Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2023/6235 E. 2025/5612 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2023/6235
Karar No
2025/5612
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6235 Karar No : 2025/5612

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kıbrıs 28. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığında uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile sözleşmenin feshinden doğan tüm maddi zararlarının (maaş, maaşa bağlı parasal haklarının, ek ödemelerinin, sigorta primlerinin) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; her ne kadar davacı hakkındaki 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve sonrasında da 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemediğinden kararın ortadan kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de; davacının atanacağı görevin niteliği ve hassasiyeti ile yargılandığı suçun niteliği dikkate alındığında, yargılandığı suç nedeniyle arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesinde ve sözleşmesinin feshine yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza yargılaması sonucunda verilen düşme kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kalktığı, suçun katalog suçlardan olmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Kara Kuvvetleri Komutanlığında, uzman erbaş temini kapsamında gerçekleştirilen sınavda başarılı olması sonrasında 4045 sayılı Kanun hükümlerine istinaden yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle adaylık işlemleri sonlandırılan davacının, bahsi geçen işlemin iptali istemiyle açtığı dava sonunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı karar ile adaylık işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilerek "davacı hakkında 7315 sayılı Kanun uyarınca yeniden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılarak işlem tesis edilebileceğinin" belirtilmesi sonucunda, hakkında yapılan arşiv araştırmasında "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama" suçu ile ilgili yapılan yargılama sonucunda, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiğinin tespit edilmiş olması nedeniyle, 7315 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca oluşturulan komisyon tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine yönelik işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halleriyle; 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlıklı 12. maddesinde, "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır. .... Ayrıca; .... b) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; 1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların, 2) Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların, c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların, ç) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların, d) Son olarak verilen de dahil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkûm olanların veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların, ..... Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 19. maddesinde yer alan; "Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir." kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun’un 19. maddesine dayanılarak hazırlanan, 20/09/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle, "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; "İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıt'a veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak; (ı) bendinde, "Ayrıca; 1) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak, 2) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmamak, 3) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamak." uzman erbaş olarak alınacaklarda aranan şartlar olarak düzenlenmiştir. Aynı Yönetmeliğin "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, "b) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse ve affa uğrasa dahi; 1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasnii, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflâs gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların,

2) 1632 sayılı Kanunun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların,... ç) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların, d) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların" sözleşmeleri feshedilmek suretiyle ilişiklerinin kesileceği düzenlenmiştir. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun ''Amaç ve kapsam'' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir.'' kuralı; ''Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar'' başlıklı 3. maddesinde, ''Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.'' kuralı; ''Arşiv araştırması'' başlıklı 4. maddesinde, ''Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.'' kuralı; ''Güvenlik soruşturması'' başlıklı 5. maddesinde, ''Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a)Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b)Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.'' kuralı yer almıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" başlıklı 231. maddesinin beşinci fıkrasında, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmüne; yedinci fıkrasında, "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." hükmüne; sekizinci fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında yapılan arşiv araştırmasında "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama" suçu ile ilgili yapılan yargılama sonucunda,... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiğinin tespit edilmiş olması nedeniyle, 7315 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca oluşturulan komisyon tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiği, anılan suç ile ilgili ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlenmediğinden, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına, kamu davasının düşürülmesine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda; davacı hakkındaki hükmün ortadan kaldırılması, açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi karşısında, dava konusu işlem tarihi itibarıyla hukuk aleminde 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında "açıklanması geriye bırakılmış" herhangi bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 09/12/2025 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:

Dosyanın incelenmesinden; uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan arşiv araştırmasında "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama" suçu ile ilgili yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiğinin tespit edilmiş olması nedeniyle, 7315 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca oluşturulan komisyon tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiği, anılan suç ile ilgili ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlenmediğinden, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına, kamu davasının düşürülmesine karar verildiği görülmektedir. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinin (b) bendi ile anılan Kanun’un 19. maddesine dayanılarak hazırlanan, 20/09/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi ve 13. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri değerlendirildiğinde; belirtilen suçların, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile uzman erbaş ve er olmak için engel olduğu, başka bir ifadeyle; anılan maddelerde sayılanlar dışındaki suçlardan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda; kişilerin uzman er veya erbaş olamayacakları yönünde bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan, 7315 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (ç) bendinde yer alan; ''Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.'' hükmü kapsamında olayların ve olguların değerlendirileceği kuralı uyarınca uyuşmazlıkta; "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama" suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davacının fiilinin niteliği gözönüne alındığında; uzman erbaş görevi ile bağdaşmayacak nitelikte ve bu görevin icrasına engel oluşturacak özellikte ve ağırlıkta olmadığı, bunun dışında davacının görevinde başarısız ve yetersiz olduğuna dair bir verinin de davalı idarece dosyaya sunulamadığı anlaşılmış olup, uzman erbaş olmak için gerekli niteliği taşımadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY:

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2023/6235, K. 2025/5612, T. 04.12.2004, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2023-6235-e-2025-5612-k-1e46887967e1