Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/2520 E. 2025/4360 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/2520
- Karar No
- 2025/4360
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/2520 Karar No : 2025/4360
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hakkari ili, ... ilçesinde İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken tarafına herhangi bir tebligat yapılmadan görevine son verildiğinden bahisle, görevine başlatılması ve memnu haklarının iadesi talebiyle Hakkari Valiliğine yapmış olduğu 08/06/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararında; işbu davanın konusunun, davacının yeniden göreve başlatılma talebiyle yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin niteliği açıktan atanma başvurusunun reddi işlemi olmakla birlikte, boş bulunan bir kadroya kamu yararı amacını ve hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi atamak üzere gerekli nitelikleri taşıyanlar arasında tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olan idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı açık olduğundan, davacının yeniden güvenlik koruculuğuna atanma istemiyle yaptığı 08/06/2021 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı tarafın temyiz dilekçesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; Dairelerinin kesin kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun 2577 sayılı Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... tarih ve E:... sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalarının İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi c bendinde düzenlenen "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları" hükmü gereği ve müvekkilinin görevinden ihraç edildiğinden temyiz yolunun açık olduğu, kararın bouzlması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., sayılı kararının ONANMASINA, 3. Davacının adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen temyiz harçlarının tahsili için ilgili Vergi Dairesine Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 06/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava; davacı tarafından, Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapmakta iken tarafına herhangi bir tebligat yapılmadan görevine son verildiğinden bahisle, görevine başlatılması ve memnu haklarının iadesi talebiyle Hakkari Valiliği'ne yapmış olduğu 08/06/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:...d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, ..." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün incelenmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, Kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, güvenlik korucusu olarak görev yaparken görevine son verilen davacı tarafından, göreve son verme işleminin kendisine tebliğ edilmediği yönünde iddiası bulunduğu görüldüğünden, davacının başvurusunun açıktan atama olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 46/1-d bendi kapsamında kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğuran nitelikte olduğu açık olduğundan, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin esası görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.