Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/22003 E. 2025/15470 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/22003
- Karar No
- 2025/15470
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/22003 Karar No : 2025/15470
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca yeterli araştırma yapılmadan başvurusunun reddine karar verildiği, personel bilgi dosyasında yer alan tespitlerin somut delillere dayanmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat veya iltisakının bulunmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek bir davranışının bulunmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer verilen sadakat yükümlülüğü dikkate alınırken aynı Kanun'da yer alan kamu görevinden çıkarma işleminin tesisi için öngörülen usul ve esasların dikkate alınmadığı, Bölge İdare Mahkemesince keyfi şekilde davanın reddine karar verildiği, tanık N.İ.'nin beyanlarının duyuma dayalı olduğu, örgütsel amaç taşıyan bir telefon görüşmesinin olmadığı, Bölge İdare Mahkemesince, sabit hattan yapılan aramaların örgütsel toplantılara katıldığını destekler nitelikte görülmesinin dayanaktan yoksun olduğu, lehine olan hususların dikkate alınmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararında yer verilen para transferlerinin örgütsel bir saik taşımadığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince kardeşi hakkındaki tespitlerin kendisine atfedilemeyeceği, terör örgütüyle iltisak ve irtibatı bulunduğu yönünde yapılan değerlendirmenin keyfi ve orantısız olduğu, Kimse Yok Mu Derneğine insani duygularla para gönderilmesinin örgütsel faaliyet olarak nitelendirilemeyeceği, çocuklarını örgüte müzahir dershaneye gönderirken örgütsel bir amaç taşımayıp sadece eğitim ve ekonomi saikleriyle hareket ettiği, gazete ekinde verilen deneme sınavı kitapçığını temin etmek için Zaman Gazetesine abone olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesine aykırı hareket edildiği, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere uyulmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararında davacının kardeşi hakkındaki tespitlere de yer verildiği görülmüş ise de, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.