Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/12416 E. 2025/11283 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/12416
Karar No
2025/11283
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/12416 Karar No : 2025/11283

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı'nda polis memuru olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, "dava konusu işlemin iptali" yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve E:2023/22451, K:2024/7208 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle davalı idarenin "istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi" yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyiz aşamasında dosyaya sunulan veri analiz raporunun yeni herhangi bir husus içermemesine rağmen aleyhine karar verildiği, FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca hazırlanan, bir çok çelişki içeren ve başka herhangi bir hukuka uygun somut delil ile desteklenmeyen kodlama verisinin hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ByLock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, Digitürk üyeliğinin bulunmadığı, örgüte ait okul, dershane veya kurslara gitmediği, herhangi bir ad altında örgüte maddi yardımda bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olmadığı, örgütün herhangi bir faaliyetine katılmadığı, örgüte sempati dahi duymadığı, dini değerlerine bağlı birisi olmasından kaynaklı örgüt tarafından kazanılacak bir hedef olarak görülmüş olabileceği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan adli soruşturma neticesinde de kovuşturmaya yer olmadığı karar verildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte; -C.A. adlı şahıs hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında düzenlenen ... tarihli ve Esas No: ..., İddianame No: ... sayılı iddianamede, "...2012 Ocak ayında. Evden ayrılmam nedeniyle az önce ismini belirttiğim ... abi beni Ö.P., ... ve ismini hatırlamadığım sonradan eş durumu tayinle siirte giden bir kişi ile birlikte sohbetlere katılmam için onların sohbet grubuna dahil etti. Sohbetler Ankara Demetevler İvedik Caddesi üzerinde bulunan ... üzerinde bulunan öğrenci evinde yapılıyordu... Bu evde sohbeti Ö. abi organize ediyordu. Evde Fetullah GÜLEN vaazı dinliyor, Fetullah GÜLEN kitapları okuyorduk ve onlar üzerine Ö. bize anlatıyordu. 2013 yılı haziran yada temmuz ayında Ö. isimli şahsın komiserlik eğitimine katılması sonucu sohbetlere ara verildi. Bu sohbetlerde benden bir şey isteyen olmadı. Çünkü hepimiz polistik. Meslek bilgisi isteyen olmadı. Bende o dönemde yani 2013 yılı eylül ayında düğün yapıp evlendim. Yıllık izin düğün izni derken zaten sohbet ortamından ayrı kalmıştım. Evliliğim cemaat evliliği değildi. Düğün akabinde 17-25 Aralık süreci oldu. Süreçten sonra Ankara’da benim bildiğim kadarıyla sohbet yapılmadı...737 numarada bulunan şahsın ismini ... olarak bilirim, ifademde adı geçen Ankara ilinde TEM şubede birlikte çalıştığım benimle birlikte cemaat sohbetlerine katılan şahıstır. (T.C:... ... olduğu anlaşıldı.)..." şeklinde beyanda bulunduğu, -davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla verdiği ifadenin yer aldığı 15/01/2019 tarihli sorgulama tutanağında, davacının, "... Ben az sonra anlatacağım nedenlerle 2011-2013 yılları arasında bilmeden bu yapının sohbetlerine katıldım. C.K. isimli polis memurunun ifadesine istinaden yaklaşık 15 gün önce organize şube müdürlüğünde fetö kapsamında müdafii huzurunda ifadem alındı. bu İfademde özetle : C.K.'yı şubeden tanıdığımı, Ancak sohbet ortamında bulunup bulunmadığımı hatırlamadığımı ifade ettim. İfadem sonrası Cumhuriyet Başsavcılığımıza bir dilekçeyle müracaat ederek 2011-2013 yılları arasında o zamanlar cemaat olarak bilinen hakkımdaki soruşturmaya neden olan örgütün toplantılarına katıldığımı, kimlerle katıldığımı belirten bir dilekçe ile müracaat ettim. ben bu dilekçe içeriğini aynen tekrar ederim. Ben 2011 yılında Ankara TEM şube müdürlüğünde çalışıyordum. Bu yıla kadar hakkımdaki soruşturmaya neden olan örgütle temasım olmadı. tem şubeye 2010 yılının sonunda gelmiştim. o tarih itibariyle hem benim ailemin hem de eşimin ailesi maddi sıkıntıları vardı. 