Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/2114 E. 2025/12345 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/2114
- Karar No
- 2025/12345
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2114 Karar No : 2025/12345
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak kavramlarının son derece muğlak olduğu ve bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla kesinleşen eylemlerin tekrar terör örgütü suçlamasına dayanak yapılamayacağı, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan kişilerin hukuka uygun davranış ve sosyal ilişkilerinin suçlama dayanağı olarak gösterilemeyeceği, üyesi olduğu derneğin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan derneklerden olmadığı ve 15 Temmuz 2016 öncesinde kendisini feshetmiş olduğu, işlendiği zaman yasal olan dernek üyeliğinin gerekçe olarak gösterilemeyeceği, Devlet tarafından kurulmasına izin verilen bir sendikaya üye olmasının suç olarak gösterilmesinin barışçıl örgütlenme özgürlüğüne müdahale anlamına geldiği, üyesi olduğu belirtilen tüzel kişilik hakkında terör örgütü üyesi olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararının bulunmadığı, Bakanlık oluru ile yardım toplama izni olan bir Derneğe yardımda bulunduğu, örgütle iltisaklı basın yayın kuruluşlarına yapılan ödemenin yasal bir alışveriş olduğu, bir kamu görevlisinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme, sosyal güvenlikten yararlanma ve emeklilik haklarına sahip olma hakkına sahip olduğu, tarafına isnat edilen eylemlerin FETÖ/PDY yapılanmasının terör örgütü olarak ilan edildiği 26 Mayıs 2016 tarihinden öncesine ait olduğu, Devlete karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Milli Eğitim Bakanlığına karşı OHAL Komisyon kararı iptaline dair açılan davaların seri dava niteliğinde olduğu ve ödenecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, özel hayata saygı hakkı, barışçıl toplanma özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkeleri, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü, non bis in idem ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, gerekçeli karar hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi :İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.