Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/8630 E. 2025/12320 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/8630
- Karar No
- 2025/12320
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8630 Karar No : 2025/12320
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu ve bu nedenle şahsının suçlanıp cezalandırılmasının non bis in idem ilkesine aykırılık teşkil ettiği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, OHAL Komisyonunca insan hakları ihlalleri konusunda hiçbir inceleme yapılmadan karar verildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, kamu görevlilerinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, yasal olarak faaliyet gösteren ...’daki bankacılık faaliyetlerinin suç olarak gösterilemeyeceği ve aksine bir durumun mülkiyet hakkına ve özel hayata saygı hakkına müdahale oluşturacağı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara aykırı hareket edildiği, hakkında soruşturma açılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, savunmanın hak arama özgürlüğünün ve adil yargılamanın vazgeçilemez koşulu olduğu, savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için kişinin aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, Bakanlar Kurulunun Anayasanın vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, dava konusu idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, ...’daki hesabını 2009 yılında açtırdığı ve talimat doğrultusunda para yatırmadığı, hesap hareketliliğinin kredi kartı ödemelerine ilişkin olarak hesabında az miktarda para bulundurmasına ilişkin olduğu, sendika üyeliğinin Anayasal hak kapsamında olduğu, herhangi bir suç işleme ya da bir örgüt faaliyetine katılma saikiyle hareket etmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, mahkemeye erişim hakkı, non bis in idem ilkesi, kamu hizmetine girme hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, özel hayata saygı hakkı, örgütlenme özgürlüğü, savunma hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi :İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Yukarıda anılan savcılık kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Şüphelinin ...'da 09/03/2009 açılış tarihli... müşteri numaralı hesabının bulunduğu, bu hesabında 2014 Eylül ayında 1663,89-TL, 2014 Ekim ayında 1505,97-TL 2014 Aralık ayında 1000-TL hesap hareketinin bulunduğu..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının ... hesabını 09/03/2009 tarihinde açtığı, 31/12/2013 tarihinde ...'da hesap bakiyesinin bulunmadığı, ...'ya yatırılan paraların cüzi miktarlarda olduğu ve kısa süre içerisinde sıfırlandığı anlaşıldığından, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.