Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/6093 E. 2025/12267 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/6093
- Karar No
- 2025/12267
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6093 Karar No : 2025/12267
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı /... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu idareleri ile idare mahkemelerinin irtibat ve iltisak tespitinde bulunamayacağı, hakkında verilen beraat kararının görmezden gelindiği, yürütme ve yasama makamları tarafından yargı yetkisinin kullanıldığı, savunma hakkı tanınmadan ve disiplin soruşturması yapılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında somut bilgi ve belge bulunmadığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakına dair kişiselleştirme yapılmadığı, ceza davasının derdest olduğu ve dava konusu işleme dayanak gösterilemeyeceği, işlemin tebliğ edilmediği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve mahkeme kararına dayanak alınamayacağı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü bir tedbir olmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, bu usule uyulmadığı için dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, Devlete sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmediği, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğu ve irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, ...’da hesap açmanın, para yatırmanın yasal bir faaliyet olduğu, herhangi bir örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığı, yasal olarak Devlet'in faaliyetine izin verdiği bir bankada hesap açma veya para yatırma gibi işlemlerin suçlamaya dayanak yapılmaması gerektiği, bir kişinin yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, içeriğinde suç unsuru bulunduğuna ilişkin bir veri bulunmayan, hayatın olağan akışına uygun olarak görüştüğü ve haklarında daha sonra soruşturma açılan kişilerle iletişim kaydının bulunmasının karara gerekçe yapılamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza davası neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...sanığın banka işlemlerinin talimat dönemi öncesi ve sonrası da gözetildiğinde rutin bankacılık işlemleri olduğunun kabul edilmesi gerektiği..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının ... hesabını 11/09/2007 tarihinde açtığı ve toplam 44 hesabının bulunduğu, ... hesap bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 11567,41-TL olduğu, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabın kullanılmaya devam edildiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.