Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/6542 E. 2025/12350 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/6542
- Karar No
- 2025/12350
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6542 Karar No : 2025/12350
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ....tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Sendika üyeliğinin sağlık indirimlerinden ve sertifikalı öğretmen eğitimlerinden yararlanmak amacıyla yapıldığı, aidatı Devlet tarafından ödenen ve Devletin izni ve onayıyla faaliyet gösteren yasal bir sendikaya üye olmasının örgütle irtibat ve iltisak olarak değerlendirilemeyeceği, üyelik dışında yönetici ya da temsilci olma gibi bir idari görevinin bulunmadığı, herkesin önceden izin almadan dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahip olduğu, ... Sendikasının terör örgütünün kontrolü altında olduğuna dair hiçbir mahkeme kararının bulunmadığı, ...Derneği’ne herhangi bir bağışta bulunmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşuna bağış yapmanın işlendiği zaman tamamen yasal bir faaliyet olduğu ve suç delili olarak gösterilemeyeceği, dava konusu işleme dayanak yapılan bilgilerin KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten çok sonra elde edildiği ve sonradan elde edilen delillerin önceki işleme hukuki dayanak yapılamayacağı, yasal olarak faaliyet gösteren bir şirketten alınan mal karşılığında ödenen paranın suç delili olarak gösterilmesiyle basın özgürlüğüne aykırı hareket edildiği, kişisel veri niteliğindeki bilgilerin özel hayatın koruması altında olduğu ve sadece mahkeme kararıyla elde edilebileceği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş delillerin hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, İdare Mahkemelerince beraat kararı dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği, aksine durumun masumiyet karinesinin ihlaline sebebiyet vereceği, dava konusu işlem ile örgütlenme özgürlüğü, ayrımcılık yasağı, basın özgürlüğü, özel hayata saygı hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.