Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/223 E. 2025/12743 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/223
- Karar No
- 2025/12743
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/223 Karar No : 2025/12743
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, hakkında açılan kamu davasının neticesi beklenmeden görevine son verildiği, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı, ankesörlü telefonlardan ardışık arama yöntemiyle aranmadığı, somut herhangi delil veya belgenin ya da gerekçenin ortaya konulamadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Ayrıca, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 31/03/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle halihazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır. Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir. Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 11/06/2020 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin, ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "...12/07/2018 tarihli HTS Bilirkişi İnceleme Raporu içeriğine göre ;sanık ... adına kayıtlı bulunan ... nolu Gsm hattının, astsubay rütbesindeki personel F. S. Y'nin adına kayıtlı buluna ...numaralı Gsm hattının; A. K. adına kayıtlı Iğdır ili ... Mahallesi ... Caddesinde bulunan ... nolu Türk Telekom Bayi isimli iş yerinde bulunan ... numaralı kontörlü telefondan 20/11/2013 tarih ve 12:47:41-12:51:24 saniye aralığında ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Sanık ... adına kayıtlı bulunan... nolu Gsm hattının, asker şahıs M. O.'nun adına kayıtlı bulunan... numaralı Gsm hattının ve astsubay rütbesindeki askeri şahıs R. K. adına kayıtlı bulunan... numaralı Gsm hattının; A. K. adına kayıtlı Iğdır ili ... Mahallesi... Sokakta bulunan ... nolu Türk Telekom Bayi isimli iş yerinde bulunan ... numaralı kontörlü telefondan 06/09/2013 tarih ve 17:45:51 ve 17:49:38 saniye aralığında ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Sanık ... adına kayıtlı bulunan ... nolu Gsm hattının, astsubay rütbesindeki askeri şahıs İ. İ. adına kayıtlı bulunan ... numaralı Gsm hattının, astsubay rütbesindeki askeri şahıs E. Y. adına kayıtlı bulunan ... numaralı Gsm hattının ve astsubay rütbesindeki askeri şahıs A. G. adına kayıtlı bulunan... numaralı Gsm hattının; A. K. adına kayıtlı Iğdır ili ... Mahallesi ...Sokakta bulunan ... nolu Türk Telekom Bayi isimli iş yerinde bulunan ... numaralı kontörlü telefondan 10/07/2013 tarih ve 13:26:44 ve13:37:09 saniye aralığında ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Sanık ... adına kayıtlı bulunan ... nolu Gsm hattının, teğmen rütbesindeki askeri şahıs H. B. adına kayıtlı bulunan ... numaralı Gsm hattının; A. K. adına kayıtlı Iğdır ili ... Mahallesi ... Sokakta bulunan ... nolu Türk Telekom Bayi isimli iş yerinde bulunan ... numaralı kontörlü telefondan 26/08/2013 tarih ve 18:23:04 ve 18:24:28 saniye aralığında ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir.02/01/2018 tarihli HTS Bilirkişi İnceleme Raporu içeriğine göre ;sanık ...'nun adına kayıtlı ... numaralı Gsm hattının Ağrı ili Doğubeyazıt ilçesi...Caddesi ... telefon bayiinde kurulu bulunan ... kontörlü telefondan 24/02/2013 tarihinde 15:12:02 saatinde 39 saniye ve yine 24/02/2013 tarihinde 15:15:55 saatinde 38 saniye süre ile tespiti yapılan diğer asker şahıslar ile birlikte peş peşe ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Sanık ... adına kayıtlı bulunan ... numaralı Gsm hattı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığında Astsubay rütbesi ile görev yapan T. A.'nın kullanımında bulunan... numaralı Gsm hattının;Ağrı ili Doğubeyazıt ilçesi...Caddesi ... telefon bayiinde kurulu bulunan ... kontörlü telefon ile 24/02/2013 tarihinde ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Sanık ... adına kayıtlı bulunan ... numaralı Gsm hattının Astsubay rütbesindeki askeri şahıs O. A.'nın kullanımında bulunan ... numaralı Gsm hattının; Ağrı ili Doğubeyazıt ilçesi... Caddesi ... telefon bayiinde kurulu bulunan ...kontörlü telefon ile 24/02/2013 tarihinde ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülen ve şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan T. A. 14/01/2018 tarihli ifadesinde; 2012 yılında tayininin Iğdır GES Komutanlığına çıktığı, o tarihlerde Samsun ilinde bulunduğu sırada kendisinden sorumlu örgüt mensubu ... kod isimli kişinin kendisinden Iğdır da sorumlu olacak ... kod isimli örgüt imamı ile tanıştırdığını ve kendisiyle Iğdır da ilgileneceğini söylediği, Iğdır iline gittiğinde ... kod isimli imam konumundaki örgüt mensubu ile iletişime geçerek bir