Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/3563 E. 2025/11381 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/3563
- Karar No
- 2025/11381
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3563 Karar No : 2025/11381
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'a Vesayeten ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesince dilekçelerinde belirttiği hususların dikkate alınmadığı, temyize konu kararın hukuka ve mevzuata aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...HTS kayıtlarına göre, astsubay olarak görev yapan sanığın, 09.12.2013-03.12.2015 tarihleri arasında kullanmakta olduğu ... numaralı cep telefonunun 9 kez Kocaeli ilindeki kontörlü sabit telefonlardan arandığı, bu aramalardan bir kısmının kendisi gibi astsubay olarak görev yaptıkları anlaşılan M.S ve M.P ile ardışık arama olduğu, keza, sanığın Ankara ilindeki sabit telefon hatlarından 17.07.2013-17.06.2015 tarihleri arasında toplam 15 kez arandığı, bu aramalardan birinin astsubay olarak görev yaptığı anlaşılan F.E ile ardışık arama olduğu, 22.07.2018 tarihli HTS Tespit ve Analiz Tutanağı, kovuşturma aşamasında BTK'dan getirtilen HTS kayıtları, Ankara ilindeki aramalara ilişkin bilirkişiler kurulu tarafından tanzim edilen bir sayfadan ibaret rapor, tanık M.P'nin şüpheli ve tanık sıfatıyla alınan beyanları, örgütün asker mahrem yapılanmasında yer aldığı iddia edilen O.S'nin şüpheli ve tanık sıfatıyla alınan beyanları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair mahkemenin kabulü yerinde görülerek;..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.