Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/12451 E. 2025/11069 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/12451
- Karar No
- 2025/11069
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/12451 Karar No : 2025/11069
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hiçbir yasa dışı oluşum içerisinde olmadığı, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerine aykırı olduğu, somut bir delile dayanmadan, gerekçesiz bir şekilde tesis edilen dava konusu işlemle idarenin takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan ceza yargılaması neticesinde verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" (HAGB) kararının davacının aleyhine kesin hüküm verilmiş gibi kabul edilmeyeceği, HAGB kararı ile yargılamanın sonuçlanmadığı, ileriye ertelenmiş olarak durdurulduğu için lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... FETÖ/PDY-Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan devam eden yargılamasının bulunduğu hususu hükme esas alınmış ise de, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucu etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacının "...Ben askeri liseyi kazanıp bu okula başladıktan sonra bir gün okulda bulunan ankesörlü telefondan beni M.C. isimli şahıs aradı ve bana bir tarih saat ve yer bildirerek burada ol dedi ve bende tamam diyerek telefonu kapattık. Okulda bulunan ankesörlü telefon bizim ailelerimizi ve ailelerimizin de bizi aradığı telefondur. Beni ailem ya da M. aradığında telefonu açan kişi bana bildirir seni yarım saat sonra tekrar arayacaklar şeklinde bilgi verirler ve bende telefonun başında beklerdim. O zamanlar cep telefonu yoktu. İlk görüşme M. isimli şahsın bana bildirdiği yere gittim ve M.’yle görüştüm. M. yine bana bazı telkinlerde bulunarak göz ile namaz kıl, kendini belli etme gibi şeyler söyledi ama ben zaten namaz kılmıyordum. M. bu görüşme diğer görüşeceğimiz zamanı netleştirdi ve bana bu tarihte bu saatte burada ol dedi ve ayrıldık. M. ile okul dönemi boyunca tüm görüşmelerimiz dışarıda gerçekleşti, bir evde görüşme olmadı. Okul dönemi boyunca sadece M. ile görüştüm, M. ile okulun birinci döneminde biraz sık görüştük, 2. ve 3. Sınıflarda görüşmemiz gitgide azaldı. Ben ve M. hep baş başa görüştük yanımızda başka hiç kimse yoktu. M. benimle görüşmeye Konya’dan gelirdi. (...) 1997 yılında Askeri okuldan mezun oldum ve sınıf okulu eğitimine Ankara ya gittim.1997 yılında Balıkesir’de askeri liseyi okuduktan sonra Sınıf okulunda eğitim görmek üzere Ankara’ya geldim. Ya Konya'da iken ya da Ankara’da zamanını hatırlamadığım bir zaman M. C. isimli şahıs beni B. isminde ve Balıkesir den aynı okulda okuduğum A. A. isimli devrem ile tanıştırdı. M. ben ve aliye artık sizden B. sorumlu Ankara’da B. ile görüşeceksiniz dedi ve B. isimli şahıs görüşeceğimiz tarih ve saati netleştirerek ayrıldık. Daha sonra Ankara'da sınıf okulunda okurken A. ile birlikte Bilal isimli şahıs ile dışarıda bir ya da iki sefer görüştük. Bu görüşmelerde her zamanki muhabbetler oldu. Bir yıl boyunca bu görüşmeler harici bir buluşmamız görüşmemiz olmadı, görüşmelerimiz hep dışarıda oldu bir evde olmadı. Okulda bulunduğumuz bir zaman A. ile konuşmamızda A. bana bu görüşmeler anladığım kadarıyla sürüp gidecek bunların bizi bırakacağı yok biz bunları bırakalım en iyisi dedi, bende doğru diyorsun sanki hiç bu kişilerle tanışmamış gibi irtibatı keselim dedim ve bu şahısla ondan sonra ben ve A. görüşmedik, sınıf okulu bitti ve İzmir’e tayin oldum.(...) 1998 yılında sınıf okulu sonrası İzmir’e tayin oldum ve ege ordu komutanlığında göreve başladım. 1999 yılı sonu yâda 2000 başlarında M. C. isimli şahıs beni cep telefonundan aradı ve bana tekrar görüşmek istediğinin neden irtibatı kestiğinin sordu bende ona ben sizin yolunuzdan sizin cemaatinizden olmak istemiyorum dedim ve bu tarihten itibaren 2013 yılına kadar bu örgüte ait kimse ile buluşmadım ve görüşmedim ve arayanda kimse olmadı. M. isimli şahsın benim cep telefonu numaramı nerden bulduğu hakkında bir bilgim yoktur. 2013 yılında Diyarbakır da görev yaptığım esnada beni sabit bir numara olarak hatırladığım bir numara aradı bende telefonu açtım ve karışma yine M. C. isimli şahıs çıktı ve bana Diyarbakır da olduğunu görüşmek istediğini söyledi bende ilk önce görüşmek istemediğimi belirttim fakat M.’nin ısrar etmesi üzerine kabul ederek tamam yarın görüşelim şuan müsait değilim dedim ve telefonu kapattım, ertesi gün yine sabit bir numaradan arandım fakat arayanın M. olduğunu düşündüğüm ve görüşmek istemediğim için telefonu açmadım. M.’nıin benim Diyarbakır’da çalıştığımı ve cep numaramı nerden bulduğu hakkında bir bilgim yoktur. Ben genel olarak sabit numaralardan gelen aramaları açmazdım. Ben şuan kullandığım cep numarasını 1999 yılında aldım ve halen kullanmaktayım. Benim bu tarihten itibaren bu örgüte ait bir kişiyle konuşmam ve buluşmam asla söz konusu değildir. (...) sanık tarafından kullanıldığı belirtilen ... numaralı telefon hattının DİYARBAKIR Emniyet Müdürlüğünce tespiti yapılan sabit/ankesörlü hatlar arasında yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu hatlar ile iletişim kaydına rastlanmış olup; HTS iletişim (BAZ) verisi kayıtlarına göre, DİYARBAKIR Emniyet Müdürlüğünce tespiti yapılan sabit/ankesörlü hatlar arasında yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu hatlar ile (7) farklı tarihte toplam (7) kez BAŞARILI iletişim kaydının bulunduğunun belirlendiği, HTS iletişim (KARŞI BAZ) verisi kayıtlarına göre, DİYARBAKIR Emniyet Müdürlüğünce tespiti yapılan sabit/ankesörlü hatlar arasında yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu hatlar ile (7) farklı tarihte toplam (7) kez BAŞARILI iletişim kaydının bulunduğunun belirlendiği, sanık tarafından kullanıldığı belirtilen 0543 ... .. 04 numaralı telefon hattına ait HTS iletişim (BAZ) ve (KARŞI BAZ) verisi kayıtlarına göre tespit edilen (7) adet iletişim kaydının her iki veride de bulunduğu ve tarih, saat, süre bakımından uyumlu olduğu ve birbirini doğruladığının belirlendiği..." şeklindeki tespitle ilk dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.