Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/2516 E. 2025/1879 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/2516
- Karar No
- 2025/1879
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2516 Karar No : 2025/1879
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören muhtelif tarih ve sayılı beyannameler muhteviyatı eşyaya ilişkin gümrük, katma değer vergileri ve bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin gecikme faizine ilişkin kısmı bakımından; Mahkemelerince verilen ara karara davalı idarenin cevabi yazısında, gecikme faizinin 09/10/2014 ilâ 12/10/2021 tarihleri arasında, Gümrük Kanunu'nun 193. maddesinin 3. maddesi uyarınca hesaplandığı, hesaplama yapılırken dahilde işleme rejimine ilişkin ihlalinin gerçekleştiği 17/08/2021 tarihinin dikkate alınması gerekirken, hataen beyanname tescil tarihlerinin faiz başlangıcı olarak esas alındığının belirtildiği, idare tarafından gecikme faizi hesaplanmasına dayanak olarak gösterilen 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 193. maddesinin 3. fıkrasının uyuşmazlığın dahilde işleme rejiminin ihlal edilmesinden kaynaklanması sebebiyle işbu olayda uygulanma imkanının bulunmadığı, ödeme emrinin diğer kısımları bakımından ise, ödeme emrinin dayanağı olan muafiyet kapsamından çıkarılan eşyaya isabet eden vergilerin istenilmesi işlemine karşı açılan davada Mahkemelerince verilen E:..., K:... sayılı incelenmeksizin red yolundaki kararın kesinleştiği, yine ödeme emrinin dayanağı para cezasının ve vergilerin davacı tarafından 7326 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılarak kesinleştirildiğinin görüldüğü, uyuşmazlığın esasına ilişkin itirazların ödeme emri aşamasında ileri sürülemeyeceği, ödeme emrine itiraz sebepleri 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirtilenler ile sınırlı olduğundan, dava konusu ödeme emrinin vergi ve cezaya isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan dahilde işleme rejiminin ihlal edildiğinin 17/08/2021 tarihli cevaplı raporla idarenin bilgisine girmiş olması sebebiyle, zaman aşımı süresi bu tarihten başlaması gerektiğinden, davacının zaman aşımı itirazı yerinde görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen da davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emri içeriği gecikme faizinin hesaplanmasında gümrük yükümlülüğünün başladığı tarih olarak dahilde işleme rejimine ilişkin ihlalin gerçekleştiği tarihin esas alınmasının gerektiği, sehven beyannamenin tescil tarihinin faiz başlangıcı olarak esas alındığı, kararın gecikme faizine ilişkin kısmının düzeltilmesinin uygun olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.