Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/1879 E. 2025/8627 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/1879
Karar No
2025/8627
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/1879 Karar No : 2025/8627

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Bank Asya'da ... müşteri numarası ile 05/03/2014 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, mezkur hesaba 15/04/2014 tarihinde 4.000,00-TL, 07/11/2014 tarihinde 2.400,00-TL, 20/02/2015 tarihinde 1.000,00-TL, 16/03/2015 tarihinde 5.500,00-TL, 21/04/2015 tarihinde 5.000,00-TL para yatırdığı, ayrıca 30.01.2015 tarihinde 4.263,51 TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı, 17/25 Aralık 2013 süreci ve devamında, Bank Asya'da yeni hesap açan ve bu hesaba para yatıran davacının, bu eylemi sebebiyle FETÖ/PDY terör örgütüyle bağ kurduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğunun tespit edildiği, hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ... sayılı iddianamede; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğu tespit edilen ve KHK ile kapatılan Altın Lale Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneğine üye olduğunun tespit edildiği, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup bu haliyle Anayasamızda yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından 05/12/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:... sayılı kararıyla, davacının istinaf isteminin reddine ilişkin Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacıya 23/05/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, incelemeye konu temyiz başvurusunun ise 05/12/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı tespit edilmiş olup, bu durumda yukarıda belirtilen otuz (30) günlük yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı belirtilerek, davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf kararının usulüne uygun bir şekilde tarafına tebliğ edilmediği, tebliğ yapılan adresin eski oturduğu adres olduğu, tebliğ yapan memurun araştırma dahi yapmadan tanınmıyor ibaresini evraka yazdığı, yeni adresine usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, tebliğ mazbatasındaki “kapıcı komşu yönetici bulunmadığından tanınmıyor” ibaresinin gerçeğe aykırı olduğu, bina yöneticisinin aynı evde ikamet ettiği abisi olduğu, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe gösterilen tüm tespitlerin kamu görevinden çıkarıldığı tarihten önce ve hukuka uygun usullerle elde edilmiş olması gerektiği, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin düşük meblağlarda olduğu ve rutin bankacılık işlemleri kapsamında kaldığı, sendika üyeliğinin tek başına örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, kamu görevinden çıkarılma tarihinden sonra hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, terör örgütünün ilk şiddet eyleminden sonra üyeliği gösteren açığa vurulmuş iradi faaliyetleri nedeniyle sorumlu tutulabileceği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, aksine uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, kamu görevlilerinin zorunlu emeklilik yaşına kadar kendileri istemedikçe mesleklerinden çıkarılamayacakları ve emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı, kamu görevine girme ve kamu görevinde çalışmanın Anayasal bir hak olduğu ve hakkın özüne dokunulmaması kaydıyla sınırlandırılabileceği, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince yüksek miktardaki harç ve masrafların mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğinin belirtildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri, ölçülülük ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, kanunla önceden kurulmuş mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, özel hayata saygı hakkı, eğitim hakkı, ayrımcılık yasağı, mülkiyet hakkı, seyahat hakkı ve özgürlüğü, hukuk devleti ilkesi, gerekçeli karar hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararlarının onanması gerektiği belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin; istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:...kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden ise temyiz istemi reddedilerek temyiz süre ret kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kuralına yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Dava Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

İstinaf başvurusunun reddine ilişkin Dava Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden: İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar, süresinde temyiz başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle kesinleşmiş ve yukarıdaki başlıkta temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karar temyizen incelenerek hukuka uygun bulunmuştur. Bu nedenle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki kesinleşmiş Dava Dairesi kararının temyizen incelenmesine kanunen olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, 2. İstinaf isteminin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Temyiz aşamasındaki posta giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen posta giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/1879, K. 2025/8627, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-1879-e-2025-8627-k-e882c10b3649