Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/6970 E. 2026/375 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/6970
- Karar No
- 2026/375
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6970 Karar No : 2026/375
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şırnak ili, Beytüşşebap İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç.5 ve 17/ç.6 maddeleri uyarınca görevinden çıkarılmasına ilişkin Şırnak Valiliği'nin 24/08/2022 olur tarihli işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı üzerine atılı eylem nedeniyle Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca "Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan dolayı yapılan ceza soruşturması neticesinde ... tarih ve Sor. No: ..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu durumda, dava konusu işlemin kanuni dayanağını oluşturan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptaline hükmedildiği, mezkur iptal kararı üzerine kanun koyucu tarafından ihdas edilen 442 sayılı Kanun'un 74/A.ç.5 maddesinde,"Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, örgüt propagandası yapmak" fiilinin görevden çıkarma cezasını gerektiren haller arasında sayıldığı görülmekle birlikte, söz konusu 442 sayılı Kanun'un 74/C maddesi ile yapılan atıf gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde düzenlenen zamanaşımı hükmünün davacı lehine düzenleme olması bakımından somut olayda uygulanması gerektiği, buna göre anılan 127. maddesinin son fıkrası gereğince disiplin cezasına konu filin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacağı öngörüldüğünden, disiplin cezasına konu edilen olayın 03/03/2016 tarihinde vuku bulduğu göz önüne alındığında, mezkur hüküm mucibince ceza zamanaşından çok sonra tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, Anayasa'nın 125/son maddesi uyarınca davalı idarece işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının kendisine iadesi gerektiği; Yasal faizin başlangıç tarihi yönüyle yapılan değerlendirme; davalı idarece, davacının görevinden ayrı kaldığı dönemde kendisine ödenmesi gereken her bir parasal hakkının yasal faizinin, parasal hakkın ödemesinin yapılacağı tarihten, diğer bir ifadeyle hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar işletilmek suretiyle davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi ve özlük haklarının iade edilmesi isteminin kabulüne, davalı idarece davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise kendisine iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, ancak Anayasa Mahkemesince söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadının; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanuna "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı nedeniyle iptal kararlarının gerekçesini değiştirerek onandığı, Dairenin çoğunluk görüşünün ise; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olduğu, ancak; Dairece Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklarda Danıştay 8. Dairesinin kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; davacının, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 6. maddesinde düzenlenen göreve alınmada aranacak şartları sonradan kaybettiğinden bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasının ç bendinin 16. alt bendi uyarınca (atanma şartlarını kaybetmesi sebebiyle) görevine son verildiği, anılan yönetmeliğin disiplin cezalarını düzenleyen kısmına dayanak teşkil eden Köy Kanunu'nun Ek 18.maddesinin "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle disiplin cezalarını düzenleyen kısmına dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği gerekçesiyle Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/1.ç maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ancak, atanma şartlarını kaybettiği tartışmasız olan davacının, görevine son verilmesi Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 6. maddesi gereği ve usulde paralellik ilkesi doğrultusunda tesis edilecek bir işlemle tekrar yapılabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının düğününde, bölücü terör örgütünü simgeleyen bez parçaları, terör örgütü elebaşına ait posterin düğün alanına asılması ile ilgili fotoğraf ve video kayıtları tespiti üzerine hakkında idari soruşturma yapıldığı, dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... olarak görev yapan davacı hakkında, 2016 yılındaki düğün merasiminde terör örgütü elebaşına ait poster ve örgütü simgeleyen bez parçalarının düğün alanına asıldığının tespiti sebebiyle adli ve idari soruşturma başlatılması üzerine, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 6/1.k; "Terör örgütleri ile bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemlerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak" ve 6/1.l; "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak" maddesinde belirtilen hususlara aykırılık sebebiyle aynı yönetmeliğin 17/1.