Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2021/616 E. 2025/5794 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/616
Karar No
2025/5794
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/616 Karar No : 2025/5794

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrolcülük Nakliyat ve Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tokat ili, Zile ilçesi hudutlarında bulunan, davacı şirketin cebri icra yoluyla edinerek uhdesine aldığı ... sicil numaralı IV. Grup maden işletme ruhsatının 2016 yılına ait bedellerinin ödenmediğinden bahisle ruhsatın iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; icra dairesinin ilgili Kanun hükmüne uygun olarak tescil için yazı yazmasına rağmen idarenin Kanundan farklı hükümler içeren Yönetmelik hükümlerine istinaden tescili gerçekleştirmediği, dava konusu işletme ruhsatını İcra Müdürlüğü tarafından yapılan ihale üzerine satın alan davacının iyiniyetli olduğu ve kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle maden ruhsatına ilişkin haklarının Bakanlık nezdinde tescil edilemediği, diğer bir ifadeyle devrin tekemmül etmediği, her ne kadar 2016 yılı ruhsat bedelinin yatırılmaması nedeniyle dava konusu maden işletme ruhsatının iptaline karar verilmiş ise de, ruhsatın Zile İcra Müdürlüğünce ihale ile satıldığı tarihte yürürlükte olduğu, ruhsatın devrinin tekemmül etmemesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı idarece ihaleyi kazanan ve ruhsatı devralacak olan davacı şirkete tescil için müracaat etmesini sağlayacak surette yazı ile bilgi vererek tescilin ve devrin tekemmülünü sağlaması, bunun ardından ruhsat bedelini yatırması için davacıya ihtar yazısı yazması, yatırılmaması durumunda ruhsatın iptali yolunda işlem tesis etmesi gerekirken, bu usule uyulmaksızın ruhsatın iptal edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, cebri icra yoluyla satışın gerçekleştiği anda ruhsatın davacı şirket uhdesine geçtiği ve ruhsata bağlı yükümlülüğün yerine getirilmediği belirtilerek temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta; maden ruhsatının iptali yolunda tesis edilen işlemin, 2016 yılına ait ruhsat bedelinin süresi içerisinde ödenmemesinden kaynaklandığı, Tokat ili, Zile ilçesi hudutlarında bulunan, davacı şirketin uhdesindeki ...sicil numaralı IV. Grup maden işletme ruhsatının 23/05/2014 tarihinde ihale yoluyla edinildiği, ruhsatın eski sahibi olan şirket tarafından açılan ihalenin feshi davasının 30/06/2015 tarihinde kesinleştiği birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar 2004 sayılı Kanun uyarınca satış işleminin gerçekleşmesiyle ruhsat mülkiyetinin davacıya geçtiğinin kabulü gerekmekte ise de; olayda satışa dair yargı sürecinin varlığı da gözetildiğinde; en son ihalenin feshi davasının kesinleştiği tarih itibarıyla ruhsat mülkiyetinin davacı şirket uhdesine geçtiğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla; ruhsata sıkı sıkıya bağlı olan ve madencilik faaliyetlerinden bağımsız olarak -işlem tarihi itibarıyla- her yıl ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılması zorunlu olan ruhsat bedelinin ödenmesine ilişkin yükümlülüğün ruhsat sahihine ait olduğu, 2016 yılı için yatırılması zorunlu olan ruhsat bedelinin ise hiçbir bildirime ihtiyaç duyulmaksızın davacı şirket tarafından yatırılması gerektiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 17/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Davacı şirketin cebri icra yoluyla edindiği uhdesindeki ... sicil numaralı IV. Grup maden işletme ruhsatının, 2016 yılına ait ruhsat bedellerinin ödenmediğinden bahisle iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; edinim yöntemi itibarıyla (icradan satış) uyuşmazlığa konu ruhsat sahasına ait ruhsat bedeli ile bu çerçevede anılan bedele ait hukuki sorumluluğun ortaya konulması uyuşmazlığın çözümünde önem arz etmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (işlem tarihinde yürürlükte bulunan) 