Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/1384 E. 2025/10362 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/1384
Karar No
2025/10362
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1384 Karar No : 2025/10362

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI : ... Kaymakamlığı /...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şırnak ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde gönüllü güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, ilişiğinin kesilmesine ilişkin 16/12/2020 olur tarihli davalı idare işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıya isnat olunan "Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek" iddiasıyla ilgili olarak herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadığı gibi, davacının bu kapsamda savunmasının alınmadığınında görüldüğü, bu durumda; davacıya isnat edilen disiplin fiiliyle ilgili olarak usulüne uygun disiplin soruşturması yapılmaksızın ve davacıya usulüne uygun olarak savunma süresi verilmeksizin ve savunması alınmaksızın, davacının ilişiğinin kesilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının görevlendirildiği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmediği yönündeki dava konusu işlemin sebep unsurunun aksine, davacının görev yerinin Şırnak ili, ...ilçesi, ... Mahallesi olduğu, ikametgah adresinin de Şırnak ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Sk. Dışkapı No:... İç Kapı No:... olup, davacının görevlendirildiği Şırnak ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde ikamet ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen kararda; Anayasa Mahkemesinin, kanun koyucunun yeniden düzenleme yapabilmesini sağlamak amacıyla ve iptal edilen kanuni düzenleme nedeniyle hukuki bir kaos yaşanmaması için bazen verdiği kararların yürürlüğünü erteleyebildiği, Dairenin çoğunluk görüşünün de; Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen kanuni düzenlemeye göre yapılan işlemlerin hukuka uygun olmasını sağlamayacağından Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar ve gerekçesinin yargı organları tarafından derhal dikkate alınması gerektiği yönünde olduğu, ancak Danıştay 8. Dairesi tarafından 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı 442 sayılı Köy Kanununun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptali üzerine, anılan kanuna dayanılarak yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin işlemlerinin iptali istemiyle açılan davaların temyiz incelemesinde; "Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiğinin görüldüğü, bu durumda kanun koyucu tarafından Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı erteleme süresi içerisinde kanuni düzenleme yapıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur." şeklindeki kararlarına uyularak, kararda aktarılan gerekçe doğrultusunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen dava konusu işlemin iptaline yönelik kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı, Danıştay 8. Dairesi kararından Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinin ertelendiği süre boyunca yürürlükteki düzenlemeye göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği yönündeki Danıştay 8. Dairesi içtihadını vurgulamakla birlikte kanun koyucu tarafından Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanuna "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde düzenleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı ve bu nedenle dava konusu cezanın iptal edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, öte yandan, 442 sayılı Köy Kanunu'na eklenen maddelerin yapılacak yeni işlemde dikkate alınacağı, Dairece Danıştay 8. Dairesi kararına uyulması gerektiği yönünde oybirliğine varıldığından işbu uyuşmazlıktaki kararın da aynı gerekçeyle değiştirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Valilik tarafından, usul ve mevzuata uygun şekilde dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekildedir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun 68. maddesinde; 'Köy sınırı içinde herkesin ırzını, canını ve malını korumak için köy korucuları bulunur.' hükmü, aynı Kanun'un 74. maddesinin 1. ve 3. fıkrasında; 'Köy muhtarı ve ihtiyar meclisi mahsul zamanlarında çapulcular ve eşkiya türemiş ise yağmadan köy halkını korumak için köylünün eli silah tutanlarından lüzumu kadarını gönüllü güvenlik korucusu ayırarak isimlerini bir kağıda yazıp kaymakama götürür. Kaymakamın müsaadesi olursa bu gönüllü güvenlik korucuları asıl korucularla beraber yağmacılara ve eşkıyaya karşı köy ve köylüyü korurlar. ...Güvenlik korucularının görev alanı, görevli oldukları köyün hudutları içinde kalan alandır. ...' hükmü yer almaktadır. