Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/2419 E. 2025/10011 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/2419
- Karar No
- 2025/10011
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2419 Karar No : 2025/10011
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında özetle; tanık ifadelerinden, davacının 2016 yılı Mayıs ayına kadar örgüt kapsamında yapılan sohbet toplantılarında karşılaştıklarını, davacının "..." kod adını kullandığı, himmet parası verdiğini, kurban parası verdiğine şahit olduğu, bu şekilde örgüte maddi destekte bulunduğu, üs komutanlığında görev yapan personelle ilgili bilgiler verdiklerini beyan ettiği, 02/10/2018 tarihli araştırma tutanağına göre, kullandığı ... nolu hattın, 07/03/2010-15/04/2013 tarihleri arasında Konya ili genelinde bulunan 6 farklı büfe, market, bakkal gibi iş yerlerine ait ücretli kontörlü hatlardan arandığı, 3. Ana Jet Üst Komutanlığında görevli üç Astsubay ile birlkte ardışık şekilde arandığı, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki mahrem yapıda yer almak, örgütsel sohbetlere katılmak, "..." kod adını kullanmak, örgüte himmet ve kurban adı altında maddi yardımda bulunmak, işyeri arkadaşlarıyla ilgili bir kısım bilgileri üstü konumundaki kişiye aktarmak, örgütün deşifre olmamak amacıyla kullandıkları yöntemlerden biri olan sabit hatlarla aranmak şeklinde sübut bulan bu eylemlerin örgüt üyeliği için gerekli olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğa sahip olduğu, bu şekilde isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğunun tespit edilerek 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen mahkumiyet kararının (Kapatılan) Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile düzeltilerek onanması suretiyle kesinleştiği hususu ile dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.