2 ailede bir nevi iflas etmişti. Birçok icra dosyaları vardı. ayrıca gıda tarım il müdürlüğünde halen memur olarak çalışan eşiminde bu olaylar nedeniyle psikolojik sorunları oluşmaya başladı. Ben bu nedenlerle sıkıntı içerisindeydim. tem büroda çalışan İ.S.'yi daha önceden tanımıyordum. İcra durumunu, eşimin rahatsızlığını dertleşmek anlamında İ.S.'ye samimiyetimiz ilerledikçe anlatmaya başladım. Kendisi beni İftar yemeğine davet etti. Bu İftara ben yalnız olarak gittim. İ.S.'nin ailesi vardı. Bu iftarda F.Gülen cemaati anlamında herhangi bir faaliyet olmadı. Daha sonra beni ayda 1-2 kez evine çay içmek, dertleşmek için davet etti. Bu davetlerin birinde namaz kıl, kuranı kerim oku, sıkıntıların bu şekilde azalır, zaman geçtikçe de sıkıntılarından kurtulursun gibisinden tavsiyelerde bulundu. Ö.G.P., T.B., B.T., C.K. isimli şahısları da tem şubede çalışmaya başlayınca tanıdım. Bu şahıslarla F.Gülen örgütüne yöenlik olarak toplantı, himmet, burs, kurban, fişleme vb herhangi bir faaliyete katılıp katılmadığı sorulduğunda : katılmadım , yapmadım. herhangi bir faaliyette bulunmadım. Ö.M.P.'nin ve İ.S.'nin evine çay daveti üzerine gittim ancak herhangi bir Gülen örgütü faaliyeti yapılmadı. Örneğin Gülen kitapları okuma, videosu izleme faaliyetlerini övme, yurt içi, yurt dışı faaliyetlerinden bahsetme, himmet, burs toplama gibi bi olay olmadı. Ancak herhangi bir cemaat adı verilmeksizin zekat ve fitrenin ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere kendisine verebileceğini Ö.G.P. ve İ.S. söyledi. Değişik zamanlarda en fazla 70-80 TL yi geçmeyecek şekilde Ö.G.P. ve İ.S.'ye birkaç kez elden zekat ve fitre amaçlı ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere para verdim. Kendileri bu parayı kime verdiklerini söylemedi. Kendilerinden sonra para kimde toplanıyor birşey demediler. Ö. ile İ.'nin evine gittiğimde sadece ben ve ev sahibi olurdu. Ayrıca Ö.G.P.'nin daveti üzerine Demetevlerde ismini bilmediğim bir marketin üzerindeki bekar evi olduğu söylenen eve 5-10 kez gittim. Bu evde T.B., İ.S., Ö.G.P., B.T. ve C.K. ile tanımadığım ve emniyettede teşhis edemediğim şahıslar vardı. Bu evde İ. ve Ö. ile tanımadığım polis memurlarından birisi bizlere kuranı kerim okudu. Kime ait olduğunu bilmediğim bir kitaptan dini bölümler okundu ve örneğin Ö. bu kitabı okuduğunda kendisi yorumluyordu. Kitabın dili çok ağırdı. bir seferinde ertesi gün işe gittiğimizde Ö.'ye okuduğu kitabın ne olduğunu, dilinin çok ağır olduğunu ve anlamanın zor olduğunu söylediğimde tefsir kitabı, islami konulara ilişkin yorum kitabı olduğunu söyledi ancak kime ait olduğunu söylemedi. Dinen önemli olan kandil gecelerinde gidiyordum. o günde de o geceye ilişkin dini kitaplar okunurdu ve ben salonda otururdum. Kimseyle de ibadet yapmadım. toplu olarak ibadet yapıldığını da görmedim. Fetullah Gülenin cdlerini izlemek gibi faaliyet olmadı. yine F.Gülenin cemaatine yönelik herhangi bir faaliyette bulunulmadı. Demetevlerdeki bu evde zekat ve fitre adı altında da olsa para konusu geçmedi. Para konusu Ö. ve İ.'nin evinde ve bu şahıslar tarafından bazen iş yerinde dile getiriliyordu. Bir gün iş yerinde bulunduğum sırada demetevlerdeki evde gördüğüm B.T. isimli şahıs bana 'Sen neden toplantılara düzenli gelmiyorsun, düzenli olarak yardım yapmıyorsun' diye bana soru sordu. Ben de kendisine 'ben allah rızası için müsait oldukça toplantılara gittiğimi, gücüm ölçüsünde birkaç kez yardım ettiğimi, ancak sürekli gelme ve sürekli yardım etme konusunda kimsenin beni zorlayamıyacağını' söyledim. B.T. beni toplantı ve yardım konusunda zorladı. B.T. zaman zaman iş yerimize gelerek T.B. ile görüşürdü. Ben bunu bildiğimden T.B.'ye 'B.T.'nin toplantılara düzenli katılmam ve düzenli maddi yardım yapmam (her ay 100 TL den aşağı olmamak üzere) hususunda beni zorladığını, yaptığı zorlamanın yanlış olduğunu ve bu durumda rahatsız olduğumu' söyledim. Kendisi de bana 'B.'nin zorlaması yanlış ancak sen yine de mümkün oldukça Alah Rızası için toplantılara git, gücün ölçüsünde allah rızası için yardım et' dedi. bu olay olduğunda yani B.T.'nin beni toplantı ve yardım için zorladığında 2013 yılının bahar aylarıydı. ben bu konuşmadan sonra T.B.'nin çay içelim, akşam arkadaşlarla toplanacağız davetlerini kabul