Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/1856 E. 2025/11378 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/1856
Karar No
2025/11378
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1856 Karar No : 2025/11378

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkının usulüne uygun olarak tanınmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin somut dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğu, isnat edilen ardışık aramaların kim tarafından ve ne zaman yapıldığının tam olarak ortaya konulmadığı ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin göz ardı edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen hapis cezasına ilişkin kararın temyiz aşamasında olduğu görülmekte olup, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ...'ın Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde binbaşı rütbesinde görev yaptığı, sanığın asker olarak görev yaptığı dönemde kullanımında olan ve D.S adına kayıtlı ... numaralı GSM hattına ilişkin...düzenlenen ankesör/büfe sorgu raporunda ve ayrıntıları BAM HTS Verileri Değerlendirme Tutanağında belirtildiği üzere; Sanığın kullanımında bulunan ... numaralı GSM hattının Batman ilinde bulunan hedef sabit hattan 22/06/2014 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda binbaşı rütbesindeki askeri personel M.Y.Ü ile ardışık arandığı, 21/07/2013 tarihinde Edirne ilinde bulunan hedef sabit hattan Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda yüzbaşı rütbesindeki askeri personel A.G, yarbay rütbesindeki H.A ve yarbay rütbesindeki S.B ile ardışık arandığı, 17/06/2013 tarihinde Tekirdağ ilinde bulunan hedef sabit hattan Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda üsteğmen rütbesindeki askeri personel Y.B ile ardışık arandığı, 24/07/2013 tarihinde Tekirdağ ilinde bulunan hedef sabit hattan Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda yarbay rütbesindeki askeri personel S.B ve yüzbaşı rütbesindeki askeri personel A.G ile ardışık arandığı, 13/09/2013 tarihinde Tekirdağ ilinde bulunan hedef sabit hattan Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda astsubay rütbesindeki askeri personel C.Y ile ardışık arandığı, bu şekilde sanığın Batman, Edirne, Diyarbakır, Tekirdağ illerinde bulunan sabit/ankesörlü/kontörlü hatlardan 2012-2014 yılları içerisinde toplamda 47 kez arandığı ve bu aramaların 5 adetinin ardışık olacak şekilde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Batman İl Emniyet Müdürlüğünün 29/08/2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen tutanakta; sanığın 08/01/2011 tarihinde A.O adına kontörlü telefondan S.K isimli askeri personel ile ardışık olarak arandığı bildirilmiştir. Sanığın ardışık arandığı tespit edilen M.Y.Ü hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu, henüz kesinleşmediği...Sanığın ardışık arandığı tespit edilen A.G hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu, henüz kesinleşmediği...Sanığın ardışık arandığı tespit edilen H.A hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın temyiz aşamasında olduğu,...Sanığın ardışık arandığı tespit edilen S.B hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kararın kesinleştiği,...Sanığın ardışık arandığı tespit edilen C.Y hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüş suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür...tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, aramaların yapıldığının teknik verilerle sabit olduğu, sanığın örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, aramaların sistematik ve düzenli olmasının gerekmediği, nitekim örgütsel toplantıların tarihlerinin önceki yapılan toplantıda kararlaştırılmış olması durumunda örgüt mensubunun ona göre hareket ettiği, toplantının farklı yer veya tarihte yapılacak olması durumunda örgüt mensubunun haberdar edilmesi için bu şekilde gizlilik esasına uygun arama yapıldığı, sanığın kimliği tespit edilemeyen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri şahısları takip ve idare ile görevlendirdiği "mahrem imam" ile irtibatının olduğu, bu duruma göre de sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt elebaşısı Fethullah Gülen tarafından kurulan ve yönetilen örgütün amacını bilerek örgüt hiyerarşisine katılmakla iradesini sorgusuz sualsiz örgütün belirlediği üst konumdaki mahrem imama terk ettiği, normal yollarla iletişim kurma imkanı konusunda sayısız yol ve yöntem olmasına rağmen, bunun yerine iletişimin tespitinden kurtulmak gayesiyle arayanın belli olmaması için sabit hatla görüşen ve buluşan kişinin yaptığının illegal bir davranış olduğunun farkında olduğu, bu itibarla sanığın eylemlerinin çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik arz ettiği, örgüt hiyerarşisine tabi olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/1856, K. 2025/11378, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-1856-e-2025-11378-k-eab445a4731f