Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/2153 E. 2024/21985 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/2153
- Karar No
- 2024/21985
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2153 Karar No : 2024/21985
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının birinci sınıfa ayrılma incelemesine 1 ay kala başlatılması sebebinin, HSK seçimlerinde yeni seçilen kurul üyelerine destek vermediğinin düşünülmesi nedeniyle olduğu, soruşturmaya konu fiili nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği, beraat hükmünün bağlayıcı olduğu dikkate alınmaksızın hakkında davaya konu disiplin cezasının verildiği, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yeniden inceleme ve itiraz başvurularının gerekçesiz şekilde reddedildiği, FETÖ/PDY üyeliğinden hakkında verilen yargı kararı kesinleşmeden, dava konusu kararda mahkumiyetine ilişkin vurgu yapıldığı, hakkında uygulanan disiplin maddesinin hukukilik şartını taşımaması, disiplin kararının gerekçesinin yeterli olmaması, alınan tedbirin acil bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelip gelmediği ve izlenen meşru amaçla orantılı olup olmadığı konusunda herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, HSK'da görev yaptığı süre boyunca, ihraç kararında bir kısmının ismine yer verilen ve kamuoyunun gündemi işgal eden dosyaların soruşturma ve kovuşturmalarını yürüten hakim ve savcılar hakkında yapılan şikayetler sonucunda en az 292 dosyasının sunumu yaptığını, toplamda ise yaklaşık 4000-5000 civarında dosyanın sunumunu yaptığı, sadece bir dosyada eksik iddia kurduğunun iddia edilmesinin iyi niyet ile bağdaşmadığı ve kasten hareket edildiğinin ortaya konulamadığı, kaldı ki, bu tür hataların zaman zaman yapıldığı ve HSK'nın kendi sistemi içerisinde giderildiği, yasa maddesindeki "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozmak" eylemine ilişkin, iç hukukta tutarlı ve sınırlı yorumunu belirleyen bir kılavuz ve uygulamanın bulunmadığı, uygun hukuki güvencelerin eksik olduğu, sözlü savunma yapma ve tanık dinletme, benzer hataların yapılıp yapılmadığı ve düzeltilme yönteminin ne olduğunun araştırılması, disiplin dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerin verilmesi gibi taleplerinin karşılanmadığı, meslekten çıkarma disiplin cezası bakımından herhangi bir zamanaşamı öngörülmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki hukuki belirlilik ilkesinin ihlal edildiği, disiplin cezasının, bağımsız ve tarafsız olmayan bir organ (HSK) tarafından verildiği, hâkimlik ve savcılık mesleğinden azledilmesi nedeniyle, mesleki hayatına saygı hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacıya isnat edilen fiillerle ilgili olarak davacının lehine ve aleyhine olabilecek tüm delillerin toplandığı, isnat edilen fiillerin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğu, sürecin gerektirdiği tüm işlemlerin yasanın öngördüğü biçimde uygulandığı, davacıya savunma yapması için hakkındaki tüm isnatların açık ve net bir şekilde bildirildiği, savunma hakkı konusunda mevzuatın öngördüğü bütün olanakların sağlandığı ve davacının yazılı savunmasını yaptığı, Genel Kurul tarafından kendisine sözlü savunma hakkı verilmesine rağmen bu hakkını kullanmadığı, ceza yargılamasının devam etmesinin disiplin hukukunda bağlayıcılık arz etmediği gibi ceza yargılamasının sonucunun beklenmesinin de zaruri olmadığı, davacının mahkum olması veya olmamasının ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, davacı hakkında tesis edilen Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı "göreve son verme" işlemi ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih E:..., K:... sayılı "meslekten çıkarma cezası" işleminin hukuki dayanakları ve sebeplerinin farklı olduğu, dava konusu işlemin öngörülebilir kanuni dayanağının bulunduğu, meşru amaca yönelik olduğu, demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkesine uygun olduğu, davacının usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma neticesinde sübuta erdiği anlaşılan fiili nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcısı iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda, ilgiliye isnat edilen fiilin iş yoğunluğundan kaynaklı basit bir hata kapsamında mazur görülebilecek ya da yargısal takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı, hakimlik ve savcılık mesleğini yapacak kişilerde doğruluk ve dürüstlüğün bir erdem değil, meslek için bir gereklilik olduğu, hakimin tutum ve davranışlarıyla hakimlik mesleğinin vakar ve onurunu koruması, vicdani kanaatinden başka herhangi bir dürtü ya da etki altında kalmadan sadece hukuku uygulayacağı yönündeki kamuoyu beklentisini karşılaması, tüm uygunsuz bağlantı, yanlılık veya etkiden uzak kalması gerektiği, ilgiliye isnat olunan eylemlerin, suç teşkil etmese ve hükümlüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sabit görülmekle Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kuruluna yapılan itirazın ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır. İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Diğer taraftan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile (FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek) 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay 5.Dairesinin 10/02/2021 tarihli ve E:2016/57420, K:2021/310 sayılı kararı ile, "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesi sonucu kararın onandığı belirlenmiştir. Nitekim, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada verilen ... tarih ve E: ... , K:... sayılı kararla; silahlı terör örgütüne üyelik suçu sabit görülerek 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildiği kararın temyizi üzerine mahkumiyet hükmünün onanarak kesinleştiği de tespit edilmiştir. Diğer taraftan, dava konusu Kurul kararlarında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu nedenle meydana geldiğini ileri sürdüğü kayıplarının tazminine de olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY ve HUKUKİ SÜREÇ: ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı hakkında, HSK Şikayet Bürosunda Tetkik Hakimi olarak görev yaptığı dönemde, "uhdesine tevdi edilen ve sonradan düzenlenen 'Çatı İddianamede' Fetullahçı terör örgütünün faaliyetleri ve işlediği suçlar arasında sayılan 'Poyrazköy Davası'nın sanıklarından müştekiler K.S., M.F.İ., M.E. ve L.G. vekili Av. M.E.; İ.Z.T., H.Ö., İ.L.O., M.İ., A.B., S.D., B.Ö., M.O.Y., M.F., M.K., T.D., Ö.E. ve L.G. vekilleri Av. İ.N.T. ve Av. K.Y.S.; A.F.Ö. vekili Av. Y.A.D. ile L.B. vekilleri Av. C.Ü. ve Av. H.E.'nin müşterek imzalarını taşıyan 11/10/2010 tarihli şikayet dilekçesi ve eklerinin bulunduğu HSYK Üçüncü Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; 1)- Müşteki L.B. vekilleri Av. C.Ü. ve Av. H.E.'nin 05/05/2010 tarihli şikâyetine ilişkin HSYK ... Dairesinin (...) sayılı dosyasında; Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı, ... tarihli ve ... sayılı emirleri doğrultusunda Kurul Müfettişlerince düzenlenen 23/02/2011 tarihli inceleme raporunda, sadece inceleme maddesinde yer alan hususlarla sınırlı değerlendirme yapılarak, söz konusu iddianın doğrulanmadığı görüşünün bildirildiği inceleme raporuna istinaden HSYK ... Dairesinin ... gün ve ... esas, ... karar sayısı ile soruşturma izni verilmemesine, yeniden inceleme talebinin ise ... tarih ve ... Y.I sayı ile reddine dair verdiği kararda; İnceleme konusu iddianin '... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın (CMK'nın 250. Maddesi ile Yetkili Bölümü) yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında, yapılan talep üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi (CMK'nın 250. Maddesi ile Yetkili) Nöbetçi Hakimi (...) D.B. tarafından verilen ... tarih ve ... teknik takip sayılı, arama, el koyma ve inceleme kararında dijital veri depolama araçları hakkındaki CMK'nın 134/1. maddesine değinmeksizin genel hukümler uyarınca hukuka aykırı bir şekilde aramaya hükmedildikten sonra, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları E.Ş., F.S., M.M.Y., Z.Ö. tarafından hukuka aykırı bir şekilde verilen talimat doğrultusunda ev ve işyerinde arama yapılmak suretiyle CMK'nın 134/1. maddesindeki hükümlere riayet edilmeksizin bilgisayar kütütükleri ile dijital veri depolama araçlarına el konulduğu,' şeklinde olmasına, HSYK ... Dairesinin ... sayılı dosyasında şikayete konu edilen hususların Dairenin ... sayılı dosyasındaki iddiadan mahiyet ve içerik yönünden farklı olmasına rağmen 'Öne sürülen aynı iddianın Dairemizin (...) sayılı dosyasında da ileri sürüldüğü, iddialar nedeniyle Kurul Müfettişi eliyle araştırma yapmak üzere inceleme ve soruşturma izni verildiği, yapılan inceleme sonunda da Dairemizin 01/07/2011 tarihli ve 2011/4293 sayılı kararı ile soruşturma izni verilmemesine karar verildiği' şeklinde gerçeğe aykırı gerekçe kurarak şikâyet dilekçesi ve eklerinin HSYK ... Dairesi tarafından işleme konulmasına engel oldugu, 2)- ... eski Cumhuriyet savcıları olup ... Cumhuriyet savcısı iken meslekten çıkarılan E.Ş. ve ... Cumhuriyet savcısı iken meslekten çıkarılan F.S. haklarında, delillerin sahte üretildiğine dair iddianın da yer almasına rağmen, sadece delillerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği şeklinde eksik iddia kurarak HSYK ... Dairesi'nin gündeminde; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın (CMK'nın 250. Maddesi İle Yetkili Bölümü) ... sayısına kayıtlı soruşturmadaki delillerin sahte üretildiğine dair iddianın tartışılmasına mani olduğu, Zira; şikâyet dilekçesinde, Cumhuriyet savcıları E.Ş. ve F.S.'in komplo ürünü olan soruşturma dosyası kapsamında; 27/04/2009 tarihinde, henüz kafes eylem planı isimli bir doküman olmadığı halde, sanık L.B. ile aynı dosyada sanık olan E.G.'a L.B.'tan ele geçen 'Kafes Eylem Planı' hakkında soru sordukları, anılan Cumhuriyet savcılarının, sanki L.B.'nin ev ve işyerinde yapılan arama sonucunda elde edilen dijital kayıtlardan 'Kafes Eylem Planı' isimli dokümanın çıkacağını günler öncesinden biliyormuş gibi bu konuda sanık E.G.'a soru yönelttikleri, bu durumda adı geçen Cumhuriyet savcılarının ya komplonun düzenleyicileri arasında olup ya da komployu kuranların hazırladıkları bir soruyu sanığa yönelterek kendileri de bu suçun bir parçası haline geldikleri yonünde iddiada bulunulduğu halde, Sadece 'CMK'nın 250. Maddesi İle