Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/10297 E. 2026/734 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/10297
- Karar No
- 2026/734
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/10297 Karar No : 2026/734
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00-TL iken, mezkur hesaba 29/01/2014 tarihinde 6.350,00-TL para yatırdığı ve bu tutarla aynı tarihte katılım hesabı açtığı ve FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Yaprak Eğt. Yay. Bilg. Tur. İnş. A.Ş.'ye 16/10/2014 - 16/01/2015 tarihleri arasında toplam 1.000,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu tespitleri dikkate alındığında FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... sayılı soruşturması kapsamında ... isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kartta davacıya ait güncellenmiş veri inceleme raporunda, 2012 Aralık Ayı ALAN kodlamasının "DİL2" şeklinde olduğu, kodun açıklamasının "Bu aşamada stajyer ile arkadaşlık/dostluk ilişkisi ilerlemiş, aile ziyaretleri gerçekleştirilmiş, dünya görüşü hakkında detaylı bilgi temin edilmiş, çeşitli sosyal aktiviteler gerçekleştirilmiştir" şeklinde tanımlandığı, söz konusu kodlamanın da davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı yönünden delil mahiyetinde olduğu ve hükme esas alınabileceği değerlendirilerek, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, ... isimli gizmi tanıktan elde edilen listede ehli dünya olarak örgütle irtibatının bulunmadığı şeklinde kodlandığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, 1000,00 TL eğitim şirketi ödemesinin çocuğunun dershane ücretine ilişkin olduğu, memnun kalmadığından 2 ay sonra kaydını sildirdiği ve yaptığı ödemeyi geri aldığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada hakkında beraat kararı verildiği ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile temyize konu İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' kuralına yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve .../... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaliyle işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan yapılan yargılama sonunda .... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının beraatına karar verildiği ve söz konusu kararın temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu OHAL Komisyonu kararında, davacının örgütün finans kuruluşu olan Bank Asya'daki hesap bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde (0) TL iken örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte 29/01/2014 tarihinde 6.350,00 TL para yatırdığı ve örgütle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Yaprak Eğt. Yay. Bilg. Tur. İnş. A.Ş'ye 1.000,00 TL ödeme bilgisi bulunduğu tespitlerine yer verildiği, ilk derece Mahkemesince Komisyon kararındaki tespitlere yer verilerek davanın reddine karar verildiği, İdare Dava Dairesince ise, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında ... isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kartta davacıya ait güncellenmiş veri inceleme raporunda, 2012 Aralık Ayı ALAN kodlamasının "DİL2" şeklinde olduğu, kodun açıklamasının "Bu aşamada stajyer ile arkadaşlık/dostluk ilişkisi ilerlemiş, aile ziyaretleri gerçekleştirilmiş, dünya görüşü hakkında detaylı bilgi temin edilmiş, çeşitli sosyal aktiviteler gerçekleştirilmiştir" şeklinde tanımlandığı, söz konusu kodlamanın da davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı yönünden delil mahiyetinde olduğu ve hükme esas alınabileceği değerlendirilerek, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verildiği görülmüştür.
a) Bank Asya Hesabı Yönünden; FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen bankanın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek bir kısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının Bank Asya hesap hareketleri örgüt talimatıyla uyumlu olarak değerlendirilmiş ise de, davacının Banka Asya hesabının 24/02/2000 tarihinde açıldığı, davacı tarafından 29/01/2014 tarihinde yatırılan 6.350,00 TL nin kayın validesinin umreye gitmek için yatırdığı para olduğunun iddia edildiği, söz konusu paranın çekilmeyerek hesabın kapandığı 20/07/2015 tarihine kadar hesapta kaldığı, hesabın bankanın TMSF'ye devrinden sonra da kapatılmayarak kullanılmaya devam edildiği ve talimat dönemlerinde başkaca bir hesap hareketinin de olmadığı görüldüğünden ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