etmedim. bir daha hiçbir toplantıya gitmedim. Ben demetevlerde bulunan eve hiçbir zaman yalnız gitmedim. iş çıkışı beni davet ederlerdi. İ.S. veya Ö.G.P.'nin iş çıkışı yaptıkları davet üzerine kendileri ile birlikte giderdim. B.T. yukarıda anlattığım düzenli olarak toplantıya gelme ve maddi yardım istemesi sırasında bu şubede güzel bir şekilde çalışıyorsun burda çalışmak isteyen birçok kişi var buranın değerini bilmek lazım mesai akşam olmuyor. Evine gidebiliyorsun. Bunların kıymetini bilmek lazım gibisinden cümleler söyledi. Her ne kadar dilekçemde B.'nin ve T.'nin rahat çalıştırmayız şeklinde telkinde bulunduklarından bahsetmiş isem de bundan maksadın toplantılara düzenli olarak gidip yardım etmezsem rahat çalışamayacağımı üstü kapalı bir şekilde anlatmış olmalarıdır. ... ile aramdaki meseleyi T.'ye anlattığımda T. burda rahat rahat çalışıyorsun, kıymetini bil, toplantılara mümkün oldukça gel ve yardım et demişti. ...'ın ifadesinin kendisine ilişkin bölümü okunarak soruldu : Ben içinde bulunduğum zor koşullar nedeni ile 2011-2013 yılları arasında İ.S., Ö.G.P.'nin evlerinde ve demetevlerdeki evde dini sohbetlere F.Gülen cemaati sohbetleri olduğunu bilmeksizin katıldığımı ve daha sonra B.T. ile yapmış olduğumuz zorlamaya dayalı konuşma sonrası 2013 yılı bahar aylarında sohbetleri bıraktığımı ve İ. ile Ö.G.P.'ye birkaç kez elden zekat ve fitre olarak ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere para verdiğimi kabul ediyorum. Ancak benim katıldığım İ. ve Ö'.nin evindeki ve ayrıca demetevlerdeki evde F.Gülen cematine yönelik isim belirtilerek herhangi bir faaliyet yapılmadı. benim gitmiş olduğum toplantılarda sivil şahıslar herhangi bir faaliyette bulunmadı. gerek İ., gerek Ö.'nün evine girişlerde ve gerekse demetevlerdeki eve gidiş gelişlerde herhangi bir tedbir almazdım. Bu yöndede bir istek yapılmadı. Toplantı sırasında telefon yanımdaydı. Bir keresinde telefonum çaldığında sessize almam söylendi. Bunun dışında dışarda bırakmam ya da getirmemem ya da bataryasını çıkarmam hususunda bir istekleri olmadı. Toplantılarda çalıştığım yer kişi,olay, kuruluşlara ilişkin bilgi istenmedi. Eklemek istediği birşey olup olmadığı soruldu : 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra bu saymış olduğunm şahıslar tem şubeden gönderildiği halde ben çalışmaya devam ettim. 2014 yılının Eylül ayında talep üzerine Cumhurbaşkanlığı'na geçtim. o dönem fetö konusunda ciddi bir mücadele vardı. Cumhurbaşkanlığı'na geçmem ve orada uzun süre çalışmam benim bu örgütle bir ilgimin olmadığını gösterir. 17/25 Aralık sürecinden önce zaten bağımı koparmıştım. Bu süreçten sonra saymış olduğum şahıslardan tamamen uzaklaştım. Hatta şubedekilerden de uzaklaşmaya başladım zira kimin ne olduğu belli değildi. bana emniyette sorulan sorulardan biri de benim hakkımdaki kodlamadır . benim için SDA kodunu verdiklerini öğrendim. Bu kodun anlamı 17/25 Aralık sürecinden etkilenerek bu örgütten ayrılan kişileri ifade ettiğini belirttiler. ben bilerek bu örgütün içine girmemekle birlikte bu kodlamada savunmamı doğrulamaktadır Bank Asya'da hesabım yoktur. Bylock kullanmadım. Bu örgütün ev, yurt, dershane gibi imkanlarından yararlanmadım. Bu hususlar gözetilerek hakkımda takipsizlik kararı verilmesini, aksi takdirde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ederim." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, davacının, örgütün sohbet adını verdiği toplantılara katıldığını ve örgüt mensuplarına zekat ve fitre adında para verdiğini beyan ve kabul ettiği, tanığın da davacıyla birlikte sohbet adı verilen toplantılara katıldığını beyan ettiği, davacı hakkında düzenlenen 11/02/2019 tarihli veri inceleme raporunun "Kurs Taksidi" bölümünde yer alan "100" kaydı ile "Etüt 2015" bölümünde yer alan "3" şeklindeki kaydın davacının beyanlarını destekler mahiyette olduğu anlaşılmış olup davacı hakkındaki sohbet adı verilen toplantılara katıldığı ve örgüte maddi yardımda bulunduğu şeklindeki tespitler ile dava dosyasında yer alan ve İdare Dava Dairesi kararında belirtilen davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/12416, K. 2025/11283, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-12416-e-2025-11283-k-c29140af80fb