Yetkili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturması kapsamında hukuka aykırı olarak verilen talimat doğrultusunda L.B.'in ev ve iş yerlerinde arama yapılmak suretiyle CMK'nın 134. maddesindeki hükümlere riayet edilmeksizin (kopya çıkarılması) bilgisayar kütükleri ile dijital veri depolama araçlarına el konulması üzerine 'Kafes Operasyonu Eylem Planı' belgesinin bulunduğu iddia edilen CD1 ve DVD3 adlı deliller üzerinde yapılan incelemelerin şaibeli hale gelmesine neden oldukları' şeklinde iddia kurduğu..." hususlarıyla ilgili olarak disiplin soruşturması başlatılmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 13/02/2017 tarihli Rapor üzerine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "02.02.2009 günü akşam saatlerinde Beykoz Jandarma Komutanlığını telefonla arayan muhbir tarafından yapılan ihbarda Beykoz ... Köyü ... mevkiinde yol kenarındaki ormanlık alan içerisinde şüpheli şahıslar bulunduğu ve daha sonra araçla uzaklaştıkları yönünde bilgi verilmesi üzerine olay mahalline intikal eden kolluk görevlilerince yapılan incelemede tornavida ile işaretlenmiş ağaçlar takip edilerek ulaşılan alanda yumuşak zeminde toprağa gömülü halde bir kısmı yüzeyde görülen siyah poşet parçalarına rastlandığı, yapılan araştırmada toprağın 20 cm altında gömülü halde bulunan siyah poşet içerisindeki 50x30x20 cm ebatlarındaki plastik termosta her biri 550 gr ağırlığında 27 adet TNT kalıbı, fitil, fünye, adaptör, 100 gr C-4 plastik patlayıcı madde ele geçirildiği ve olayla ilgili tahkikata başlandığı, daha sonra bu evrakın Ergenekon soruşturmasıyla ilgisi olduğu gerekçesiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK’nın 250. Maddesi İle Yetkili Bölümü) gönderildiği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta olan 155 mail ihbar hattına 23.02.2009 tarihinde saat 23.22'de ulaşan 1999 sayılı mail ihbar ... [ve] İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü‘ne 16.04.2009 tarihinde ulaşan 3866 nolu ihbar ... üzerine 21-24.04.2009 tarihlerinde yapılan kazı çalışmalarında lav silahları, el bombaları, hakem bombaları ve diğer patlayıcı mühimmat ele geçirildiği, Kazı çalışmalarıyla eş zamanlı olarak, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın (CMK’nın 250. Maddesi İle Yetkili Bölümü) yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında yapılan talep üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi (CMK’nın 250. Maddesi İle Görevli) Nöbetçi Hâkimi (39505) D.B. tarafından verilen ... tarih ve ... teknik takip sayılı ve şüpheliler L.B., M.T.E., E.K., E.G. ve E.O.’ın adreslerinde, müştemilatlarında, üzerlerinde ve araçlarında CMK’nın 116, 117, 118, 119, 127. maddelerine göre arama, el koyma ve inceleme yapılmasına dair karara istinaden, adı geçenlerin adreslerinde Ergenekon Silahlı Terör Örgütü içerisinde faaliyet yürütme, örgüt üyesi olma, örgüte yardım etme şüphesi bulunduğu gerekçesiyle arama faaliyetlerinin icra edildiği, CMK’nın 134/1. maddesindeki hükümlere riayet edilmeksizin bilgisayar kütükleri ile dijital veri depolama araçlarına el konulduğu, L.B.’ın işyerinde yapılan aramada 1‘den 3‘e kadar numaralandırılan ve üzeri taraflarca paraflanan 2 adet DVD ve 1 adet CD, 'hp' marka bilgisayar kasası içerisinde mahallinde kopyası teknik imkânlar yetersizliği nedeni ile alınmadığı belirtilen '...' marka ... seri nolu 250 GB kapasiteli hard diske el konulduğu, işyerinde yapılan aramada ele geçirilen 3 adet CD/DVD‘nin üzerinde yapılan CD/DVD inceleme tutanağının 22.04.2009 tarihinde TEM Şube Müdürlüğü görevlilerince düzenlendiği, 3 adet CD/DVD’ye ilişkin olarak imaj ve hash değerin burada da alınmadığı, CD/DVD’ler üzerinde yapılan inceleme sonucunda tahkikata esas olduğu değerlendirilen herhangi bir delile rastlanmadığının belirtildiği, buna rağmen C. Savcıları F.S. ve E.Ş.’ın ... tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesini aldıkları E.G.’a 'Kafes Eylem Planı' hakkında soru sordukları, 24.04.2009 tarihinde yakalanan ve 27.04.2009 tarihinde evrakı ile birlikte Cumhuriyet savcılığına teslim edilen şüpheli E.G.’ın, evrakı ile mevcutlu gönderildiğine dair TEM Şube Müdürlüğü’nün ... gün ve ... sayılı üst yazı ve eklerinde anılan konuda herhangi bir bilgi de bulunmadığı halde aynı gün ifadesini tespit eden C. Savcıları E.Ş. ve F.S.’in, şüpheliye 'L.B.’ın evinde yapılan aramada elde edilen CD’de şifrelenmiş dosya içerisinde yer alan gizli ibareli 'kafes operasyonu eylem planı', 'kafese konulacakların listeleri…' ile başlayıp '…ilgililere ulaştırılsın' cümlesi ile biten 1 sayfalık evrak ve yine aynı dosya içerisinde bazı kiliselerin adreslerine, yine Türkiye’de yaşayan bazı gayrimüslüm vatandaşların isimlerini içeren listelerin olduğu evrak ile ilgili soruldu;' şeklinde soru yönelttiklerinin sabit olduğu, oysa ifadenin alındığı tarihte, ortada kafes eylem planının bulunmadığı ve bu plandan ilk kez bilirkişiler tarafından 09.05.2009 tarihinde düzenlenerek Cumhuriyet Başsavcılığına 11.05.2009 tarihinde teslim edilen 'İnceleme ve Değerlendirme Raporu'nda değinildiği, daha önce yapılan incelemede rastlanmayan bu belgenin, 09.05.2009 tarihli raporda, 'Okul (2004 DVD) Rip.mp4' isimli video dosyasının içerisine/arkasına normal