Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/2679 E. 2025/1778 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/2679
- Karar No
- 2025/1778
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2679 Karar No : 2025/1778
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine (nev'i değişikliği ile ... Anonim Şirketine) ait 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim ve katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl borçlu şirketin 16/03/2015 tarih ve 8779 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen genel kurul kararıyla davacının yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, ancak 31/07/2015 tarih ve 8874 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ne göre davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ederek ayrıldığı hususunun tescil edildiği göz önüne alındığında, anılan ödeme emrinde yer alan borçların ait olduğu 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerinde kanuni temsilci sıfatını taşımayan davacının sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediği, davacının, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda şirketin kanuni temsilcisi olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.