Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/14358 E. 2025/10997 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/14358
- Karar No
- 2025/10997
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14358 Karar No : 2025/10997
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında sadece mahkumiyet kararı bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği, eksik inceleme yapıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde öngörülen savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Diğer taraftan, davacı tarafından temyiz dilekçesinde yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralı olduğu görülmüş ise de, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmemiştir. Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, davacı hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği, davacının yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu hakkında mahkumiyet kararının onanmasına karar verildiği, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik incelemede, ilk derece mahkemelerince sübutu kabul edilen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağında kuşku bulunmamakta ise de aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda, TCK'nın 44. maddesi gereğince sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan ve keza aralarında geçitli/müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314. maddesinde yer alan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması imkânı bulunmadığı, TCK’nın 309. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildikten sonra silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının silahlı terör örgüt üyeliğinden cezalandırılmalarına ilişki 11 numaralı bölümünün karardan çıkartılarak, yerlerine “Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına.” ibarelerinin yazılması, diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.