Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/2474 E. 2025/10365 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/2474
- Karar No
- 2025/10365
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2474 Karar No : 2025/10365
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muş ili, Bulanık İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında “Taksirli suçlar ve maddede sayılan suçlar dışında tescil edilmiş hükümler hariç olarak üzere bir yıldan fazla hapis cezası almak” gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin Muş Valiliğinin ... tarih ... sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki 442 sayılı Köy Kanunu'nun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin çıkarıdığı ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek, hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceği bu şekilde belirlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin anılan kararında iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olmasının somut olaya etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği, bir Kanun ya da KHK'nın uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmalarının gerektiği, aksi halde Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen kanun kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir kanun kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı ki bu durum, Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği, dolayısıyla, anılan Anayasa Mahkemesi kararında yürürlüğün ertelenmesine de karar verilmiş olmasının, işbu davada aktarılan sonuca ulaşılmasına engel olarak görülmediği, bu durumda, kanuni bir dayanak olmaksızın ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği hususu açık olduğuna göre, davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan işbu dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna ulaşıldığı, yoksun kalındığı ileri sürülen parasal haklar yönünden; Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olduğu, yapılan yargılama neticesinde hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesi gerektiği, öte yandan, Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü gereğince Yasama organınca yeniden yapılacak düzenleme ışığında idarece tesis edilecek ikincil düzenleme(ler) doğrultusunda, davacının dava konusu eyleminin disiplin hukuku yönünden yeniden değerlendirileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi talebinin kabulü ile davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında yapılan istihbari çalışmalar neticesinde ikamet adresinde silah ve mühimmat bulundurduğu bilgisi nedeniyle jandarma ekiplerince yapılan aramada bir adet el bombası ele geçirildiği, yürütülen kovuşturma sonucu Bulanık Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla 3 yıl 4 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırıldığı, davacı hakkında tesis edilen işlemin işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun şekilde yapıldığı, davacının disiplin cezasına konu eyleminin, davacının suç işleme meylini ve silahlı bir mesleği yürütemeyeceğini gösterdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekildedir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1)Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: a)Türk vatandaşı olmak. b)Erkek adaylar için askerlik hizmetini yapmış olmak ya da 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre askerlikten muaf olmak, kadın adaylar için 21 yaşını doldurmuş olmak. c)Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 40 yaşından büyük olmamak. d)Kamu haklarından mahrum bulunmamak. e)26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından mahkum olmamak. f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. g)12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör suçlarına katılmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasından hüküm giymemiş olmak. h)Hali hazırda görevlendirileceği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmek. ı)Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek seviyede hastalığı, engeli veya akıl hastalığı bulunmamak. i) Siyasi parti üyesi olmamak. j)Köy/mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliği hariç mahalli idarelerin seçimle göreve gelen organlarında görevli olmamak. k)Terör örgütleriyle bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemelerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak. l)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak. m)Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması olumlu olmak. (2)Yeterli sayıda aday bulunmaması halinde birinci fıkradaki 40 yaş 50 yaş olarak uygulanır.' hükmü, "Adayların Seçimi ve Görevlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinde; '(1)İlanda belirtilen süre içinde yapılan müracaatlar valilik veya kaymakamlık tarafından incelenir. Görevlendirme işleminin başlatılması için yeterli görülenler, göreve alınmada aranacak şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti için ilgili jandarma komutanlıkları ile gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilir. (2)Her bir müracaatla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, müracaatçılara ait evrak, kanaat ve gerekçelerle birlikte valilik veya kaymakamlıklara sunulur. Valilik ve kaymakamlık gönderilen dosyalar üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, görevlendirme yapılacak sayı dikkate alınarak, güvenli koruculuğuna atanmasını uygun gördüklerini valinin onayına sunar. Vali onayı ile görevlendirme işlemi tamamlanır. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, 74/A maddesinde göreve alınmada aranacak şartları kaybetme koşuluna ise, disiplin cezası olarak görevden çıkarma sebepleri arasında yer verilmediği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; güvenlik korucularının görevlendirilme şekilleri, göreve alınmada aranacak şartlar, görevleri, görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile Köy Kanununda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Güvenlik Korucuları Yönetmeliği ile düzenlenmekte idi. Anayasa Mahkemesinin Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresini iptali kararına kadar, güvenlik korucularının disiplin cezaları da Güvenlik Korucuları Yönetmeliğine bağlı olarak tesis edilmekteydi ve disiplin cezası olarak düzenlendiği için gerek işlem tesis edilirken gerekse işlemin yargısal denetimi yapılırken soruşturma ve savunma gibi disiplin hukukuna özgü ilke, usul ve prensiplerinin gözetilmesi zorunlu idi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek Köy Kanunu'na eklenmiştir. Ancak Yönetmeliğin koruculara ilişkin yukarıda belirtilen diğer düzenlemeleri halen ayakta ve uygulanmaya devam etmektedir. Güvenlik Korucuları Yönetmeliği 6. maddeki şartların bulunmasının / bulunmamasının göreve alınırken dikkate alınan ve mevcut olması halinde göreve alınmaya engel olduğu nazara alındığında sonradan bu hususun kaybı halinde de idarenin göreve alma usulüne uygun olarak idari bir işlem ile davacının görevine son verebileceği, bu işlemin hukuki nitelik bakımından disiplin hükümleri kapsamında verilen göreve son verme cezasından farklı olduğu açıktır. Dosyanın incelenmesinden; davacı güvenlik korucusu hakkında göreve son verme işleminin, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme” suçu nedeniyle verilen 3 yıl 4 Ay Hapis, 4 gün idari para cezasının, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği 6.1.f maddesinde yer alan göreve alınmada aranacak şartların kaybına yol açtığı gerekçesiyle tesis edildiği görülmüştür. Ancak Yönetmelik 6/1.f maddesi düzenlemesine göre; alınan cezanın göreve alınmada aranacak şartların kaybına yol açabilmesi için taksirli suçlar ve maddede tahdidi olarak belirtilen suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç 1 yıldan fazla hapis cezası alınması veya maddede sayılan suçlardan hükümlü olmak şartının gerçekleşmesi gerektiği, davacının "Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme” suçu nedeniyle aldığı ceza hakkında, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği ve bu karar kesinleştiğinden, davacı hakkında dava konusu işlemde belirtilen suça ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmadığı anlaşıldığından, göreve son işleminin iptali, yoksun kalınan parasal ve özlük hakların hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 26/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.