Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/2299 E. 2025/11380 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/2299
- Karar No
- 2025/11380
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2299 Karar No : 2025/11380
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekilleri : Av. ..., Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak 200.000,00-TL maddi, 3.800.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, ByLock verisinin hukuki delil niteliğinde olmadığı, bu verinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına ilişkin delil olamayacağı ve hükme esas alınamayacağı, ceza yargılamasında ByLock kullanma ve atama listesinde adının yer almadığının belirtildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği, anılan kararın temyiz aşamasında olduğu görülmekte olup, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın kullanımındaki ... GSM hattının HTS baz kayıtları ile CGNAT baz kayıtlarının örtüştüğüne dair alınan bilirkişi raporu kapsamında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin gizli haberleşme sistemi olan ByLock isimli programını kullandığı, sanığın subay rütbesinde askeri personel olarak görev yaptığı 2012, 2013 ve 2014 yılları içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem asker yapılanması içerisinde deşifre olmamak maksadıyla kullanılan gizli haberleşme sistemine dahil olarak İstanbul, Sivas ve Elazığ illerindeki ankesörlü/sabit hatlardan ardışık şekilde arandığı, sanıkla birlikte ardışık aranan H.C, Y.A, T.D, H.I, B.Y, F.K, Z.G.G, S.T ve C.A'nın subay rütbesinde askeri personel olup haklarında benzer suçtan adli işlem yapıldığı, sanıkla ardışık aranan R.A'nın Milli Eğitim Bakanlığı personeli olup hakkında benzer suçtan adli işlem yapıldığı, yine sanığın GSM numarasının askeri mahrem imam tarafından şifrelenerek arandığının anlaşıldığı, ankesör raporu bir bütün halinde incelendiğinde sanığın görev yaptığı yerlerde askeri mahrem imamlar tarafından ankesörlü sabit hatlar üzerinden rütbe olarak kendisi ile benzer rütbelerde bulunan askeri personeller ile ardışık şekilde aranarak örgütsel toplantılara davet edildiği, aramaların belirli aralıklarla mesai saatlerinden sonra olduğu, ardışık aramaların sayısı, genellikle aynı sabit hatlardan aynı rütbedeki aynı kişilerin aranmasının mümkün olmadığından sanığın aksine savunmalarına bu nedenle itibar edilemeyeceği, sanığım mahrem imamlarca aranarak aldığı talimatlara göre hareket ettiğine mahkememizce kanaat edilerek, sanıktan ele geçirilen cep telefonunda terör örgütü üyelerinin yoğun olarak kullandıkları KAKAOTALK programına ait 29 adet kalıntının da bulunduğu gözetildiğinde sanığın örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu,..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.