Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/2692 E. 2026/373 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/2692
- Karar No
- 2026/373
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2692 Karar No : 2026/373
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... Mahallesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/1.ç.16 maddesi uyarınca göreve alınmada aranılan şartları kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 11/02/2021 valilik olur tarihli davalı idare işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işleme gerekçe olarak davacının sosyal medya hesabından terör örgütü PKK'ya ait paylaşımı beğendiğinin belirtildiği; Mahkemenin 28/12/2021 tarihli ara kararıyla, ilgili paylaşımın ne olduğunun açıklanarak, paylaşıma ilişkin ilgili görselin bir örneğinin davalı idareden istenilmesine karar verildiği, davalı idarece dosyaya sunulan görsellerden, davacının 2013 ve 2014 yıllarında sosyal medya hesabından terör örgütünün kurucularından olan şahsın fotoğrafını beğendiği ve terör örgütüne ait görseli beğendiğinin görüldüğü, bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, soruşturma raporu ve raporda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının göreve alınmada aranacak şartları kaybettiği anlaşıldığından hakkında kanun ve yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uyarlı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan belgelerden, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... soruşturma numaralı dosyada davacı hakkında "terör propagandası yapmak" suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmekte ise de; Ceza Muhakemesi Hukuku ve Disiplin Hukukunun farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olduğu, kamu görevlisinin davranışının, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebildiği, böyle durumlarda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturmasının ayrı ayrı yürütüldüğü, ceza muhakemesi sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında, ceza mahkemesi hükmünün disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı olmadığı, ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan kanun koyucunun, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki ayrı ve farklı alan olarak gördüğü, 657 sayılı Kanunun 131. maddesinde yer verilen düzenleme uyarınca da, kamu personelinin disiplin cezasını gerektiren fiilleri nedeniyle hakkında açılmış ceza davasının da bulunması halinde, disiplin cezası uygulaması için mutlaka ceza yargılamasında da mahkûm olunması veya fiilin bu yargılama sonucunda sübût bulması gerektiği yaklaşımının, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmadığı, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... soruşturma numaralı dosyasında verilen kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın gerekçesi de incelendiğinde, "...şüphelinin facebook hesabı üzerinden gerçekleştirdiği eylemin; bir başka facebook kullanıcısının paylaştığı fotoğrafı beğenmekten ibaret olduğu ve bu eylemin de şüphelinin örgüte duyduğu sempatinin dışa vurumu olarak değerlendirilebileceği... "tespitlerine yer verildiği, dolayısıyla davacının sosyal medya hesabından terör örgütünün kurucularından birisinin fotoğrafını beğenmediği, ya da fiilin davacı tarafından işlenmediğine ilişkin bir tespit yerine, fiilin işlenmekle birlikte nitelemesinin örgüte duyduğu sempatinin dışa vurumu şeklinde nitelendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesince söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadının; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanun'a "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı nedeniyle iptal kararlarının gerekçesini değiştirerek onandığı, Dairenin çoğunluk görüşünün ise; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olduğu, ancak; Dairece Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklarda Danıştay 8. Dairesinin kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem dosyası incelendiğinde davacının sosyal medya hesabından 2013 ve 2014 yıllarında terör örgütünün kurucularından olan şahsın fotoğrafını beğendiği, bu nedenle usul ve mevzuata uygun dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... olarak görev yapan davacı hakkında, sosyal medya hesabından terör örgütünün kurucularından olan şahsın fotoğrafını beğendiğinden bahisle yapılan disiplin soruşturması sonucunda, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin ''Göreve Alınmada Aranacak Şartlar'' başlıklı 6 ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (k) alt bendinde; Terör örgütleri ile bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemlerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, terör propagandası yapmamış olmak" fiilinin işlendiğinin sübuta erdiğinden bahisle getirilen teklif doğrultusunda Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/1.