Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/7834 E. 2026/1041 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/7834
Karar No
2026/1041
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7834 Karar No : 2026/1041

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkında FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) suçun sübuta erdiği ancak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmekte olup bahse konu kararın ceza hukuku bağlamında davacı aleyhine bir sonuç doğurmadığı hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte ceza mahkemesince verilen karardan bağımsız olarak ceza dava dosyasında yer alan delillerin idarî yargı mercilerince davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine engel bir durumun olmadığı açıktır. Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında davacının idareye verdiği yanıtları içerir 17/06/2019 tarihli “Bilgi Alma Tutanağı”nın ve davacı hakkındaki anılan ceza dava dosyasının birlikte incelenmesinden, daha sonraları örgüte ait olduğunu öğrendiği üniversite öğrencilerinin kaldığı eve 1994-1995 yıllarında hafta sonları gündüzleri ders çalışmaya gittiği, örgüt evindeki ... ve ... isimli abiler tarafından askeri liseye yönlendirildiği, 1997 yılında başladığı askeri lisede örgütle bağlantısının sürdüğü, 2000 yılında eğitime başladığı Kara Harp Okulunda ... isimli mahrem imama devredildiği, Zırhlı Birlikler Okul ve Eğitim Tümen Komutanlığında görev yaptığı 2004-2005 yıllarında ... isimli mahrem imamla sabit hattan aranmak suretiyle görüşmeye devam ettiği, 2005 yılında atandığı Çanakkale ilinde ... isimli bir başka mahrem imam tarafından sabit hattan arandığı, 2008 yılında atandığı Ağrı ilinde sabit hattan ... isimli mahrem imam tarafından arandığı ve görüşmelere gittiği, KKTC ... Zırhlı Tugayına tayin olduğu 2011 yılında ... isimli mahrem imama devrolunduğu ve görüşmelere devam ettiği, 2013 yılında TSK İstihbarat Okuluna kurs için geldiğinde ... isimli mahrem imama devrolunduğu, aynı yılın haziran ayında Genelkurmay İstihbarat Başkanlığına tayin olduğu ve Mehmet isimli mahrem imama devrolunduğu ve görüşmelere 2015 yılının yaz aylarına kadar devam ettiği sonrasında Turgut isimli mahrem imama devrolunarak görüşmelere devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/7834, K. 2026/1041, T. 20.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-7834-e-2026-1041-k-757814484f09