Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2024/1181 E. 2025/1828 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2024/1181
- Karar No
- 2025/1828
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1181 Karar No : 2025/1828
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para ceza cezasının, itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ... tarih ve E-... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri muhteviyatı ceza kararının 28/08/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine karşın itiraz edilmediğinden kesinleştiği, ceza kararına karşı açılan davanın idari itiraz yoluna başvurulmadığı gibi idari itiraz süresinin geçirildiği gerekçesiyle ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla incelenmeksizin reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında incelemede olduğu, zaman aşımı süresi içinde tebliğ edilen ceza kararı itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden tahsil edilebilir safhaya gelen amme alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek böyle bir borcun olmadığı, kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığına ilişkin iddiaların somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği ceza kararının 28/08/2022 tarihinde yabancı uyruklu davacıya tebliğ edildiği, ancak bu tebligatın usulsüz olduğu, anılan ceza kararına karşı açılan davada verilen kararın istinaf incelemesinde, Samsun Bölge İdare Mahkemesince yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, ceza kararı hakkında verilecek karar işbu davayı da etkileyeceğinden ceza kararına karşı açılan davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiği, dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve davacının dava konusu işleme karşı tüketebileceği idari ve yargısal yollar yönünden yeterince aydınlatılmadığı, bu süreçte T.C Anayasası'nın 90/5 maddesi uyarınca iç hukukun parçası haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde teminat altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılacağından, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyerek henüz kesinleşmeyen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyasının ve Dairemiz esasına kayıtlı E: 2023/3469 sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden; Gürcistan vatandaşı olan davacı hakkında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca alınan cezası kararının davacıya 28/08/2022 tarihinde Türkiye'de elden tebliğ edildiği, davacının 27/12/2022 tarihinde Türk vatandaşı olan avukata vekalet verdiği, anılan vekil tarafından 10/01/2023 tarihinde ceza kararının iptali istemiyle açılan davada da idari itiraz yoluna başvurulmadığı gibi idari itiraz süresinin de geçtiği gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği, bu kararın temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının Gürcistan vatandaşı olduğu ve anılan ülkede ikamet ettiğinin dosya münderecatından anlaşıldığı, Türkçe okuma-yazma bilmediğinin ileri sürüldüğü ve dosyada davacının Türkçe bildiğine dair herhangi bir verinin de bulunmadığı, ara kararı ile davalı idareye ceza kararının Türkçe dili dışında ve davacının ana dili olan Gürcüce veya anlayacağı herhangi bir dilde tercüme edilip edilmediğinin sorulduğu, davalı idarece verilen cevapta Google Translate ile çevirisi yapılarak şahıslara tebligatın içeriğinin anlatıldığı, konunun anlaşılması üzerine herhangi bir zorlama olmadan ıslak imza ile tebliğ edildiği, ancak bu işlemlerin kaydının tutulmadığı bildirilmiş olup, dava konusu ceza kararının davacıya ana dili veya bildiği bir başka bir dilde tebliğ edildiğine dair somut (yazılı veya görsel) herhangi bir verinin de dava dosyasına ibraz edilmediği göz önüne alındığında, davacının bilgilendirildiği hususunun idarece hukuken geçerli delillerle ortaya konulamamış olması karşısında, davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve davacının dava konusu işleme karşı tüketebileceği idari ve yargısal yollar yönünden yeterince aydınlatılmadığı, bu bağlamda tebliğ aşamasında idarece izlenen usulün T.C Anayasası'nın 90/5 maddesi uyarınca iç hukukun parçası haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde teminat altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna yol açacağından, usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmeyen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.