Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/8796 E. 2025/12347 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/8796
- Karar No
- 2025/12347
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/8796 Karar No : 2025/12347
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kesinleşmemiş bir yargı kararına dayanılarak işlem tesis edilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil edeceği, babasına ait banka hareketlerinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak şahsının FETÖ ile irtibat ve iltisakına gerekçe olarak gösterildiği, cezai anlamda tek bir tanık beyanı hükme esas alınamayacağı, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği, 04/08/2012 tarihli aranma kaydının kız kardeşinin eşinin hastaneye kaldırılmasına ilişkin olduğu, sonraki aramanın bundan uzun zaman sonra gerçekleştiği, kendisiyle ardışık olarak aranan kişinin kendisinden kıdemli olduğu, söz konusu ankesörlü ve ardışık aramaların Yargıtay’ın ankesör kriterlerine uygun olmadığı, içeriği belli olmayan ve konuşma tarihinden sonra cezai takibata uğrayan kişilerle yapılan telefon görüşmelerinin suçlamaya dayanak yapılamayacağı, kariyer kurslarına katılmasının rutin bir eylem olduğu ve söz konusu kursların Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından açıldığı, örgütle iltisaklı kişilerle ev arkadaşlığı yaptığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, Devlete karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, kişiselleştirme yapılmadan, sadece kişinin görev yaptığı dönem dikkate alınarak ve kişisel kusur araştırılmadan uygulanan kamu görevinden çıkarma tedbirinin AİHS'e aykırı olduğu, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkına, masumiyet karinesine ve hukuki belirlilik ilkesine aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan kararın Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.