Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/9058 E. 2025/11089 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/9058
- Karar No
- 2025/11089
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/9058 Karar No : 2025/11089
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekilleri : Hukuk Müşaviri ..., Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinde çalışmanın Anayasal bir hak olduğu, bu hakkın özüne dokunularak ölçüsüz şekilde kamu görevinden çıkarıldığı, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığı, faizsiz banka olması nedeniyle Bank Asya'da mevduat hesabı açtığı, kamu görevine son verme işleminin unsurları itibarıyla hukuka aykırı olduğu, isnadı öğrenme hakkı ve savunma hakkı verilmediği, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, usulüne uygun disiplin soruşturması yapılmadan, hakkındaki iddialara ilişkin belgeler tarafına verilmeden, delillere ilişkin açıklama, iddialara ilişkin araştırma yapılmadan görevine son verildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilmiş ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki anılan mahkumiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırıldığı, davacının beraatine karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen bilgi, belge ve delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında idari yargı merciilerince ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''... Tanık E. T. İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında: "Ben etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandım, Ankara'da yargılandım, hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Ben sanığı 2003-2009 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde arkadaşım olması nedeniyle tanıyorum. 6. sınıfta A. Y.'nin ders takibi ve sohbet ortamında sanık ...'ı da gördüm, bu toplantılar haftada bir veya duruma göre iki haftada bir şeklinde oluyordu, bu toplantılarda ilk önce cevşen, risale okunuyor daha sonra derslerin durumu hakkında konuşuyorduk, bu böylece yıl sonuna kadar devam etti. Daha sonra Ankara/Etimesgut'da bulunan Başarı Yurdunda TUS sınavı için iki ay süreyle kaldım, bu süre zarfında sanık ... da bizimle beraber bu yurtta kalarak sınava hazırlandı. Bahsettiğim süre zarfında gerçekleşen toplantılar anlattığım gibi önce risale daha sonra ders takibi şeklinde gerçekleşiyordu. Daha sonrasında sanıkla hiçbir şekilde görüşmedik. Bilgim, görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur...Tanık S.Y.'nin ifade ve teşhis tutanağının hükümden sonra dosyaya geldiği, söz konusu ifade ve teşhis tutanağında, sanığın 2009 yılında, A.Y.'nin liderliğinde TUS çalışma evinde kaldığı ve TUS kampına katıldığı yönünden beyan ve teşhiste bulunulduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.