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; '(1)Bu Yönetmelik,18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularını, gönüllü güvenlik korucularını ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile güvenlik korucuları ve gönüllü güvenlik korucuları için avukatlık ücretlerinin ödenmesiyle ilgili esas ve usuller ile gerekli işlemlere ilişkin hükümleri kapsar.' hükmü, "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1)Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: a)Türk vatandaşı olmak. b)Erkek adaylar için askerlik hizmetini yapmış olmak ya da 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre askerlikten muaf olmak, kadın adaylar için 21 yaşını doldurmuş olmak. c)Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 40 yaşından büyük olmamak. d)Kamu haklarından mahrum bulunmamak. e)26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından mahkum olmamak. f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. g)12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör suçlarına katılmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasından hüküm giymemiş olmak. h)Hali hazırda görevlendirileceği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmek. ı)Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek seviyede hastalığı, engeli veya akıl hastalığı bulunmamak. i) Siyasi parti üyesi olmamak. j)Köy/mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliği hariç mahalli idarelerin seçimle göreve gelen organlarında görevli olmamak. k)Terör örgütleriyle bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemelerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak. l)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak. m)Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması olumlu olmak. (2)Yeterli sayıda aday bulunmaması halinde birinci fıkradaki 40 yaş 50 yaş olarak uygulanır.' hükmü, "Adayların Seçimi ve Görevlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinde; '(1)İlanda belirtilen süre içinde yapılan müracaatlar valilik veya kaymakamlık tarafından incelenir. Görevlendirme işleminin başlatılması için yeterli görülenler, göreve alınmada aranacak şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti için ilgili jandarma komutanlıkları ile gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilir. (2)Her bir müracaatla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, müracaatçılara ait evrak, kanaat ve gerekçelerle birlikte valilik veya kaymakamlıklara sunulur. Valilik ve kaymakamlık gönderilen dosyalar üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, görevlendirme yapılacak sayı dikkate alınarak, güvenli koruculuğuna atanmasını uygun gördüklerini valinin onayına sunar. Vali onayı ile görevlendirme işlemi tamamlanır. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, 74/A maddesinde göreve alınmada aranacak şartları kaybetme koşuluna ise, disiplin cezası olarak görevden çıkarma sebepleri arasında yer verilmediği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; güvenlik korucularının görevlendirilme şekilleri, göreve alınmada aranacak şartlar, görevleri, görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile Köy Kanununda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Güvenlik Korucuları Yönetmeliği ile düzenlenmekte idi. Anayasa Mahkemesinin Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresini iptali kararına kadar, güvenlik korucularının disiplin cezaları da Güvenlik Korucuları Yönetmeliğine bağlı olarak tesis edilmekteydi ve disiplin cezası olarak düzenlendiği için gerek işlem tesis edilirken gerekse işlemin yargısal denetimi yapılırken soruşturma ve savunma gibi disiplin hukukuna özgü ilke, usul ve prensiplerinin gözetilmesi zorunlu idi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek Köy Kanunu'na eklenmiştir. Ancak Yönetmeliğin koruculara ilişkin yukarıda belirtilen diğer düzenlemeleri halen ayakta ve uygulanmaya devam etmektedir. Köy Kanunu ve yukarıda belirtilen mevzuat gereği; güvenlik korucuları / gönüllü korucuların görev alanının, görevli oldukları köyün hudutları içinde kalan alan olduğundan, güvenlik/gönüllü korucunun görev alanı dışında ikamet edemeyeceği, görev alanını izinsiz terk edemeyeceği, korucunun görev yaptığı jandarma sorumluluk bölgesi dışında ikamet ettiği tespitinin, maddede belirtilen bir yıldan fazla hapis cezası veya sayılan suçlardan mahkumiyet hallerinin bulunmasının göreve alınırken dikkate alınan ve mevcut olması halinde göreve alınmaya engel olduğu nazara alındığında sonradan bu hususların kaybı halinde de idarenin göreve alma usulüne uygun olarak idari bir işlem ile Güvenlik Korucuları Yönetmeliği 6. maddesinde yer alan Göreve Alınmada Aranacak şartların kaybı nedeniyle görevine son verebileceği, bu işlemin hukuki nitelik bakımından disiplin hükümleri kapsamında verilen göreve son verme cezasından farklı olduğu açıktır. Dosyanın ve UYAP sistemi üzerinden alınan MERNİS adresi bilgilerinin incelenmesinden; 23/01/2020 tarihli Kaymakam olurlu GGK Atama Teklifi Onay Yazısına göre davacının görev yerinin Şırnak, ..., ... Mahallesi olduğu, davalı idarenin dava konusu işleme esas kabul ettiği Kimlik Paylaşım Sistemi yazısına göre de davacının ikamet adresinin Şırnak, ...,... Mahallesi olduğu, dava konusu işlemin açıklama ve mahkeme kararı kısmında; "kavga yaralama olayına karışma" ve "... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasının" belirtildiği, belirtilen dosya ile ilgili olarak davacı hakkında "Basit Yaralama" suçu nedeniyle 6.500,00 TL para cezası verildiği, bu cezanın kesinleştiği görülmüştür. Ancak, davacının gönüllü korucu olarak görevlendirildiği mahallede ikamet ettiği ve aldığı mahkumiyetin yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca "bir yıldan fazla hapis" veya maddede sayılan suçlardan olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin iptali yönündeki ...İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 26/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/1384, K. 2025/10362, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-1384-e-2025-10362-k-6eb1f6f737d4