Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2024/5137 E. 2025/3005 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2024/5137
Karar No
2025/3005
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/5137 Karar No : 2025/3005

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacının, 2015 yılının Mayıs ve Haziran dönemlerine ait katma değer vergisi iadesi tasdik raporlarını düzenlediği ... Tekstil Ürünleri Anonim Şirketinin muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanarak haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle sözü edilen eylemden kaynaklanan vergi kaybından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak adına düzenlenen ve söz konusu dönemlere ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer'ilerini içeren ...tarih ve ..., ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerinin 4. sıra numaralarında yer alan kamu alacağının asıl borçlu şirket adına yapılan tarhiyatlara karşı açılan dava sonucundan kaynaklandığı ve yeminli mali müşavirlerin müteselsil sorumluluğu kapsamında yer almadığı, öte yandan, davacının, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 12. maddesi hükmünde belirtilen yazılı savunmasının alınmadığı, inceleme raporuna esas olmak üzere sadece bilgi istenildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, her ne kadar asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi incelemesine esas teşkil etmek üzere davacıdan bilgi istenilmiş ve beyanları tutanak altına alınmış ise de bu husus yazılı savunma olarak değerlendirilemeyeceğinden ödeme emirlerinin diğer sıra numaralarında yer alan kamu alacağında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun ''Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk'' başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında; yeminli mali müşavirlerin gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelediklerini tasdik edecekleri, 4. fıkrasında; yeminli mali müşavirlerin yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumlu oldukları, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtmeleri gerektiği, aynı maddeye 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun'un 107. maddesiyle eklenen 5. fıkrada ise; yeminli mali müşavirlerin tasdikten doğan mali sorumlulukları ile disiplin sorumluluklarının ayrı ayrı müstakil bir rapor ile tespit edileceği, bu kapsamda yeminli mali müşavir hakkında sorumluluk raporu yazılabilmesi için yeminli mali müşavirin yazılı savunmasının isteneceği, savunma isteme yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma yapılmaması durumunda ilgili yeminli mali müşavirin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hükmü yer almaktadır. Dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinden, davacının tam tasdik sözleşmesi imzaladığı şirket hakkında yürütülen incelemeye ilişkin olarak 06/12/2017 tarihinde bilgisine başvurulduğu ve yazılı cevabının alındığı, bu cevapların görüş ve öneri raporunda yer aldığı anlaşıldığından, yazılı cevap dilekçesinin "savunma" olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirililerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2024/5137, K. 2025/3005, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2024-5137-e-2025-3005-k-d711a6895e60