bilgisayar kullanıcıları tarafından görülmesi ve okunması mümkün olmayacak şekilde 'ac.rar', 'aa.rar', 'ab.rar' ve 'aa.rar' isimli arşivleme/sıkıştırma dosyalarının 'Data Stash' isimli program kullanılarak gizlenmiş olduğunun ifade edildiği, (...) Kamuoyunda 'İstanbul Askeri Casusluk', 'İzmir Askeri Casusluk Davası', 'Amirallere Suikast Davası', 'Kafes Eylem Plânı Davası', 'Balyoz Davası', 'Poyrazköy Davası', 'Ergenekon Davası' vs. olarak bilinen davaların emniyet teşkilatı ve yargı içerisindeki örgüt mensupları tarafından kurgulanmış soruşturmaların sahte ihbar mektupları ve telefonları, sırf bu amaç için açılmış sahte elektronik posta hesapları, yasadışı dinlemeler, uydurma deliller üzerine inşa edildiği, ihbar telefonları üzerine yapılan kazı çalışmalarında ele geçirilen patlayıcı maddelerin, bir başka ihbar telefonuyla Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarıyla ilişkilendirildiği, usûl ve yasaya aykırı şekilde yapılan aramalar sonucu ele geçirilen dijital verilerin bir kopyasının hakkında işlem yapılan şüphelilere verilmediği daha sonra bu dijital verilere hukuka aykırı şekilde yükleme yapılarak şüphelilere suç isnadında bulunulduğu, bu davanın büyük ölçüde sanıkların adreslerinde yapılan aramalarda el konan dijital medyalara ilişkin bilirkişi raporlarına dayanması nedeniyle, sanıklar ve müdafilerinin dijital medyalara yönelik arama, el koyma ve incelemelerin usulüne uygun yapılmadığını, sonradan maninipülatif deliller yüklendiğini, bilirkişi raporlarının taraflı, eksik ve yetersiz olduğunu, gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek teknik bilirkişilerden uzman mütalaası alarak dosyaya ibraz ettikleri ancak bu raporların görmezden gelindiği, dijital materyallerin aidiyeti ya da teknik özellikleri yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davanın görüldüğü ... Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılması üzerine dosyanın intikal ettiği ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 02.10.2015 tarihli kararla 83 sanık yönünden beraate, 1 sanık açısından ise ölüm nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmedildiği, gerekçeli kararda; '...delillerin kanuna aykırı bir şekilde elde edilişi, imaj alma işlemlerinin yapılmamış oluşu, dijital delillere el konulduktan sonra ve dijital delillerin soruşturma makamlarının elinde iken verilerle oynanmış oluşu, ekleme ve silinme işlemlerinin yapılıp verilerin değiştirilmiş oluşu, benzer tüm dava dosyalarında özel olarak belirlenmiş aynı kişilerin tüm soruşturma aşamalarında görev almış olmaları, dijital delillerin incelenmesine yönelik soruşturma ve kovuşturma aşamasında takınılınan olumsuz tavırlar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için sanıklar ve müdafıileri tarafından yapılan pek çok talebin kanuna uygun gerekçe gösterilmeden reddedilmiş oluşu dikkate alındığında soruşturma ve kovuşturma makamında görev alanların belli bir grup ya da yapı adına hareket ettiklerine dair kuvvetli şüphelerin bulunması, açıkça delillere el konulduktan sonra sahteciliğin yapılmış olduğunun belirlenmesi dikkate alındığında sorumluların tespit edilerek cezalandırılmaları gerektiği kanaatine varıldığından bu konuda suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.' değerlendirmesi yapıldığı, Hükümde sözü edilen olumsuz tavır ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacına yönelik taleplere karşı duyarsızlığın, şüpheliler vekilleri tarafından dönemin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na yapılan başvurularda da kendisini gösterdiği, anılan davanın sanıklarından olan müşteki L.B. vekilleri Av. C.Ü. ile Av. H.E. tarafından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu‘na verilen 05.05.2010 tarihli şikayet dilekçesi ve müşteki L.B.'ın Kurul Müfettişlerine verdiği ifade sonrası; '... Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK'nın 250. Maddesi İle Yetkili Bölümü) yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında, yapılan talep üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi (CMK'nın 250, Maddesi İle Yetkili) Nöbetçi Hâkimi (...) D.B. tarafından verilen ... tarih ve ... teknik takip sayılı, arama, el koyma ve inceleme kararında dijital veri depolama araçları hakkındaki CMK'nın 134/1. maddesine değinmeksizin genel hükümler uyarınca hukuka aykırı bir şekilde aramaya hükmedildikten sonra, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları E.Ş., F.S., M.M.Y., Z.Ö. tarafından hukuka aykırı bir şekilde verilen talimat doğrultusunda ev ve işyerinde arama yapılmak suretiyle CMK'nın 134/1. maddesindeki hükümlere riayet edilmeksizin bilgisayar kütükleri ile dijital veri depolama araçlarına el konulduğu,' iddiası yönünden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ... Dairesi tarafından verilen inceleme izni doğrultusunda ... eski C. Savcıları E.Ş., F.S., M.M.Y., Z.Ö. ile CMK'nın 250. Maddesi İle Yetkili ... kapatılan ... Ağır Ceza Mahkemesi eski Üye Hâkimi D.B. hakkında, sonraki süreçte FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltiskaları sebebiyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen Kurul müfettişleri H.K. ve İ.T.A. tarafından yapılan incelemede, müşteki L.B.'