Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/770 E. 2025/10182 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/770
Karar No
2025/10182
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/770 Karar No : 2025/10182

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLLERİİ : Av. ... - Av. ... Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hatay ili, Samandağ ilçesi, ... mevkiinde toplam 11.703,70 m²'lik alanda balık üretim ve yetiştirme tesisi kurma izni istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; söz konusu alanda yapılacak faaliyetin ormanlar dışında başka bir taşınmazda yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki söz konusu alanda da orman örtüsünün bulunmadığının, bölgenin tamamen orman vasfında olması nedeniyle yörede satın alınabilecek veya kiralanabilecek arazinin bulunmadığının ve tesisin denize sıfır ormanlık alanda yapılma zarureti olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; davacı tarafından, Hatay ili, Samandağ ilçesi, ... mevkiinde toplam 11.703,70 m²'lik alanda balık üretim ve yetiştirme tesisi kurma izni istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Orman Kanunu'nun 18. maddesinde yer alan "balık üretmek üzere tesis kurulmasına" ibaresinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği, bu nedenle davacıya izin verilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: Orman Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihindeki halinde "Devlet ormanlarında; arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına ve bu alanların kullanımına, tarihi eserlerin restorasyonu ve korunması için gerekli tesislere, odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına, balık üretmek üzere tesis kurulmasına ve göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesislere ve yeraltında depolama alanı kurulmasına Orman Genel Müdürlüğünce bedeli alınarak yirmidokuz yıla kadar izin verilebilir. Bu süre sonunda her türlü bina ve tesis eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü tasarrufuna geçer ve söz konusu bina ve tesisler Orman Genel Müdürlüğü ihtiyaçları için kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Orman Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasında "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 18. maddesinde; "(Degişik : 19/4/2018-7139/11 md.) Devlet ormanlarında; arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına ve bu alanların kullanımına, tarihi eserlerin restorasyonu ve korunması için gerekli tesislere, odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına, orman içi su kaynakları kullanılarak balık üretim yerleri kurulmasına (…) ve göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık, midye ve istiridye üretimi için karada yapılması mecburi tesislere ve yeraltında depolama alanı kurulmasına; bozuk orman alanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine, orman alanlarından üretilen odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis kurulmasına Orman Genel Müdürlüğünce bedeli alınarak yirmidokuz yıla kadar izin verilebilir. Bu süre sonunda her türlü bina ve tesis eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü tasarrufuna geçer ve söz konusu bina ve tesisler Orman Genel Müdürlüğü ihtiyaçları için kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuatın incelenmesinden, Orman Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihindeki halinde yer alan "balık üretmek üzere tesis kurulmasına" ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nce verilen 16/07/2020 tarih ve E:2018/104 K:2020/39 sayılı karar ile Anayasa’nın 169. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anılan iptal kararından sonra, söz konusu ibarenin yerine 25/12/2021 tarih ve 31700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7346 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle "orman içi su kaynakları kullanılarak balık üretim yerleri kurulmasına" ibaresi eklenmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği andaki hukuki duruma göre yargısal denetimin yapılması ve işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği idare hukukunun temel prensiplerindendir. Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 6831 sayılı Kanun'un 18/1 maddesinde balık üretmek üzere tesis kurulmasına orman alanlarında izin verilebileceği düzenlendiğinden, davalı idarenin temyiz dilekçesinde, bahsi geçen Kanun maddesinde yer alan "balık üretmek üzere tesis kurulmasına" ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu alanda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, dava konusu yerde kenarından Arsuz-Samandağ karayolu altında menfez ile denize bağlantısı olan dere bulunduğu, dava konusu yerin denize yakın mesafede, deniz suyunun bir kanal ile dava konusu alana getirilerek mevcut tatlı su kaynağı olan dereden kontrollü bir şekilde alınacak tatlı suyun tuzlu su ile belirli oranlarda karıştırılarak balık üretimi yapılacağı tespit edilmiş olup, 6831 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 1. fıkrasına 7346 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen "orman içi su kaynakları kullanılarak balık üretim yerleri kurulmasına" ibaresi uyarınca, dava konusu balık üretim tesisinin aynı yerde bulunan dereden su alınması suretiyle kurulacağı görüldüğünden, verilecek olan iznin bu haliyle de mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 22/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Dava, davacı