b) Kodlama Verisi Tespitinin Davacı Yönünden Değerlendirmesi Gizli tanık ...dan elde edilen kodlama verileri, ilgililerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek, hukuka uygun veri niteliğindedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “ilgi” kategorisinde "Dil2" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Gizli tanık ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında, "..İLGİ; Nitelikleri itibarı ile görüşülmesi uygun görülenlerdir. İlgi alanına aktarılması düşünülen emniyet mensubunun, örgütün mahrem yapılanmasında görev alan mahrem sorumlunun toplantılarına katılan öğrencilerden (Emniyet Personellerinden) alınan bilgiler doğrultusunda, nitelikleri itibari ile görüşülmesi planlanan kişiye öncelikle öğrenciler arasından bir stajyer planlaması yapılır, başlangıçta hedef kişinin bu durumdan haberi dahi olmaz. Stajyer tarafından örgütsel bir sistematik içerisinde hedef şahsın aile yaşantısı, ilişkileri, dünya görüşü ve gündemdeki konulara bakışına kadar birçok konudaki görüşleri hakkında bilgiler toplanır, dini konular hakkında gerekli hassasiyet oluşturularak stajyer ile arasında bir vefa ilişkisi oluşturma anlamında gerekli çalışmalar yapılır. Bu çalışmalar ilk başta genel olarak insani ilişkiler üzerinden oluşturulur. Bu ilişkiler genel olarak iş yerinde birlikte yemek yeme, çay içme vb. şeklinde olur. Üç veya dört farklı safhada yaklaşık olarak dokuz aylık süreç sonrasında alana aktarımı yapılabilir. Hedef bu ilgilenme sürecinin sonunda alana aktarımı yapılmadan hemen önce, mahrem sorumluyla tanıştırma ve örgütsel toplantılar ile himmet gündeme gelir. İlgi alanındaki öğrencinin alana aktarılması, örgüt mahrem sorumlusunun üst yönetimden takdir alması açısından önemli bir eylemdir.; "..İLGİ alanında yer alan kodlamalar şunlardır: DİL/İLGİ: Dil ibaresi ile örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişiler belirtilmektedir... DİL2 seviyesi, "Bu aşamada stajyer ile arkadaşlık/dostluk ilişkisi ilerlemiş, aile ziyaretleri gerçekleştirilmiş, dünya görüşü hakkında detaylı bilgiler temin edilmiş, çeşitli sosyal aktiviteler gerçekleştirilmiş" kişidir. Örgütün kodlama sistematiğinin işleyişine dair beyan ve tespitlerin incelenmesinden, örgütün topladığı bilgi ve belgeler çerçevesinde nitelikleri itibariyle görüşülmesini uygun gördüğü hedef kişileri "ilgi" kategorisinde kodladığı ve bu kişilerle ilgilenmek üzere "stajyer" olarak tabir edilen bir kişiyi görevlendirdiği, "stajyerin" hedef kişi ile bir vefa ilişkisi oluşturmaya çalıştığı ve bu aşamada hedef kişiyi örgüte kazandırmaya çalıştığına dair amacını gizleyerek, insani ilişkilerden ve dini konulardan ibaret olan faaliyetlerden geçirmek suretiyle dünya görüşü, dini hassasiyetleri, gündemdeki konulara bakışı, aile yaşantısı ve ilişkileri gibi konularda bilgiler topladığı, söz konusu bu faaliyet aşamalarında hedef kişinin örgütün gerçek yüzü ile henüz karşılaşmadığı anlaşılmaktadır. Bu ilgilenilme sürecinin sonunda ve hedef kişinin alana aktarımı yapılmadan hemen önce ise örgütsel toplantılar, himmet ve mahrem sorumlu ile tanıştırılmasının gündeme gelmesi suretiyle hedef kişinin örgütün yapısı ve işleyişi hakkında bilgi edinmeye başladığı, son aşamadaki bu faaliyetlere uyumla katılım sağlamasının ve mahrem sorumlunun onayını almasının ardından ise "alan-içi" kategoride kodlanarak örgütün etki alanı içerisine girdiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davacı hakkındaki 19/02/2025 tarihli veri analiz raporunun incelenmesinden, davacının, raporun "2012 Nisan Alan" kısmında "DİL" olarak, "2012 Aralık Alan" kısmında "DİL2" olarak, "2013 Kasım Alan" kısmında "AD" olarak, "Alan Dışı" kısmında "MNML" "Polis memurları için diğer cemaatlere müntesip kişiler" olarak, "2015 Mart Alan" kısmında "AD" olarak, "Alan" kısmında ise "EDL" "Ehli dünya bir yaşam süren kişi" olarak kodlandığı bilgisine yer verilmiş olması, öte yandan dosya kapsamında, davacı hakkındaki "dil2" kodlamasının aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmaması karşısında, bu şekilde kodlanmış kişinin henüz örgütün etki alanı içerisine girmeyip, örgüte kazandırılma aşamasında olduğu hususu bir arada değerlendirildiğinde, "Dil2" olarak kodlanmış olmanın tek başına kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olmayacağı sonucuna varılmıştır.
c) Diğer Tespitler Yönünden; Dava konusu işlemde, davacının örgütle irtibatlı olduğu gerekçesiyle kapatılan Özel Yaprak Eğt. Yay. Bilg. Tur. İnş. A.Ş'ye 16/1//2014-16/01/2015 tarihleri arasında 1.000,00 TL ödeme yaptığı tespitine yer verildiği görülmekte ise de, bu hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından tek başına yeterli olmayacağı ve diğer delillerle desteklenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı görülmüştür. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.