Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/14710 E. 2025/10701 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/14710
Karar No
2025/10701
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14710 Karar No : 2025/10701

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir delil ve gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte hakkında açılan herhangi bir davanın bulunmadığı, soruşturma yapılmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, OHAL döneminde OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, bu sebeple tesis edilen işlemin hukuki dayanağının kalmadığı, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, yürütme ve yasama organlarının yargılama yetkisinin bulunmadığı, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının bağlayıcı nitelikte olmadığı, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak nitelikte olduğu, bu kavramların öngörülebilirlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, illegal herhangi bir yapı ile irtibat ve iltisakının olmadığı, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilerin gerçeğe aykırı olduğu ve çelişkiler içerdiği, bu verilerin yasa dışı delil niteliği taşıdığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... sanığın 2004-2010 yılları arasında Denizli Pamukkale Üniversitesinde öğrenim gördüğü, bu süre içerisinde örgütle iltisaklı evlerde kaldığı, kaldığı evde bir dönem ev abiliği yaptığının sanık ikrarından anlaşıldığı, yine bu dönemde örgüte ait evlerde örgütün yönlendirdiği öğrencilere ders çalıştırmak, namaz kıldırmak, Fethullah Gülen ile bilgileri bu öğrencilere aktarmak suretiyle örgütün eylemleri çerçevesinde örgüte eleman sağlamak şeklinde faaliyette bulunduğu, sanığın bu görevlerde bulunduğunun tanıklar E.K. ve K.İ.B.'nin beyanlarından anlaşıldığı, sanığın daha sonra bu öğrencileri dosyada diğer tanık A.S.'ye devrettiği, bu hususun da yine tanık K.İ.B.'nin teşhis ve beyanlarından anlaşıldığı, sanık her ne kadar üniversitenin ilk yılı olan 2004-2005 yıllarında örgüte ait evde kaldığını beyan etmiş ise de tanıklar K.İ.B. ve E.K.'nin beyanlarından 2006-2007 yıllarında da sanığın örgüte ait evlerde kaldığının ve o dönemlerde lise öğrencisi olan tanıklar K.İ.B. ve E.K.'ye örgütün evlerinde örgütsel faaliyetler çerçevesinde eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın üniversite okuduğu dönemde gerek örgütün evinde kaldığını kabul ettiği dönemde gerekse de ayrıldığını beyan ettiği 2005 tarihinden okulunu bitirdiği 2010 yılına kadar örgütün sohbet adı altında gerçekleştirdiği örgütsel toplantılarına katıldığının sanığın mahkememizce alınan beyanındaki ikrarından anlaşıldığı, sanığın 2011 yılında Merzifon POMEM'i kazandığı ve 2011-2012 yıllarında eğitim görerek 2012-2015 yılları arasında Karabük Safranbolu'da, 2015 yılından ihraç edildiği tarihe kadar Erzurum ilinde polis memuru olarak çalıştığı, sanığın kullanmış olduğu ... numaralı GSM hattının 25.12.2011- 03.08.2012 tarihleri arasında Polis Meslek Yüksek Okulunda eğitim gördüğü dönemde toplam 36 defa operasyonel hatlardan arandığının Amasya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 26/07/2022 tarihli Operasyonel Hat İrtibatına İlişkin Rapor ile tespit edildiği, buna göre sanığın kullanmış olduğu ... numaralı GSM hattının örgütün Emniyet Mahrem Yapılanması içerisinde polis okulu öğrencilerinden sorumlu olan tanık B.K.'nin kullanımındaki ... numaralı hattan 25/12/2011 ile 27/05/2012 tarihleri arasında 24 kez, Emniyet Mahrem Yapılanması içerisinde polis okulu öğrencilerinden sorumlu olan tanık T.K.'nin kullanımındaki ... numaralı hattan 14/04/2012 ile 03/08/2012 tarihleri arasında 12 kez arandığı, tanık B.K.'nin alınan beyanında bu tarihlerde Amasya Polis okulundaki öğrencilerden sorumlu olduğunu, örgütün kendilerine şahsi telefondan öğrencileri aramamaları amacıyla verdikleri telefonda takılı ... numaralı hattan polis okulu öğrencilerini aradıklarını, bu görev kapsamında kendilerine öğrencilerle sohbet, kahvaltı gibi görevler verildiğini, öğrencilere yapılacak etkinliklerle alakalı bilgilendirme yaptıklarını, aramaların buna ilişkin olduğunu beyan ettiği, sanığı arayan diğer tanık T.K. her ne kadar sanığı tanımadığını, arayıp aramadığını hatırlamadığını beyan etmiş ise de tanık B.K.'nin tanık T.K.'nin o dönemlerde polis okulu öğrencilerinden ilgilendiğini, örgütün kendisini T.K.'nin altında görevlendirdiğini, öğrencilerden asıl sorumlu olan kişinin T.K. olduğunu beyan etmesi, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen tanık T.K. hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada emniyet mahrem imamı olduğu kabul edilmesi ve atılı suçlamaları kabul etmemesi gözönünde bulundurulduğunda sanık hakkında beyanda bulunmamasının olağan olduğu ve sanığın T.K. tarafından operasyonel hatlardan örgütsel gizliliğe uygun olacak şekilde arandığının ve sanığın bu aramalar doğrultusunda örgütün faaliyetlerine katıldığının anlaşıldığı, sanık hakkında düzenlenen Veri İnceleme Raporunda 2015 MART ALAN:EA (FETÖ içerisinde olup benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade ettiği,) 2015 MART ALAN DIŞI:0 (Hakkında bilgi olmayan personel), KURS TAKSİDİ : 200 (örgüte aktardığı para) ETÜT 2015: 1 (Örgütün faaliyetlerine veya sohbete katılım sayısı) şeklinde bilgilerin bulunduğu, sanığın Sulh Ceza Hakimliği'nde alınan beyanında 2012 yılında polis olduğunu 2015 yılına kadar nadir aralıklarla sohbete katıldığına ilişkin tevilli ikrara dayanan beyanı ve sanık hakkındaki dosya kapsamındaki diğer deliller ile Veri İnceleme Raporundaki tespitlerin birbiriyle uyumlu olması nedeniyle sanık hakkında düzenlenen Veri İnceleme Raporundaki tespitlerin doğru olduğuna kanaat edinildiği, Her ne kadar sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediğine yönelik savunmada bulunmuş ise de sanık hakkında yukarıda açıklanan tüm bilgi belge ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün evlerinde kalmak, örgüt içerisinde görev alarak ev abiliği yapmak, örgüte eleman yetiştimek amacıyla bu evlerde öğrencilere ders ve örgütsel bilgiler vermek, örgütün düzenlediği sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katılmak, örgütün gizli iletişim yöntemlerinden olan operasyonel hatlardan aranmak suretiyle örgütsel toplantı ve faaliyetlerde görev almak, polis memuru olmasına rağmen kamu otoritesi dışında görevinin dışında hiyearşiye tabi olmak suretiyle eylemlerde bulunmak, örgüt içerisinde görevler alarak örgüt amaçlarına yönelik faaliyetler yaparak örgüt hiyerarşisi içerisinde ve bu hiyerarşiye bağlı hareket etmek suretiyle örgütün kuruluş amaçlarını eylemlerini ve faaliyetlerini benimsediğini gösterir şekilde örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, ..." şeklinde yer alan beyanlar ve tespitler dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/14710, K. 2025/10701, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-14710-e-2025-10701-k-d5bab37676fb