Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2023/3469 E. 2025/1827 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2023/3469
Karar No
2025/1827
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3469 Karar No : 2025/1827

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından yurda girişi yapılan ... ve ... plakalı araçların süresi içinde yurt dışı edilmediği ve yurt içinde bırakıldığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına alınan para cezası kararının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından para cezası kararına karşı tebliğinden itibaren on beş (15) gün içerisinde işlemi tesis eden davalı Gümrük Müdürlüğünün bağlı olduğu Bölge Müdürlüğü nezdinde itiraz edilmeksizin doğrudan idari dava açılmasına hukuken olarak bulunmadığı, ayrıca on beş (15) günlük itiraz süresinin davanın ilk açıldığı tarih itibarıyla da geçirilmiş olduğu dikkate alındığında, dilekçenin merciine tevdii edilmesinin davacıya hukuki bir yarar sağlamayacağı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ceza kararının 28/08/2022 tarihinde yabancı uyruklu davacıya tebliğ edildiği, ancak bu tebligatın usulsüz olduğu, şoför pozisyonunda yalnızca aracı getirerek ülkede varış noktasında ilgilisine teslim etmekle sorumlu olduğu, sonrasında aracın yasal süresi içerisinde ülke dışına çıkarılması aracın üzerine tescil edildiği firma yetkilisinin sorumluluğunda bulunduğu, dava konusu ceza kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve davacının dava konusu işleme karşı tüketebileceği idari ve yargısal yollar yönünden yeterince aydınlatılmadığı, bu süreçte T.C Anayasası'nın 90/5 maddesi uyarınca iç hukukun parçası haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde teminat altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılacağından, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyerek henüz kesinleşmeyen para cezasının itirazsız kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan ve davacı tarafından peşin yatırılan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dosyasının ve Dairemiz esasına kayıtlı E: 2023/3469 sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden; Gürcistan vatandaşı olan davacı hakkında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca alınan cezası kararının davacıya 28/08/2022 tarihinde Türkiye'de elden tebliğ edildiği, davacının 27/12/2022 tarihinde Türk vatandaşı olan avukata vekalet verdiği, anılan vekil tarafından 10/01/2023 tarihinde ceza kararının iptali istemiyle açılan davada da idari itiraz yoluna başvurulmadığı gibi idari itiraz süresinin de geçtiği gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği, bu kararın temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacının Gürcistan vatandaşı olduğu ve anılan ülkede ikamet ettiğinin dosya münderecatından anlaşıldığı, Türkçe okuma-yazma bilmediğinin ileri sürüldüğü ve dosyada davacının Türkçe bildiğine dair herhangi bir verinin de bulunmadığı, ara kararı ile davalı idareye ceza kararının Türkçe dili dışında ve davacının ana dili olan Gürcüce veya anlayacağı herhangi bir dilde tercüme edilip edilmediğinin sorulduğu, davalı idarece verilen cevapta Google Translate ile çevirisi yapılarak şahıslara tebligatın içeriğinin anlatıldığı, konunun anlaşılması üzerine herhangi bir zorlama olmadan ıslak imza ile tebliğ edildiği, ancak bu işlemlerin kaydının tutulmadığı bildirilmiş olup, dava konusu ceza kararının davacıya ana dili veya bildiği bir başka bir dilde tebliğ edildiğine dair somut (yazılı veya görsel) herhangi bir verinin de dava dosyasına ibraz edilmediği göz önüne alındığında, davacının bilgilendirildiği hususunun idarece hukuken geçerli delillerle ortaya konulamamış olması karşısında, davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve davacının dava konusu işleme karşı tüketebileceği idari ve yargısal yollar yönünden yeterince aydınlatılmadığı, bu bağlamda tebliğ aşamasında idarece izlenen usulün T.C Anayasası'nın 90/5 maddesi uyarınca iç hukukun parçası haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde teminat altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna yol açacağından, para cezası kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve itiraz süresinin geçirildiğinden söz edilemeyecek olup, dava dilekçesi ve eklerinin bölge müdürlüğüne tevdiine karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2023/3469, K. 2025/1827, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2023-3469-e-2025-1827-k-7712efe3afb1