ç.16. maddesi "Göreve alınmada aranılan şartları kaybetmek" uyarınca, görevine son verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekildedir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1)Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: a)Türk vatandaşı olmak. b)Erkek adaylar için askerlik hizmetini yapmış olmak ya da 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre askerlikten muaf olmak, kadın adaylar için 21 yaşını doldurmuş olmak. c)Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 40 yaşından büyük olmamak. d)Kamu haklarından mahrum bulunmamak. e)26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından mahkum olmamak. f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. g)12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör suçlarına katılmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasından hüküm giymemiş olmak. h)Hali hazırda görevlendirileceği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmek. ı)Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek seviyede hastalığı, engeli veya akıl hastalığı bulunmamak. i) Siyasi parti üyesi olmamak. j)Köy/mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliği hariç mahalli idarelerin seçimle göreve gelen organlarında görevli olmamak. k)Terör örgütleriyle bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemelerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak. l)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak. m)Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması olumlu olmak. (2)Yeterli sayıda aday bulunmaması halinde birinci fıkradaki 40 yaş 50 yaş olarak uygulanır.' hükmü, "Adayların Seçimi ve Görevlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinde; '(1)İlanda belirtilen süre içinde yapılan müracaatlar valilik veya kaymakamlık tarafından incelenir. Görevlendirme işleminin başlatılması için yeterli görülenler, göreve alınmada aranacak şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti için ilgili jandarma komutanlıkları ile gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilir. (2)Her bir müracaatla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, müracaatçılara ait evrak, kanaat ve gerekçelerle birlikte valilik veya kaymakamlıklara sunulur. Valilik ve kaymakamlık gönderilen dosyalar üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, görevlendirme yapılacak sayı dikkate alınarak, güvenli koruculuğuna atanmasını uygun gördüklerini valinin onayına sunar. Vali onayı ile görevlendirme işlemi tamamlanır. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, 74/A maddesinde göreve alınmada aranacak şartları kaybetme koşuluna ise, disiplin cezası olarak görevden çıkarma sebepleri arasında yer verilmediği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; güvenlik korucularının görevlendirilme şekilleri, göreve alınmada aranacak şartlar, görevleri, görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile Köy Kanununda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Güvenlik Korucuları Yönetmeliği ile düzenlenmekte idi. Anayasa Mahkemesinin Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresini iptali kararına kadar, güvenlik korucularının disiplin cezaları da Güvenlik Korucuları Yönetmeliğine bağlı olarak tesis edilmekteydi ve disiplin cezası olarak düzenlendiği için gerek işlem tesis edilirken gerekse işlemin yargısal denetimi yapılırken soruşturma ve savunma gibi disiplin hukukuna özgü ilke, usul ve prensiplerinin gözetilmesi zorunlu idi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek Köy Kanunu'na eklenmiştir. Ancak Yönetmeliğin koruculara ilişkin yukarıda belirtilen diğer düzenlemeleri halen ayakta ve uygulanmaya devam etmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında, 2016 yılında yapılan düğününde terör örgütünü simgeleyen bez parçaları ve posterlerin düğün alanına asıldığı, davacı ve eşinin omzunda, başında terör örgütünü simgeleyen bez parçalarının taşındığının tespiti nedeniyle idari ve adli soruşturmaya başlanıldığı, 07/08/2022 tarihli Güvenlik Korucuları Komisyonu Karar Tutanağında; davacının düğün alanına A.Ö. posteri ve sözde bayrağının asıldığını karakola ifade vermeye gittiğinde öğrendiği, olay esnasında haberi olmadığı, olsaydı müdahale edeceği, düğün videosundaki müziğin videoya sonradan eklendiği, bu müziğin düğün alanında çalınmadığı, düğünde yer alan örgüt mensuplarının yol kenarında yapılan düğüne davet edilmeden katıldığı, o yıllarda örgütün halk üzerinde yoğun baskısının olduğu, bu yüzden mecburen onlardan yanaymış gibi davranıldığı beyanlarının yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, Yönetmelik gereği göreve alınırken dikkate alınan ve mevcut olması halinde göreve alınmaya engel olduğu nazara alınan "terör örgütleriyle bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemelerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak" ve "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak" şartlarının dosyada yer alan fotoğraf, cd kayıtları, davacı beyanları ve davacının güvenlik koruculuğu vazifesi de nazara alındığında sabit olduğu, idarenin bu durumun tespiti halinde, göreve alma usulüne uygun olarak idari bir işlem ile davacının görevine son verebileceği, bu işlemin hukuki nitelik bakımından disiplin hükümleri kapsamında verilen göreve son verme cezasından farklı olduğu açıktır. Davacı hakkında tesis edilen işlemin göreve alınmada aranacak şartların kaybına yönelik olarak ve göreve alınmada uyulan usulle Jandarma komutanlıkları, kaymakamlık ve vali onayı ile tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklara yönelik davacı isteminin de reddi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, davacının yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi ve özlük haklarının iade edilmesi isteminin kabulü, davalı idarece davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, özlük hakların iadesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 28/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.