Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/3066 E. 2025/1382 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/3066
- Karar No
- 2025/1382
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/3066 Karar No:2025/1382
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından ... Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 01/01/2019-31/12/2019 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda düzenlenen... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden davacı bağımsız denetim kuruluşuna "Uyarı" ve "26.123-TL idarî para cezası" verilmesine ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı bağımsız denetim şirketi tarafından ... şirketinin 01/01/2019-31/12/2019 hesap dönemine ait finansal tablolarının bağımsız denetiminde (Mahkemece sehven "... Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Anonim Şirketi tarafından ... A.Ş.'nin 01/01/2018-31/12/2018 hesap dönemine ait finansal tablolarının bağımsız denetiminin ..." şeklinde belirtilmiştir.); stok sayımlarında örneklem seçiminin mevzuata uygun olarak yapılmaması, stoklara yönelik olarak yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilmemesi nedeniyle Bağımsız Denetim Standartları (BDS) 330'un 18, BDS 500'ün 6, BDS 530'un ise 6, 7 ve 8. paragraflarına; hasılat hesabına yönelik olarak, örneklem seçiminin mevzuata uygun olarak yapılmaması, hasılata yönelik olarak yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilmemesi nedeniyle BDS 330'un 18, BDS 500'ün 6, BDS 530'un ise 6, 7 ve 8. paragraflarına; müteakip denetim prosedürlerine dayanak teşkil etmesi amacıyla finansal tablo düzeyinde ve işlem sınıfları, hesap bakiyeleri ve açıklamalara ilişkin yönetim beyanı düzeyinde önemli yanlışlık risklerinin belirlenmemesi ve değerlendirilmemesi nedeniyle BDS 315'in 25 ve 32 (c) paragraflarına; “Alınan Avanslar” hesap bakiyesinin geçerli finansal raporlama çerçevesine uygunluğuna yönelik herhangi bir denetim prosedürünün uygulanmaması nedeniyle BDS 330'un 18 ve BDS 500'ün 6. paragraflarına; dönem içerisinde işletme tarafından Ziraat Bankası A.Ş.'ye yapılan faiz ödemesinin gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik herhangi bir denetim prosedürünün uygulanmaması nedeniyle BDS 330'un 18 ve BDS 500'ün 6. paragraflarına; Verilen Çekler” hesap kaleminin örneklem seçiminin mevzuata uygun olarak yapılmaması, verilen çeklere yönelik olarak yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilmemesi nedeniyle BDS 330'un 18, BDS 500'ün 6, BDS 530'un ise 6, 7 ve 8. paragraflarına uyulmadığı gibi tespitlere dayanılarak uyarı yaptırımı ve idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; Söz konusu tespitlerin, Bağımsız Denetim Standartları'na aykırılık teşkil ettiği, denetim yetkisinin sorumlu denetçi eliyle kullanıldığı ve sorumlu denetçinin denetim faaliyetinin yürütülmesinden kaynaklı olarak davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda, davacı şirketçe Kurumca belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket edildiği anlaşıldığından, Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine istinaden uyarı yaptırımı uygulanması ve 660 sayılı KHK'nin 26. maddesinin üçüncü fıkrası ile anılan Yönetmeliğin 39. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesine yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin tesis edilme sürecinde gerek kendisi gerekse bağımsız denetçi nezdinde talep edilen açıklama ve savunmaların, belgeler ve çalışma kağıtları ile ayrıntılı olarak karşılanmış olduğu, davalı idarece bunlara itibar edilmediği, hukuka aykırılığın açık olduğu, davaya konu olay, idarenin iddiaları ve bunlarla eşleştirilerek verilen açıklama ve savunmaların teknik bilgi içermesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinin Mahkemece karşılanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.