Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/10099 E. 2025/11403 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/10099
Karar No
2025/11403
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/10099 Karar No : 2025/11403

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mesleği gereği söz konusu sendikaya üye olduğu ve bu durumun örgüt ile irtibat ve iltisak olarak değerlendirilemeyeceği, çocuğunu kapatılan okula göndermesinin ise aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte; davacının eşi R.D. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...sanığın örgüte ait gizli haberleşme programı Bylock’u yükleyip kurarak etkin bir şekilde kullandığı, faizle borçlanmak suretiyle örgüt liderinin talimatı üzerine örgüte ait finans kuruluşuna ekonomik destek sağladığı, sanığın iş alanında faaliyet gösteren Sendikaya üye olduğu, yine FETÖ/PDY irtibatlı birden fazla dernekte aktif rol üstlenip görev aldığı, çocuklarının eğitiminde örgüte ait eğitim alanında faaliyet gösteren kurumları tercih ettiği, buna göre sanığın örgütün faaliyetlerinde iradi olarak yer alıp, örgütün bu anlamda icra ettiği tüm faaliyetlerine aktif katılım sağladığı, örgüte ait gizli haberleşme programını aktif ve yoğun şekilde kullandığı, kendisine verilen örgütsel görevleri iradi olarak icra etmekte tereddüt etmediği, böylece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği..." tespitlerine yer verildiği, netice itibarıyla hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/10099, K. 2025/11403, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-10099-e-2025-11403-k-6015f71c2a58