13'üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur. İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir. Verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlalarından ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilmesini müteakip, çevre ile uyum bedeli iade edilir." kuralı yer almaktadır. Yine, Kanun'un "Haciz ve ihtiyati tedbir" başlıklı 40. maddesinde; bir madenin tamamının icra yolu ile satışının 43 üncü maddede yazılı usule tabi olduğu kurala bağlanmış; atıf yapılan "İpoteğin paraya çevrilmesi" başlıklı 43. maddesinde ise; "İpoteğin vadesi sonunda veya alacağın muacceliyet kesbetmiş olması halinde alacaklı alacağının tahsili için ipoteğin taalluk ettiği maden işletme ruhsatını genel hükümler dairesinde sattırabilir. Maden işletme ruhsatını iktisap etmek isteyen talibin bu hakkın iktisabı için aranan kanuni şartları haiz olması lazımdır. Talip bu şartları haiz bulunduğunu, Bakanlıktan alacağı vesika ile ispat eder. İcra dairesi bu vesikayı ibraz etmiş olan talipler arasında satışı yapar. Satışın neticesi icra dairesi tarafından Bakanlığa bildirilir. Keyfiyet madenin sicil kütüğüne şerh ve ipotek kaydı terkin edilir. Devir muamelesi bu surette tekemmül eder." hükmüne yer verilmiştir. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mülga Maden Yönetmeliği'nin 84'üncü maddesinde, icra veya iflas yoluyla ruhsatın satışının talep edilmesi halinde ilgili icra müdürlüğünce veya iflas dairesince satış işlemi başlamadan önce Genel Müdürlüğe durumun bildirileceği, Genel Müdürlük tarafından ruhsata ait Kanundan kaynaklanan ve ödenmesi gereken bütün mali yükümlülükler ile ruhsat hukukuna ilişkin bilgilerin ilgili icra müdürlüğüne veya iflas dairesine bildirileceği, ayrıca, o yıla ait ruhsat bedelinin yatırılmasının zorunlu olduğu bu durumda ruhsat devir bedelinin alınmayacağı belirtilmiştir. Öte yandan; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İhalenin neticesi ve feshi" başlıklı 134. maddesinde göre icra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcının o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olacağı ifade edilmiş olup; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 704. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin konusu olan; arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümlerin 705. maddeye göre; miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyetinin tescilden önce kazanılacağı, ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemlerini yapabilmesinin, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlı olduğu ifade edilmiştir. Uyuşmazlıkta; maden ruhsatının iptali yolunda tesis edilen işlemin, 2016 yılına ait ruhsat bedelinin süresi içerisinde ödenmemesinden kaynaklandığı, Tokat ili, Zile ilçesi hudutlarında bulunan, davacı şirketin uhdesindeki ... sicil numaralı IV. Grup maden işletme ruhsatının 23/05/2014 tarihinde ihale yoluyla edinildiği, ruhsatın eski sahibi olan şirket tarafından açılan ihalenin feshi davasının 30/06/2015 tarihinde kesinleştiği birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar 2004 sayılı Kanun uyarınca satış işleminin gerçekleşmesiyle ruhsat mülkiyetinin davacıya geçtiğinin kabulü gerekmekte ise de; olayda satışa dair yargı sürecinin varlığı da gözetildiğinde en son ihalenin feshi davasının kesinleştiği tarih itibarıyla ruhsat mülkiyetinin davacı şirket uhdesine geçtiğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla; ruhsata sıkı sıkıya bağlı olan ve madencilik faaliyetlerinden bağımsız olarak -işlem tarihi itibarıyla- her yıl ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılması zorunlu olan ruhsat bedelinin ödenmesine ilişkin yükümlülüğün ruhsat sahihine ait olduğu, 2016 yılı için yatırılması zorunlu olan ruhsat bedelinin ise hiçbir bildirime ihtiyaç duyulmaksızın davacı şirket tarafından yatırılması gerektiği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2021/616, K. 2025/5794, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2021-616-e-2025-5794-k-0b3945f33c54