bu sayı birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılan okullarda ihtiyaç doğrultusunda artırılabilir. d) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan özel eğitim okullarında sınıf mevcutları 5’i özel eğitim ihtiyacı olan birey olmak üzere okul öncesi eğitimde en fazla 14; diğer kademelerde 15 öğrenci olacak şekilde oluşturulur." düzenlemesi getirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 60. maddesinde ise "...Hazırlık sınıfında sınıf geçmeye esas derslerden ders yılı sonunda başarılı olamayan öğrenciler, üçüncü fıkra hükümlerine göre yeterlilik sınavına alınır. Başarısız olanlar bir yıl daha hazırlık sınıfına devam eder. İkinci yılda da hazırlık sınıfında başarısız olan öğrencilerin okulla ilişiği kesilerek hazırlık sınıfı bulunmayan diğer ortaöğretim kurumlarının 9 uncu sınıfına bu Yönetmeliğin nakil ve geçişe ilişkin hükümleri çerçevesinde kayıtları yapılır..." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; hiç kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği, bu kapsamda özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin genel eğitim sisteminden dışlanmamaları ve eğitim haklarından etkili bir şekilde yararlanmaları amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ve devletin bu kapsamda bazı düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmalarını sağlamaya yönelik usul ve esaslar detaylı bir şekilde Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nde düzenlenmiş olup; anılan Yönetmelikte bu bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmelerinin esas olduğu, gerekli olması halinde bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıfları da açılabileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da kaynaştırma modelli eğitimin özel eğitime ilişkin esasları sağlamak için en uygun araç olduğu (Çam/Türkiye, B. No: 51500/08, 23/02/2016, § 64) ve bu hakkın ilke olarak Türk eğitim sisteminde hukuken korunduğu ve bunun, özelleşmiş kurumlarda özel eğitim ya da normal okullar bünyesinde kaynaştırma modelli eğitim şeklinde sağlandığı (Şanlısoy/Türkiye, B. No: 77023/12, 08/11/2016, § 57) tespitine yer verilmiştir. Ancak; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin yaşadığı sorunlar ile yargı yerlerinin karşılaştığı uyuşmazlıklar dikkate alındığında; devletin özel eğitim alanına ilişkin detaylı mevzuat düzenlemeleri yapmasının bu kişilerin bireysel anlamda hukuken menfaatlerinin her durumda korunması için yeterli olmadığı, bu düzenlemelerin uygulayıcısı konumunda olan kamu idarelerince özel eğitime ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin hem mevzuat düzenlemelerinden hem de özel eğitim sürecinden haberdar edilmesi, bilgilendirilmesi, tanı ve değerlendirme için yönlendirilmesi bu konuda devlete düşen sorumluluğun tam olarak yerine getirilmesi noktasında büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda dava konusu uyuşmazlığa bakıldığında; Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 7. maddesinde bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasıyla ilgili başvuru sorumluluğunun okul yönetimi ve veli arasında paylaştırıldığı görülmekle birlikte; davacının konuya ilişkin mevzuat düzenlemeleri hakkında idarece yeterince bilgilendirilmediği ve özel eğitim olanaklarına erişilmesi konusunda yönlendirilmediği (nitekim davalı idarelerce aksi ortaya konulamamıştır.) anlaşılmaktadır. Bu itibarla; eğitsel değerlendirme ve tanılama süreci için gerekli olan başvuru sorumluğunun sadece ebeveyn sıfatıyla davacıya yüklenmesinin özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmasını engelleyecek şekilde yoruma sebebiyet vereceği sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Nitekim; Dairemizin 06/10/2025 tarih ve E:2025/3453, K:2025/7256 sayılı kararı da benzer yöndedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 19/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)-Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bakılan davada, davacının velisi olduğu öğrencinin Bipolar Duygulanım Bozukluğu tanısıyla 13/12/2022 ile 23/12/2022 ve 05/01/2023-14/01/2023 tarihlerinde yatarak tedavi edildiği, hastalığı nedeniyle 2022-2023 eğitim-öğrenim döneminde hazırlık sınıfını geçemeyip sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldığı, davacı tarafından anılan süreçte öğrencinin kaynaştırma/ bütünleştirme yoluyla öğrenim hayatına devam etmesine ilişkin herhangi bir başvuru yapılmadığı, 12/06/2024 tarihinde yapılan başvuru üzerine aynı gün Özel Eğitim Değerlendirme kurulu Raporu düzenlendiği, anılan raporun düzenlendiği tarihten sonra ileriye yönelik sonuç doğuracağı dikkate alındığında; geriye doğru kaynaştırma eğitimine tabii tutma isteminin kabulü halinin ve sonuçları geriye doğru işlem tesis etme uygulamasının İdare Hukuku ilkelerine aykırılık teşkil edeceği açıktır. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz edilen kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/6056, K. 2026/914, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-6056-e-2026-914-k-fa6a32f2a401