ın 13.10.2010 tarihli ayrıntılı beyanı alınmasına, ... kapatılan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının soruşturma ve kovuşturma aşaması incelenmesine karşın, sadece Dairenin verdiği inceleme maddesinde yer alan husus ile sınırlı bir değerlendirme yapılarak söz konusu iddianın doğrulanmadığı görüşüyle, adı geçen ilgililer hakkında soruşturmaya geçilmesine yer olmadığına şeklinde 23.02.2011 tarihli inceleme raporu düzenlendiği, bu rapora istinaden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ... Dairesince ... Tarihinde yapılan ve Sn. A.K. ile Sn. Z.K.’ın katılmadıkları gündemde, B.03.1.HSK... Dosya no. ve ... Karar no.lu kararla ilgililer hakkında Soruşturma İzni Verilmesine Yer Olmadığına karar verildiği, karara yönelik yeniden inceleme talebinin de, aynı Dairenin ... Tarih ve ... Y.İ. Karar sayılı kararıyla ve Sn. A.K. ile Sn. Z.K.’ın muhalefetlerine karşın oy çokluğu ile reddedildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK’nın 250. Maddesi İle Yetkili Bölümü) haklarında kamu davası açılan, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... Karar no.lu kararında müşteki sıfatları bulunmayan S.D., B.Ö., M.O.Y. ve L.G.’in de aralarında bulunduğu 19 müştekinin vekilliğini yürüten avukatlar tarafından müştereken imzalanan 11.10.2010 tarihli şikâyet dilekçesinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... Karar no.lu kararına konu iddiadan farklı olarak; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK'nın 250. Maddesi İle Yetkili Bölümü) ... sayılı soruşturma dosyasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250. Maddesi İle Yetkili) ... tarih ve ... teknik takip sayılı, arama, arama ve inceleme kararına istinaden L.B.'ın işyerinde yapılan aramada el konan 1 nolu CD ile 3 nolu DVD'ler üzerinde daha önce yapılan incelemede suç unsuru bulunmadığı yönünde inceleme tutanağı düzenlendiği halde, sonraki raporda suça konu 'Kafes Operasyonu Eylem Planı' isimli belgelerin bulunduğunun iddia edildiğini, iki rapor arasındaki zaman diliminde, C. Savcıları F.S. ve E.Ş.'ın şüpheli sıfatıyla ifadesini tespit ettikleri E.G.'a, ifade tarihinde varlığından söz edilmeyen ve inceleme tutanağında yer almayan 'Kafes Eylem Planı' hakkında soru sordukları, L.B.'ın işyerinde usulüne uygun arama, el koyma işlemi yapılmadan el konan ve sonradan içerisine gerçeğe aykırı veriler yüklenen CD/DVD üzerinde yapılan incelemeye dair taraflı bilirkişi raporu oluşturulduğu iddialarında bulunulduğu, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Hâkim ve Savcı Şikâyet Bürosunda tetkik hâkimi olarak görev yapan ... ilgilinin, İstanbul eski C. Savcıları olup FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle iritibat ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle HSYK Genel Kurulu tarafından meslekten çıkarılmalarına karar verilen E.Ş. ve F.S. haklarında delillerin sahte üretildiğine dair iddianın da yer almasına rağmen, 11/10/2010 tarihli şikâyet dilekçesindeki iddiaları karşılamayacak şekilde, sadece delillerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği yönünde kurduğu; 'CMK’nun 250. Maddesi İle Görevli ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında hukuka aykırı olarak verilen talimat doğrultusunda L.B.’ın ev ve iş yerlerinde arama yapılmak suretiyle CMK’nun 134. maddesindeki hükümlere riayet edilmeksizin (kopya çıkarılması) bilgisayar kütükleri ile dijital veri depolama araçlarına el konulması üzerine 'Kafes Operasyonu Eylem Planı' belgesinin bulunduğu iddia edilen CD1 ve DVD3 adlı deliller üzerinde yapılan incelemelerin şaibeli hale gelmesine neden oldukları' şeklindeki eksik iddia nedeniyle HSYK ... Dairesi gündeminde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK’nun 250. Maddesi İle Görevli) ... sayısına kayıtlı soruşturmadaki delillerin sahte üretildiğine dair iddianın tartışılmasına engel olduğu, bu iddiaya ilişkin olarak da HSYK ... Dairesinin ... Tarih, ... Dosya no. ve ... Karar no.lu kararıyla üyeler Sn. A.K. ve Sn. Z.K.’ın muhalefetlerine karşın oy çokluğuyla ve 'Öne sürülen aynı iddianın Dairemizin (101-03-34-2523-2009) sayılı dosyasında da ileri sürüldüğü, iddialar nedeniyle Kurul Müfettişi eliyle araştırma yapmak üzere inceleme ve soruşturma izni verildiği, yapılan inceleme sonunda da Dairemizin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile soruşturma izni verilmemesine karar verildiği' şeklindeki gerekçeyle, şikâyetin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 97. Maddesinin (c) bendi uyarınca işleme konulmamasına karar verildiği, oysa yukarıda da izah edildiği üzere her iki şikâyet konusunun farklı hususlara ilişkin olduğu ve gerekçenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin de HSYK ... Dairesinin ... Tarih ve ... Y.İ. Karar sayılı kararıyla, yine üyeler Sn. A.K. ve Sn. Z.K.’