Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2025/492 E. 2025/4108 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2025/492
- Karar No
- 2025/4108
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2025/492 Karar No : 2025/4108
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Tütün Mamulleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2023 ve 2024 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 37 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen ‘tütün” cinsi eşyayla ilgili olarak Gümrük Müdürlüğünün izni doğrultusunda royalti ve lisans ücretlerinin eklenmesine dair ihtirazi kayıtla Mart ayında verilen tamamlayıcı beyanlar üzerine ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü için davacı şirket tarafından ödenen royalti bedelinin ithalat konusu tütünün gümrük kıymetine eklenip eklenmeyeceğinin belirlenmesinin zorunlu olduğu, gümrük mevzuatı hükümlerine göre, ithal eşyasının gümrük kıymeti belirlenirken, royalti veya lisans ücreti ödemelerinin ilave edilebilmesi için ödemenin kıymeti belirlenecek eşya ile ilgili olması ve ödemenin bu eşyanın satış koşulu olarak yapılması şartlarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, davacı şirket ile lisans anlaşması yaptığı sigara firmaları arasında imzalanan Marka ve Teknoloji Erişim alt lisans sözleşmeleri ile BAT (GLP) Limited şirketi ile imzalanan Yaprak Tütün Yönetim ve Tedarik, Tütün ve Malzemeler Sözleşmelerinin Türkçe çevirilerinin incelenmesinden, davacı ile tütün alım anlaşması yaptığı firmalar arasında imzalanan sözleşmelerde davacının, ürettiği sigaralarda kullandığı tütünün sadece lisans veren tarafından tedarik edileceğine veya royalti ücreti ödenmemesi durumunda tütün satışı yapılmayacağına ilişkin bir hükmün yer almadığı, davacının lisans veren şirket dışında da tütün alımının bulunduğunun anlaşıldığı, söz konusu şartlar altında, lisans sözleşmesi kapsamında davacı şirketin sadece lisans verenden tütün alma zorunluluğunun bulunmadığı, aksine gerekli kalite ve standartlara uygun olmak şartıyla farklı kaynaklardan temin etme serbestisine sahip olduğu, yardımcı malzemelerin de hem lisans verenden, hem de farklı kaynaklardan temin edildiği, ayrıca, gümrük kıymeti belirlenecek ithal ürün, homojenize veya yeniden tertiplenmiş tütün iken, royalti ödemesinin tütünle birlikte çok sayıda farklı girdinin önemsiz işlemlerin ötesinde birlikte işlenmesine dayalı bir üretim süreci sonucunda elde edilen sigaraya ilişkin olduğu, dolayısıyla royalti ödemesinin kıymeti belirlenecek eşya ile ilgili olmadığı, ayrıca ithal edilen ürünün satış koşulu olarak yapılması şartının olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği; uyuşmazlık konusu vergilerin ihtirazi kayıtla ödendiği tarihte yürürlükte bulunan, 10/04/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 1. fıkrası uyarınca fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden geri verme kararının tebliğ edileceği tarihe kadar kanuni faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi, tecil faizi ile kanuni faiz arasındaki farka ilişkin faiz istemi yönünden ise davanın reddinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesi hükmünün ancak idarece kabul edilen geri verme kararlarında uygulanabileceği, olayda, yargı kararı uyarınca yapılacak bir iade söz konusu olduğundan yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu; davalı idarece, eşya ile ilgili ve satış koşulu olma şartlarının olayda gerçekleştiği, marka ve fikri mülkiyet hakkı kullanılan lisans sahibi firmalara ödenen royalti bedellerinin gümrük kıymetine ilave edilmesi gerektiği, ayrıca faiz hesabında dikkate alınan sürelerin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının onanması, vergilerin ödendiği tarihte geçerli olan düzenleme uyarınca yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarece ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Kararın, faize ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemlerine gelince; Her ne kadar mahkemece fazladan ödenen vergilerin iadesinde, gümrük yükümlülüğünün başladığı tamamlayıcı beyanların verildiği tarihte yürürlükte olan düzenlemeye dayanılarak faizin türünün belirlenmesi gerekirken, vergilerin ödeme tarihinde yürürlükte olan kanuni düzenlemenin dikkate alınması suretiyle karar verilmişse de, olayda hem tamamlayıcı beyanların verildiği, hem de ödemenin yapıldığı tarihlerde aynı kanuni düzenleme yürürlükte bulunduğundan, vergi dava dairesi kararının faize ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 2. Kararın, faize ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.