Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/5336 E. 2025/10131 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/5336
Karar No
2025/10131
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5336 Karar No : 2025/10131

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde kayıtlı taşınmazda hak sahibi olduğu iddia edilen davacı tarafından, söz konusu taşınmazın eylemli orman olduğundan bahisle orman olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğü'ne tahsis edildiğinin öğrenilmesi üzerine Orman Genel Müdürlüğü'nün 2020/1 sayılı Tamim'inin 6/2. maddesi uyarınca orman kadastro komisyonu görevlendirilerek vasıf tayini yaptırılması suretiyle anılan taşınmazın orman olarak tahsis talebinden vazgeçilmesi istemiyle davalı idareye yapılan 20/12/2023 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde kayıtlı taşınmazın eylemli orman vasfında olmadığının ve bu nedenle Orman Genel Müdürlüğüne tahsisinden vazgeçilmesi gerektiğinin iddia edildiği, davacı tarafından işbu davanın açılması ile elde edilmek istenen amacın ise Orman Genel Müdürlüğü'nün 2020/1 sayılı Tamim'inin 6/2. maddesi uyarınca orman kadastro komisyonu görevlendirilip vasıf tayini yaptırılması suretiyle taşınmazın Orman Genel Müdürlüğü'ne tahsisinin kaldırılmasına ilişkin olduğu, bu durumda, esasen taşınmazın vasfının "eylemli orman" vasfından çıkartılmasına ve bu suretle söz konusu taşınmazın Orman Genel Müdürlüğü'ne tahsisinin iptaline yönelik işbu davanın görüm ve çözümünde adli yargının(Kadastro Mahkemesi) görevli olduğu sonucuna varıldığından davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık her ne kadar taşınmazın orman vasfının değişikliğine ilişkin gibi görünse de 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliğini etkileyen bir işlem olması sebebiyle idari nitelikte bir işlem olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parselde kain taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak 1998 yılında Hazine adına tescil edildiği ve ... ada, ... parsel olarak 7.481,04 m² yüzölçümü ile 2/B arazisi vasfıyla Hazine adına kayıtlı iken, 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda, parsel alanının düzeltilmesi ve 2/B vasfında olan kayıtsız 4.672 m²'nin de dahil edilmesi ile 12.153,04 m² yüzölçümlü ve ... ada, ... parsel numarası ile tespit gördüğü, kesinleşen kadastro yenilemesi sonucunda tescil edildiği, davalı idarece 20/06/2022 tarihinde Gaziemir Orman İşletme Müdürlüğüne, taşınmazın fiili orman olup olmadığının sorulduğu, Gaziemir Orman İşletme Müdürlüğü'nün 24/08/2022 tarihli yazısında, 2020/1 sayılı Tamim kapsamında ... ada, ... parselin eylemli orman olduğu kanaati belirtilerek taşınmazın orman olarak kullanılmak üzere Orman İdaresine tahsisinin talep edildiği, davacı tarafından 20/12/2023 tarihinde yapılan başvuruda taşınmazın eylemli orman niteliği taşımadığından bahisle 2020/1 No'lu Tamim'in 6/2. maddesi uyarınca tahsis talebinden vazgeçilmesinin istenildiği, davacının başvurusunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı Kanun'un “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, 4492 sayılı kanunla değişik (c) bendinde; Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasından çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Orman Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında "Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.(Ek cümle: 15/1/2009- 5831/2 md.) Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonunca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır. " hükmüne, 11. maddesinin 1. fıkrasında ise "Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz. " hükmüne yer verilmiştir. 2020/1 sayılı Tamim'in 6/2. maddesinde, "(2) Kesinleşen orman kadastro çalışmaları veya hükmen Devlet ormanı sayılan alanlar dışında Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile 6831 sayılı Orman Kanununun 2'nci ve 2/B madde uygulamaları ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve orman veya fiili orman vasfı ile Hazine adına tescilli yerler hariç olmak üzere yapılan incelemeler sonucu "orman" veya "fiili orman" tespiti yapılıp (müfettiş raporları dahil) henüz tahsisi talep edilmeyen veya tahsis talebinde bulunulan ancak, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce İdaremiz adına tahsis işlemleri gerçekleşmeyen ya da tahsisi gerçekleştiği halde orman vasfı ile henüz tescil sağlanamayan taşınmazlarla ilgili tahsis taleplerinden vazgeçilebilmesi için bölge müdürlüğünce orman kadastro komisyonu görevlendirilir, orman kadastro komisyonu tahsis talebine ilişkin incelemenin yapıldığı tarih itibari ile vasıf tayini yapar. Tahsis talebine ilişkin ilk incelemenin yapıldığı tarihte söz konusu taşınmazların orman vasfında olmadığı orman kadastro komisyonunca tespit edilmesi halinde tahsis talebinden vazgeçilebilir.Orman kadastro komisyonunca taşınmazların orman vasfında olduğunun tespit edilmesi halinde tahsis talepleri yenilenerek bu tamim kapsamında işlemler yürütülür." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, davacının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü taşınmazın, 95 Nolu Orman Kadastro Başmühendisliğince yapılan inceleme neticesinde eylemli orman olarak tespit edilmesi ve orman idaresine tahsisi yönünde görüş bildirilmesi üzerine, 2020/1 sayılı Tamime göre tahsis talebinden vazgeçilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali isteminden kaynaklanmaktadır. Orman Kanunu'nun 11. maddesinde, Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalara askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açılabileceği hüküm altına alınmış olup davacı tarafından tahsisinin kaldırılması istenen taşınmazda, -dava dosyasına yansıyan boyutuyla- bu yönde çalışmalar yapılmadığı gibi davacının idareye başvuru yapmasındaki ve başvuru üzerine tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açmaktaki amacına bakıldığında, davacının 2020/1 sayılı Tamimin 6/2. maddesi kapsamında taşınmazın orman idaresine tahsisinden vazgeçilmesini istediği, anılan Tamim'in ilgili maddesinde "fiili orman" tespiti yapılıp henüz tahsisi talep edilmeyen veya tahsis talebinde bulunulan ancak, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce Orman Genel Müdürlüğü adına tahsis işlemleri gerçekleşmeyen ya da tahsisi gerçekleştiği halde orman vasfı ile henüz tescil sağlanamayan taşınmazlarla ilgili tahsis taleplerinden vazgeçilebilmesi için bölge müdürlüğünce orman kadastro komisyonu görevlendirileceği, orman kadastro komisyonunun, tahsis talebine ilişkin incelemenin yapıldığı tarih itibari ile vasıf tayini yapacağı, tahsis talebine ilişkin ilk incelemenin yapıldığı tarihte söz konusu taşınmazın orman vasfında olmadığının orman kadastro komisyonunca tespit edilmesi halinde tahsis talebinden vazgeçilebileceği belirtilmiş olup bahse konu sürecin idari bir işleyişle ilgili olduğu ve davacı tarafından bu kapsamda yapılan başvurunun davalı idarece kamu gücü kullanılarak tek taraflı olarak tesis edilen bir idari işlemle reddedildiği görüldüğünden uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda bakılan uyuşmazlığın idari yargının görev alanı içinde kaldığı sonucuna varıldığından uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken davanın görev yönünden reddine dair İzmir 5. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 19/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/5336, K. 2025/10131, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-5336-e-2025-10131-k-11e287faefb1