ın muhalefetlerine karşın oy çokluğuyla reddedildiği, Müşteki vekilinin karara itirazı üzerine, 12/10/2014 tarihinde yapılan HSYK Üye Seçimi sonrası göreve başlayan yeni Kurul’da farklı bir tetkik hâkimi tarafından yapılan sunum sonrasında Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ... Tarih, ... Dosya no. ve ... Karar sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, şikâyete konu soruşturma kapsamında delillerin sahte üretildiğine dair iddianın da yer almasına rağmen sadece delillerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği şeklinde iddia kurulduğu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ... Dairesinin gündeminde soruşturmadaki delillerin sahte üretildiğine dair iddianın tartışılmadığı... (...) usul ve yasaya aykırı işlemleri sebebiyle Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu’na şikayet edilen İstanbul eski C. Savcıları E.Ş. ve F.S.; 11.10.2010 tarihli şikâyet dilekçesinde delillerin sahte üretildiğine dair iddiada bulunmasına karşın, iddiaları karşılamayacak şekilde, sadece delillerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği yönünde kurduğu eksik iddiayı heyete arz eden ilgili tetkik hâkimi; 12.10.2014 tarihinde yapılan HSYK Üye Seçimi sonrası göreve başlayan yeni Kurul’da farklı bir tetkik hâkimi tarafından yapılan sunum sonrasında şikâyetçi L.B. Vekili Avukat H.E.'nin itirazının kabulüne ilişkin karara muhalefet şerhi yazan üyeler hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği açılmış kamu davaları ve bir kısmı hakkında kesinleşmiş, bir kısmı hakkında henüz kanun yolu incelemesinde bulunan mahkûmiyet hükümleri ve yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan oluş, bariz ve ağır hukuka aykırılığın soruşturma ve yargılamanın esasına etkili olması, hukuka aykırı şekilde oluşturulan delillere istinaden yargılanan 83 kişinin masumiyet karinesinin ihlal edilmesi ve Anayasayla güvence altına alınan hak ve özgürlüklerine ağır müdahalelerde bulunulması, hatta Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu bir yarbayın uğradığı zulme dayanarak yaşamına son vermesi göz önüne alındığında, ilgiliye isnat edilen fiilin iş yoğunluğundan kaynaklı basit bir hata kapsamında mazur görülebilecek ya da yargısal takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı, hâkimlik ve savcılık mesleğini yapacak kişilerde doğruluk ve dürüstlüğün bir erdem değil, meslek için bir gereklilik olduğu, hâkimin tutum ve davranışlarıyla hâkimlik mesleğinin vakar ve onurunu koruması, vicdani kanaatinden başka herhangi bir dürtü ya da etki altında kalmadan sadece hukuku uygulayacağı yönündeki kamuoyu beklentisini karşılaması, tüm uygunsuz bağlantı, yanlılık veya etkiden uzak kalması gerektiği, ilgiliye isnat olunan eylemlerin, suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu..." gerekçesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır. Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebi, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, bu karara karşı yapılan itiraz ise Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiş olup, böylece davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kesinleşmiştir. Dava konusu disiplin cezasına konu fiiller nedeniyle davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "görevi kötüye kullanma" suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(a)-(c) bentleri uyarınca beraatine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvuruları ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedilerek beraat kararının 06/04/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi de aynı Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir. Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın Dairemizin 10/02/2021 tarih ve E:2016/57420, K:2021/210 sayılı kararı ile; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle reddedildiği ve anılan kararın temyiz incelemesi neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/12/2021 tarih ve E:2021/1577, K:2021/3456 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. Öte yandan, UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı 6 yıl 10 ay 14 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddine kararıyla esastan reddedildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvuru ise Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedilmiş olup, davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmü onanarak kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde de; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dairemizce, eski yargı mensuplarının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadıklarına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca verilen kararlara karşı açtıkları davalarda verilen kararlarında da belirtildiği üzere; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956, K:2017/370 sayılı kararında; FETÖ’nün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma hâline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle Devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla Devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir. 1970’li yıllardan itibaren özellikle, mülkiye, adliye, emniyet, millî eğitim ve TSK içerisinde kadrolaşmaya giden FETÖ liderinin vaaz, röportaj ve kitaplarında bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında da yer alan “Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!”, "Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!", “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. …bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. …sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.”, “Bir