Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/3229 E. 2025/1465 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/3229
- Karar No
- 2025/1465
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3229 Karar No : 2025/1465
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Soğutma İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile anılan vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin, elektronik tebligat adresi olan UETS adresine tebliğ edilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir bildirimde bulunulmadan Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı İntvd portalı üzerinden tebliğ edildiği anlaşıldığından, usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, bu durumda, şirket hakkında usulüne uygun şekilde ödeme emri tebliğ edilmek suretiyle takip işlemleri tamamlanmadan ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının ortağı olduğu şirketin GİB adresine İntvd portalı üzerinden yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, olayda asıl amme borçlusu şirket adına usule uygun şekilde tebliğ edilen ödeme emrinin dava konusu edilmediği ve ödeme yapılmadığı, Dairelerince verilen 09/05/2023 tarihli ara kararına istinaden davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, amme alacağının anılan şirketten tahsil imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, kesinleşen alacağın tahsili amacıyla şirket ortağı davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Haklarında açılan ceza davasında beraat ettikleri, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. ...TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları" başlıklı 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen ve kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükme bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; şirket borçlarından dolayı şirket ortaklarına başvurulabilmesi için öncelikle borcun şirket adına kesinleştirilmesi ve şirketin malvarlığından kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşıldığının ortaya konulması gerekmektedir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirketten alacağın tahsiline ilişkin işlemlerin usulüne uygun yürütülmesi suretiyle yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, idarenin 3. sırada yer alan haczinin bulunduğu anlaşıldığından, bu değerlerin paraya çevrilmesi suretiyle vergi borçlarının ne kadarının tahsil edilemeyeceğinin belirlenmesinden sonra, şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenebilecektir. Bu bakımdan, ödeme emri içeriği alacak nedeniyle asıl amme borçlusu şirketin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığının kabulü suretiyle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.