tarafından, Hatay ili, Samandağ ilçesi, Değirmendere-Kapısuyu mevkiinde toplam 11.703,70 m²'lik alanda balık üretim ve yetiştirme tesisi kurma izni istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Orman Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihindeki halinde "Devlet ormanlarında; arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına ve bu alanların kullanımına, tarihi eserlerin restorasyonu ve korunması için gerekli tesislere, odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına, balık üretmek üzere tesis kurulmasına ve göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesislere ve yeraltında depolama alanı kurulmasına Orman Genel Müdürlüğünce bedeli alınarak yirmidokuz yıla kadar izin verilebilir. Bu süre sonunda her türlü bina ve tesis eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü tasarrufuna geçer ve söz konusu bina ve tesisler Orman Genel Müdürlüğü ihtiyaçları için kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuatın incelenmesinden, Orman Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihindeki halinde yer alan "balık üretmek üzere tesis kurulmasına" ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nce verilen 16/07/2020 tarih ve E:2018/104 K:2020/39 sayılı karar ile Anayasa’nın 169. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anılan iptal kararından sonra, söz konusu ibarenin yerine 25/12/2021 tarih ve 31700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7346 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle "orman içi su kaynakları kullanılarak balık üretim yerleri kurulmasına" ibaresi eklenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 16/07/2020 tarih ve E:2018/104 K:2020/39 sayılı kararında, "106. Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere Anayasa’nın söz konusu maddesi uyarınca ormanların orman olarak işletilmeleri esas olup kısmen de olsa farklı şekilde işletilebilmelerine bu bağlamda öncelik taşıyan kamu hizmetlerine ilişkin bina ve tesislerin devlet ormanları üzerinde bulunmasına veya yapılmasına izin verilmesi ancak kamu yararı ve zorunluluk hâlinin varlığına bağlıdır (AYM, E.2000/75, K.2002/200, 17/12/2002; E.2006/169, K.2007/55, 7/5/2007; E.2004/67, K.2007/83, 22/11/2007). Bu çerçevede, kamu yararının zorunlu kıldığı hâllerin, izin talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkânının bulunup bulunmadığı hususu gözetilmek suretiyle belirlenmesi gerekir. 107. Kuralda göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesisler ile kuralda belirtilen diğer hâllerden farklı olarak balık üretmek üzere tesis kurulmasının orman ekosistemi ile bağlantılı olduğu söylenemez. Devlet ormanlarının bitişiğinde veya içinde yer alan göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada tesisler yapılabilmesi kamu yararının gerektirdiği orman ekosistemiyle bağlantılı bir zorunluluk hâli olabilir. Ancak bunun dışında, orman ekosistemi ile herhangi bir bağlantı kurulmaksızın devlet ormanları üzerinde balık üretmek üzere tesis kurulmasına izin verilmesi, bu tesislerin orman ekosistemi dışında da kurulma imkânının bulunması ve dolayısıyla devlet ormanlarında gerçekleştirilmesine izin verilebilecek zorunlu bir faaliyet olmaması nedeniyle Anayasa’nın 169. maddesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle Orman Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihindeki halinde yer alan "balık üretmek üzere tesis kurulmasına" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, ormanların orman olarak işletilmeleri esas olup, ormanların kısmen de olsa farklı şekilde işletilebilmeleri için, bina ve tesislerin devlet ormanları üzerinde bulunmasına veya yapılmasına izin verilmesi ancak kamu yararı ve zorunluluk hâlinin varlığına bağlıdır. Bu bakımdan, dava konusu balık üretim tesislerinin orman ekosistemi ile bağlantılı olmadığı; bu tesislerin orman ekosistemi dışında da kurulma imkânının bulunduğu gerekçesiyle bu ibarenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gözetilerek dava konusu işlemin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda, her ne kadar Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında Orman Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasına "orman içi su kaynakları kullanılarak balık üretim yerleri kurulmasına" ibaresi eklenmiş ise de, bu madde ile orman ekosistemi ile bütünleşen ve sadece orman içi su kullanılmak suretiyle işletilen balık üretim tesislerinin amaçladığı görülmektedir. Bu itibarla, Anayasa Mahkemesince verilen kararda balık üretim tesislerinin orman ekosistemi ile bağlantılı olmadığı ve orman ekosistemi dışında da kurulma imkânının bulunduğu açıkça ifade edildiğinden, dava konusu tesisin ise deniz suyu kullanmak suretiyle çalışacağı, bu durumun hem Kanunun amacına, hem de Anayasa Mahkemesi kararında yer alan gerekçeye aykırılık oluşturduğu, aksi halde deniz suyu kullanılmak suretiyle orman içindeki küçük bir su kaynağı ile bağlantılı olarak kurulan her tesisin ormanlık alanda kurulmasına izin verilmesi sonucunun doğacağı, bu durumun kanun koyucunun amacının dolanılmasına sebep olacağı, kanun koyucunun amacının dolanılmasına hukuken izin verilmeyeceği, öyle ki dava konusu tesisin ormanlık alanda kurulmasında kamu yararı bulunmadığı sonucuna varılmakla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/770, K. 2025/10182, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-770-e-2025-10182-k-dad522154eae