gün bana Ankara’da bin evimiz olduğunu söyleyin, devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki sözleri bu suigeneris örgütün, Devleti ele geçirme gayretlerinin somut talimatları olarak ortaya çıkmıştır. Nihayetinde, FETÖ'nün, yıllar itibarıyla takiye (olduğundan farklı görünme) esasına dayanan uzun vadeli bir projenin aşamalarını izleyerek kurduğu strateji doğrultusunda, kamu kurumlarında ve yargı organlarında demokratik devlet düzeninden ayrıksı ve ona paralel şekilde teşkilatlanmak suretiyle ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve demokratik hukuk devletini tehdit edici, anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar gösteren bir yapılanma hâline geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur. Kararımızın "İlgili Mevzuat" başlıklı kısmında yer verildiği üzere 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmıştır. Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklanmakta olup, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamaları gerekmektedir. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, yasa koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına neden olan tespitler, HSK Tetkik Hakimi olarak Şikayet Bürosunda görev yaptığı ve İstanbul ilinde görev yapan hakim, cumhuriyet savcılarına yönelik şikayetleri incelemekle görevli olduğu dönemde, HSYK Üçüncü Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, gerçeğe aykırı gerekçe kurarak şikayet dilekçesinin işleme konulmasına engel olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. maddesi ile görevli) ... sayısına kayıtlı soruşturmasındaki delillerin sahte üretildiğine dair iddiaların tartışılmasına mani olduğuna yöneliktir. Disiplin soruşturması aşamasında elde edilen ve yukarıda aktarılan bilgi ve belgelere göre, kamuoyunda "Poyrazköy Davası" olarak bilinen yargılamanın soruşturma sürecinde: Şüphelilerden L.B.'ye ait adreslerde yapılan aramada 1‘den 3‘e kadar numaralandırılan ve üzeri taraflarca paraflanan 2 adet DVD ve 1 adet CD, “hp” marka bilgisayar kasası içerisinde mahallinde kopyası teknik imkânlar yetersizliği nedeni ile alınmadığı belirtilen “Western Digital” marka WCANKF993622 seri nolu 250 GB kapasiteli hard diske el konulduğu, ele geçirilen 3 adet CD/DVD‘nin üzerinde yapılan CD/DVD inceleme tutanağının 22/04/2009 tarihinde TEM Şube Müdürlüğü görevlilerince düzenlendiği, 3 adet CD/DVD’ye ilişkin olarak imaj ve hash değerin burada da alınmadığı, CD/DVD’ler üzerinde yapılan inceleme sonucunda tahkikata esas olduğu değerlendirilen herhangi bir delile rastlanmadığının belirtildiği, Aynı soruşturma kapsamında, 24/04/2009 tarihinde yakalanan ve 27/04/2009 tarihinde evrakı ile birlikte Cumhuriyet savcılığına teslim edilen başka bir şüpheli E.G.’ın, evrakı ile mevcutlu gönderildiğine dair TEM Şube Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı üst yazı ve eklerinde anılan konuda herhangi bir bilgi de bulunmadığı halde aynı gün ifadesini tespit eden C. Savcıları E.Ş. ve F.S.’in, şüpheliye, “L.B.’ın evinde yapılan aramada elde edilen CD’de şifrelenmiş dosya içerisinde yer alan gizli ibareli 'kafes operasyonu eylem planı', 'kafese konulacakların listeleri…' ile başlayıp '…ilgililere ulaştırılsın' cümlesi ile biten 1 sayfalık evrak ve yine aynı dosya içerisinde bazı kiliselerin adreslerine, yine Türkiye’de yaşayan bazı gayrimüslüm vatandaşların isimlerini içeren listelerin olduğu evrak ile ilgili soruldu;” şeklinde soru yöneltildiği, Daha sonradan 09/05/2009 tarihinde düzenlenen ve 11/05/2009 tarihinde teslim edilen Bilirkişi Raporuyla, L.B.'den ele geçen CD içerisinde gizlenmiş, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli arşivleme/sıkıştırma dosyalarının bulunduğu, bu dosyalar içerisinde "kafes operasyonu eylem planı" ve bahsi geçen muhtelif belgenin yer aldığının tespit edildiği, Yürütülen soruşturmada şüpheli olarak yer alan, içlerinde L.B.'nin de yer aldığı 19 kişi tarafından avukatları aracığıyla 11/10/2010 tarihinde (Kapatılan) ... Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçede, soruşturmayı yürüten kolluk görevlileri, bilirkişi ve Cumhuriyet Savcıları E.Ş. ile F.S. hakkında şikayette bulunulduğu, dilekçede özetle; arama ve el koyma işlemlerinin yasalara aykırı olarak gerçekleştiği, elde edilen dijital verilerin bu suretle her türlü müdahaleye açık hale getirildiği, son olarak da, henüz bilirkişi incelemesi yapılmadan, "kafes operasyonu eylem planı" ve ilgili belgelere ilişkin şüpheli E.G.'ye ismi geçen savcıların sorgulama sırasında soru yönelttikleri ileri sürülerek, adı geçen savcıların da düzenlenen komplonun bir içerisinde oldukları ya da sonradan bir parçası haline geldiklerinin ileri sürüldüğü, Şikayet dilekçesinin ilgisi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kuruluna gönderilmesi üzerine, Kurul Üçüncü Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, şikayetin konusunun, L.B.'nin adreslerinde yapılan aramaların CMK 134. maddesine uygun olarak gerçekleşmediği, bu suretle elde edilen dijitaller üzerinde yapılan incelemenin şaibeli hale geldiği şeklinde sınırlandırılarak, aynı iddianın Dairelerinin başka bir dosyasında da öne sürüldüğü ve Kurul Müfettişi eliyle yaptırılan inceleme neticesinde ... tarih ve ... sayılı kararla soruşturma izni verilmemesine karar verildiği belirtilerek şikayetin işleme konulmamasına karar verildiği, Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin de Dairenin ... tarih ve ... Y.