ç.16. maddesi uyarınca göreve alınmada aranılan şartları kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 11/02/2021 valilik olur tarihli davalı idare işleminin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekildedir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1)Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: a)Türk vatandaşı olmak. b)Erkek adaylar için askerlik hizmetini yapmış olmak ya da 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre askerlikten muaf olmak, kadın adaylar için 21 yaşını doldurmuş olmak. c)Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 40 yaşından büyük olmamak. d)Kamu haklarından mahrum bulunmamak. e)26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından mahkum olmamak. f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. g)12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör suçlarına katılmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasından hüküm giymemiş olmak. h)Hali hazırda görevlendirileceği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmek. ı)Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek seviyede hastalığı, engeli veya akıl hastalığı bulunmamak. i) Siyasi parti üyesi olmamak. j)Köy/mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliği hariç mahalli idarelerin seçimle göreve gelen organlarında görevli olmamak. k)Terör örgütleriyle bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemelerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak. l)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak. m)Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması olumlu olmak. (2)Yeterli sayıda aday bulunmaması halinde birinci fıkradaki 40 yaş 50 yaş olarak uygulanır.' hükmü, "Adayların Seçimi ve Görevlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinde; '(1)İlanda belirtilen süre içinde yapılan müracaatlar valilik veya kaymakamlık tarafından incelenir. Görevlendirme işleminin başlatılması için yeterli görülenler, göreve alınmada aranacak şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti için ilgili jandarma komutanlıkları ile gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilir. (2)Her bir müracaatla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, müracaatçılara ait evrak, kanaat ve gerekçelerle birlikte valilik veya kaymakamlıklara sunulur. Valilik ve kaymakamlık gönderilen dosyalar üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, görevlendirme yapılacak sayı dikkate alınarak, güvenli koruculuğuna atanmasını uygun gördüklerini valinin onayına sunar. Vali onayı ile görevlendirme işlemi tamamlanır. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, 74/A maddesinde göreve alınmada aranacak şartları kaybetme koşuluna ise, disiplin cezası olarak görevden çıkarma sebepleri arasında yer verilmediği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; güvenlik korucularının görevlendirilme şekilleri, göreve alınmada aranacak şartlar, görevleri, görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile Köy Kanununda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Güvenlik Korucuları Yönetmeliği ile düzenlenmekte idi. Anayasa Mahkemesinin Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresini iptali kararına kadar, güvenlik korucularının disiplin cezaları da Güvenlik Korucuları Yönetmeliğine bağlı olarak tesis edilmekteydi ve disiplin cezası olarak düzenlendiği için gerek işlem tesis edilirken gerekse işlemin yargısal denetimi yapılırken soruşturma ve savunma gibi disiplin hukukuna özgü ilke, usul ve prensiplerinin gözetilmesi zorunlu idi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek Köy Kanunu'na eklenmiştir. Ancak Yönetmeliğin koruculara ilişkin yukarıda belirtilen diğer düzenlemeleri halen ayakta ve uygulanmaya devam etmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı güvenlik korucusu hakkında Mardin İl Jandarma Komutanlığının ... tarihli ... sayılı yazısı ile "Açık Kaynak Sosyal Medya Araştırma Raporu" düzenlendiği, raporda davacının akrabası ve sosyal medyada arkadaşı olan şahsın terör örgütüne ilişkin üç paylaşımını 03/09/2013, 13/10/2014, 18/11/2014 tarihlerinde beğendiği, davacı hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... tarih, Soruşturma No:..., K:... sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın "...bu eylemin de şüphelinin örgüte duyduğu sempatinin dışa vurumu olarak değerlendirilebileceği..." ifadesinin de yer aldığı gerekçeyle verildiği, 06/01/2021 tarihli Disiplin Soruşturması Sonuç Raporunda idare tarafından davacının sosyal medya hesabını 2010 yılından bu yana kullandığı, hesabının çalındığı ya da başka biri tarafından kullanıldığına ilişkin şikayetinin, başvurusunun bulunmadığı hususlarının belirtildiği, davacının 02/02/2021 tarihli savunmasında paylaşımların kendi tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, ailesinde ninesi ve amcasının terör örgütü tarafından şehit edildiği, paylaşımların yapıldığı tarihte askerde olduğu iddialarının yer aldığı görülmüştür. Bu durumda, davacının iddialarının incelenip araştırılmaksızın karar verildiği görüldüğünden davacının şehit ailesi olduğu ve paylaşımların yapıldığı tarihte askerde bulunduğu iddialarının Bölge İdare Mahkemesi tarafından araştırılarak dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 28/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.