Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/3883 E. 2025/14749 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/3883
Karar No
2025/14749
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3883 Karar No : 2025/14749

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35-B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, söz konusu örgütle bir bağının bulunmadığı, dava konusu işlemin ve temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda 6 yıl 3 ay hapis cezası verilen ve Yargıtay'ca onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...sanığın kendisini arayanlara yönelik "Diyarbakır'da görev yaptığı süre içerisinde bazen ankesörlü sabit hatlardan tanımadığı kişilerin kendisini arayarak, tanışıp görüşmek istedikleri, ancak kendisinin bu şahıslarla buluşup görüşmediği, adını ve telefon numarasını nasıl temin ettiklerini bilmediği" şeklindeki, hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmasına, örgütün askeri mahrem yapılanmada gizliliğe verdiği önem ve deşifre olma tehlikesi göz önüne alındığında, itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı kanaatine varılarak ardışık ve periyodik arama şeklinde, sanığı arayan kişinin, yukarıda ifade edildiği üzere sanıktan sorumlu olan ve FETÖ/PDY terör örgütü hiyerarşisi içerisinde bulunan kişi (mahrem imam/asker abisi) olduğunun Mahkememizce kabul edildiği, sanıkla birlikte ankesörlü sabit hatlardan ardışık olarak aranan, astsubay rütbesindeki şahısların tamamı hakkında örgüt üyeliği suçundan işlem yapılmış olup, bu şahıslardan Mahkememizce de dinlenen Z.U., E.K. ve F.D.'nin, kendi dosyalarında, FETÖ/PDY bağlantılarını kabul edip, etkin pişmanlıkta bulunduklarının ve örgüt mensuplarının kendileriyle ankesörlü hatlar üzerinden irtibat kurduklarını beyan ettiklerinin belirlendiği, dolayısıyla dosyamızda tespiti yapılan ankesörlü sabit hatların da örgütsel haberleşme aracı olarak kullanıldığının sabit olduğu, sanığın ankesörlü sabit hatlardan arandığı 2012-2013 ve 2014 yıllarında, ardışık olarak aranan diğer astsubay rütbesindeki şahıslarla birlikte Diyarbakır 8.ana jet üs komutanlığında görevli olduğunun, Isparta'daki sabit hatlardan arandığı tarihte ise Isparta Eğirdir Komando Tugayında kendisiyle ardışık aranan Z.U. ile birlikte kursta olduğunun tespit edildiği, Diyarbakır'da kurulu bulunan sabit hatlardan yapılan 2015 ve 2016 tarihli aramalar sırasında, sanık Diyarbakır dan ayrılmış olsa dahi, örgütün mahrem imamlarının kimi zaman ilgilenilen kişiyi yeni görev yerindeki örgüt mensuplarına (mahrem imam/asker abisi) devretmeyip, yanına gidip gelmek suretiyle ilgilenmeye devam ettiklerinin, benzer mahiyette olan dosyalardaki itirafçı beyanları ile sabit olduğundan, bu aramaların da sanıkla Diyarbakır'da ilgilenen mahrem imam tarafından yapıldığının değerlendirildiği, bu sebeple sanığın aramaların yapıldığı tarihte Diyarbakır'da bulunmadığı yönündeki savunmasının suçun oluşumuna etkili olmadığı, yukarıda ayrıntısı ile ifade edilen FETÖ/PDY örgütünün gizlilik esasına dayalı yapılanması dikkate alındığında kendi hiyerarşik yapısı içerisinde bulunmayan hiç kimseyi sabit hatlardan sürekli aramasının beklenilemeyeceği nazara alındığında, sanığın bu şekilde örgüttün hiyerarşik yapısına dahil olduğu,.." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/3883, K. 2025/14749, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-3883-e-2025-14749-k-b24ef1c983e6