İ. sayılı kararıyla reddedildiği, her iki talep dilekçesinin de Şikayet Bürosu Hakimi olarak görev yapan davacının incelediği, görülmüştür. Olayda; 11/10/2010 tarihli şikayet dilekçesinde, şikayet edilen cumhuriyet savcılarınca yürütülen soruşturmada yapılan arama ve el koyma işlemlerinin mevzuata uygun yapılmadığı ve elde edilen dijitallerin müdahaleye açık hale getirildiğinin ileri sürüldüğü gibi, ayrıca, dijitaller üzerine ekleme yapılarak usulsüz bilirkişi raporu tanzim edildiği iddiasında da bulunularak, henüz tespiti yapılmayan ve soruşturma dosyasına kazandırılmayan delillerin, sorgulama sırasında cumhuriyet savcılarınca biliniyor olmasından, savcıların yapılan usulsüzlüklerin kurgulayıcısı yahut parçası olduğunun öne sürülmesine rağmen, şikayet dilekçesi üzerindeki incelemenin yalnızca arama ve el koyma işlemlerinin mevzuata uygun yapılmadığı ve elde edilen dijitallerin müdahaleye açık hale getirildiği şeklinde sınırlandırıldığının sabit olduğu, bu şekilde, şikayet dilekçesi sahiplerinin yakındıkları konuya ilişkin olarak inceleme yapılmasının önüne geçildiği; dolayısıyla, şikayet dilekçesini incelemekle ve Kurul Üçüncü Dairesine sunum yapmakla görevli Şikayet Bürosu Tetkik Hakimi olan davacının, eksik inceleme neticesinde karar verilen şikayete ilişkin kusurunun olduğu görülmektedir. Bu noktada, davacının, aktarılan süreçteki kusurunun, davaya konu meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararda belirtildiği üzere, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Dava dilekçesinde, davacı tarafından, pek çok sayıda şikayet incelemesi yaptığı, tek bir dosyada eksik değerlendirme yapıldığının iddia edilmesinin iyi niyetli olmadığı, kasten hareket etmediği iddialarında bulunulmuştur. Kararımızın "maddi olay ve hukuki süreç" kısmında aktarıldığı üzere; davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan yargılamada Dairemizce davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiği; ayrıca, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçu kapsamında yapılan ceza yargılamasında da mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın da kanun yolu incelemelerinden geçerek Yargıtayca onanması suretiyle kesinleştiği; dolayısıyla, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gibi, aynı zamanda anılan örgütün üyesi olma suçunu işlediği kesinleşmiş yargı kararlarıyla ortaya konulmuştur. Davacının, Şikayet Bürosu Tetkik Hakimi olarak görev yaptığı esnada incelediği ve Kurul Üçüncü Dairesine sunduğu soruşturmaya konu şikayet başvurusunu kusurlu olarak inceleyerek şikayetin işleme konulmasını engellediği, söz konusu şikayetin yukarıda aktarıldığı üzere, FETÖ/PDY'nin Türk Silahlı Kuvvetlerine sızma ve ele geçirme faaliyetlerine engel gördüğü asker kişilere yönelik, yargıya sızmış mensupları vasıtasıyla yürüttükleri operasyonlar kapsamında yürütülen bir adli soruşturmadaki usulsüz işlemlere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara yönelik Dairemizce yürütülen yargılama neticesinde verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda: "Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan B.B.'nin, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/12/2016 tarihli tanık ifade tutanağında; 'özellikle tetkik hakimleri seçilirken cemaat dışından alınmaması yönünde çok dikkatli davranılırdı. Bu dönem tetkik hakimi seçilen cemaatçilerden hatırladıklarım şunlardır; Nuri Karakuş(İstanbul'dan gelen özel yetkili hakim ve savcıların şikayet dosyalarının raportörüydü, cemaatin talimatı doğrultusunda bu şikayet dosyalarının kapanması yönünde rapor düzenlerdi)', şeklinde beyanda bulunduğu, aynı şahsın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile davacıya ilişkin olarak yürütülen ceza yargılaması aşamasında alınan 12/01/2018 tarihli tanık beyanında ise; '2003-2005 yılları arasında hakim savcı eğitim merkezinde birlikte staj yapmamız nedeniyle sanığı tanıyorum. O dönemde cemaate ait yaklaşık 15-20 staj evi vardı. Ben 4 arkadaş olarak bir evde kalıyorduk. Sanık da başka bir evde kalıyordu.' ..." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmektedir. Davacının, uyuşmazlık konusu disiplin cezasına konu fiillerinin; aktarılan disiplin soruşturmasında yer alan tespitler, davacının örgüt üyeliğine ilişkin kesinleşen mahkumiyet kararı ve HSYK'da görev yaptığı süreçte örgütün talimatı doğrultusunda şikayet dosyalarını kapattığına ilişkin (Dairemizce daha önceden itibar edilen) tanık beyanı bir arada değerlendirildiğinde, terör örgütünün hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik örgütsel aidiyet içerisinde gerçekleştiği yönünde yapılan değerlendirmenin makul ve hakkaniyetli olduğu, söz konusu eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçunu oluşturduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.