Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2022/803 E. 2025/6846 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2022/803
Karar No
2025/6846
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/803 Karar No : 2025/6846

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mühendislik Ormancılık Tarım Hayvancılık Petrol Tic. ve San. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mersin ili, Mut ilçesi ... Mahallesi (köyü) sınırları içinde bulunan 1518 da'lık alanın özel ağaçlandırma yapmak üzere 49 yıl süre ile tahsis edilmesine ilişkin iznin, usulsüz kullanım olduğu gerekçesiyle 10/08/2020 tarih ve 1373934 sayılı Bakanlık Olur'u ile iptaline ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; amaç dışı kullanımlardan, 9.804 m²'lik alanda yapılan betonarme yapı yapıldığı hususunun irdelenmesinden; öncelikle amaç dışı kullanımdan bahsedilebilmesi için söz konusu taşınmazların davacı tarafından kullanılmasının gerektiği, ancak anılan yapıların Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mut Hal Müdürlüğü tarafından izinsiz olarak işletilen yapıların devamı niteliğinde olduğunun dava dosyasında yer alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mut Hal Müdürü adına düzenlenen 20/09/2019 tarihli suç tutanağı ile sabit olduğu, bu hususun 13-14/04/2020 tarihlerinde yapılan kontrolde de tespit edildiği, bu durumda, yapıların davacı tarafından yapılmaması ve kullanılmaması karşısında, taşınmazın davacı tarafından amacı dışında kullanıldığından söz edilemeyeceği; 42.161 m²'lik alanda üçüncü şahıslar tarafından zeytin fidanı dikilerek ve delice aşılaması yapılarak usulsüz faydalanmaların olduğu hususunun irdelenmesinden ise; amaç dışı kullanımların projeye uygun hale getirilmesi için 1 ay süre verilmesine ilişkin yazının 28/04/2020 tarihinde tebliği üzerine, davacı tarafından, 12/05/2020 kayıt tarihli dilekçe ile 'betonarme yapılaşmaların yıkılması için ilgili Mersin Büyükşehir Belediyesine başvuru yaptığının bildirildiği, üçüncü kişiler tarafından yapılan usulsüz kullanımların bertaraf edilmesi için de söz konusu yerlerin tarafına gösterilmesinin istenildiği, davalı idare tarafından bu dilekçeye cevap verilmemesi üzerine 29/05/2020 kayıt tarihli dilekçe ile ikaz yazısında belirtilen hususların yerine getirilebilmesi için çalışma koşullarını durma noktasına getiren covid-19 pandemisi nedeniyle tarafına ek süre verilmesinin istenildiği, ancak... tarih ve... sayılı işlem ile, sahanın projeye uygun hale getirilmesi için verilen sürenin 28/05/2020 tarihinde sona erdiği, bu süre içerisinde projeye uygun hale getirme çalışmalarının olmadığı, bu nedenle ek olarak talep edilen süre içerisinde de herhangi bir değişiklik olmayacağı görüşünün sabit olduğundan bahisle başvurunun reddedildiği görülmüş olup; davacı tarafından, sahanın projeye uygun hale getirilmesi için tarafına ek süre verilmesi talebiyle yapılan başvurunun süresi içerisinde yapıldığı, tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alarak hayatı durma noktasına getiren covid-19 pandemisinin Ağaçlandırma Yönetmeliğinin 21. maddesinin 4. fıkrası gereğince mücbir sebep olarak kabul edilmesinin zorunlu olmasına karşın davalı idarece, covid-19 pandemi koşulları ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve söz konusu süre sona erdikten hemen sonra cevap verilerek ikaz yazısında verilen sürenin sona erdiği gerekçesiyle söz konusu başvurunun reddedilmesinin mevzuata uygun olmadığı, bu nedenle yaşanan pandemi sürecince davacının ikaz yazısının gereğini süresi içinde yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği, ayrıca Ağaçlandırma Yönetmeliğinin 21. maddesinin 3. fıkrası ile en az 3 teknik elemandan oluşan denetim komisyonu veya serbest ormancılık bürolarınca oluşturulan 3 orman mühendisi tarafından tüm sahaların yılda en az bir defa kontrol edilerek, Genel Müdürlükçe belirlenen örnek dispozisyona göre düzenlenecek uygulama izleme cetvelinin hazırlanacağı düzenlenmiş olup dava dosyasında yer alan uyuşmazlık konusu alana ilişkin en son 2018 yılı için düzenlenen uygulama izleme cetveli ile arazi hazırlığı, dikim ve bakımın projeye ve ağaçlandırma tekniğine uygun olduğu, amaç dışı kullanım olmadığı, tesisin başarı oranının %75 olduğu tespitlerinin yapıldığı, 13-14 Nisan 2020 tarihinde sahada yapılan kontroller sonucu üçüncü kişiler tarafından yapılan usulsüz kullanımların olduğunu gösterir bir tutanak tutulmadığı ve davacıya bu konuda açıklayıcı bir ihtar yapılmamış olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına tahsis edilen sahada 21 yıllık süre içinde proje revizyonlarının yapıldığı, revizyonların sebebinin sahanın başarısız olmasından kaynaklandığı, saha içerisinde üçüncü şahıslar tarafından yapılaşma yapılarak müdahalede bulunulduğu ve yine üçüncü şahıslar tarafından usulsüz faydalanmaların olduğunun tespit edildiği ve davacıya yazılan 17/04/2020 tarihli ikaz yazısının gereğinin verilen süre içinde yerine getirilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 15/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2022/803, K. 2025/6846, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2022-803-e-2025-6846-k-97a662389476