yerde buluştuğunu, daha sonra ... kod isimli örgüt mensubunun başkalarınca farkedilmemek amacıyla tedbir kuralları gereğince uzaktan takip ederek ... kod isimli örgüt mensubunun evine gittiğini, bu görüşmede kendisine sorumlu olduğu bir asker şahısın daha olduğunu, kendisi ile örgüt mensubu bu asker şahısı da tanıştırarak bir sohbet grubu oluşturacağını söylediğini, daha sonra belirlenen başka bir görüşme tarihinde ... kod isimli örgüt mensubunun evine gittiğinde burada ... kod isimli kişinin kendisi ile Niğde de Astsubay ... ile tanıştırdığını, Fetullah Gülen vaazları dinleyerek, birlikte örgütsel toplantı yaptıklarını, ... kod isimli örgüt mensubunun isteği üzerine kendisi gibi bekar olan ... ile birlikte Iğdır da ev tuttuklarını ve birlikte 7-8 ay kadar ikamet ettiklerini, ... kod isimli örgüt imamının kendisini toplantılara sabit hatlı telefonlardan arayarak çağırdığını söylemiştir. Yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen T. A. ... Ağır Ceza Mahkemesine yazılan talimat sonucu 08/02/2019 tarihinde alınan beyanında ''Ben ...'nu Iğdır'da mesai arkadaşı olarak tanırım. Ben 2012 yılında Iğdır'a tayin olduğumda kendisi Iğdır Suveren'de görev yapıyordu. Yaptığımız iş dış istihbarat faaliyetlerine yönelikti. Ben de kendisiyle aynı yerde görev yapıyordum. 2014 veya 2015 yılına kadar kendisiyle beraber çalıştık. Ben sanıkla aynı evde kaldım ve ev bekar eviydi. 8 ay boyunca beraber kaldığımız bu zamanda herhangi bir örgüt faaliyetini evde gerçekleştirmedik. Fakat bizden sorumlu örgütte abi olarak görev yapan ... adlı şahsa gittiğimiz zaman örgüt ele başı Gülen'e ait kitaplar okurduk. Bu şahsın kod adı "..." ti. Iğdır'da örgüte mensup bir asker daha olduğunu Iğdır'a gelmeden evvel "..." kod isimli başka bir örgüt abisinden öğrenmiştim. Ben N. B.'nin evine gittim ve bu kişi beni sanık ... ile tanıştırdı. ... ile toplantılara birkaç kez katıldık. Bu toplantılarda Gülen'e ait vaazları da dinliyorduk. ... kod isimli örgüt mensubu olan N. B.'nin telkinleri neticesinde sanık ... ile beraber ev tuttuk. ... kod isimli kişi gerek beni gerek ...'nu telefondan arayarak toplantılara çağırırdı. Bizimle birlikte İ. İ. isimli astsubay da katılırdı. Ben bu 8 aylık dönemden sonra annemle ayrı bir eve çıktım ve örgütle bağımı koparmaya çalıştım. Bu dönemden sonra ...'nun faaliyetlerine ilişkin bir bilgim yoktur. Bu konuda başka bir bilgim yoktur ancak kendisinin tamamen örgüte adanmış bir kişi olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.'' şeklinde beyanı ile sanık hakkında bilgiler vermiştir. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma yürütülen ve şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen asker şahıs F.S.Y. 14/05/2018 tarihli ifadesinde; 2013 yılı içerisinde Iğdır iline tayin olduktan sonra kendisinden sorumlu örgüt imamının Iğdır ilinde örgüt mensubu bekar bir Astsubay olduğunu söyleyerek, bu kişiyle görüşmesi talimatını verdiğini, 2013 yılı Temmuz- Ağustos aylarında görev yeri Iğdır'a geldiğinde örgüt imamının kendisine verdiği telefon numarası üzerinden Iğdır ilinde GES Komutanlığında görev yapan Astsubay ... ile birlikte görüştüğünü, ... ile birlikte yaklaşık bir yıl boyunca aynı evde kaldığını, ...'nun kendisini ... kod ismini kullanan örgüt imamı ile tanıştırdığını, ... kod isimli örgüt imamının evinde 2015 yılı içerisinde ... ile birlikte 5-6 kez örgütsel toplantılara katıldıklarını, ...'nun daha sonra Iğdır ilinden tayin olarak gittiğini söylemiştir. Yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen F. S. Y. Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimat sonucu 25/01/2019 tarihinde alınan beyanında ''Ben TSK da Astsubay olarak görev yapardım. ... Astsubay Meslek Yüksek Okulunda devremdi. Okulda ara sıra kendisini görürdüm. İlk tayin yerim Lüleburgaz dı, orada ismini hatırlamadığım bir örgüt yöneticisi vardı, ikinci tayin yerim olan Iğır'a geçtiğimde bu şahıs bana ev bulmam konusunda yardımcı oldu ve ... ile bu şekilde yakınlaşıp ev arkadaşı olduk. İkimiz birlikte kalırdık. Kaldığımız ev FETÖ ye ait değildi. Iğdır ilinde kaldığım süre içerisinde müstehar ismi ... olan gerçek ismini bilmediğim bir şahıs, ben ve ... ayda bir toplanır yemek yer, çay içer, Kuran okurduk. Biz bunu FETÖ faaliyeti çerçevesinde yapmazdık. ...'nun FETÖ ile ilgili başka bir bağı olup olmadığını bilmiyorum, iddianamede bana okuduğunuz ... adlı şahsı Iğdır iline ilk gittiğimde ... ile görmüştüm, onun dışında bir daha görmedim...'' yönünde tespitlerin bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi ortaya konulduğundan buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.