Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/2298 E. 2025/3019 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/2298
Karar No
2025/3019
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2298 Karar No : 2025/3019

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Taraflarca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının taleyhlerine olan kısımlar yönününden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Bingöl ili, Merkez, ... Köyünde bulunan ve davacının maliki olduğu, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda "Bingöl Merkez Köyleri Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parseller yönünden iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak, verilen kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazlardan yasal sınırlar içerisinde kamu yatırım payı kesintisi yapıldığı, uygulama öncesi ... ve ... sayılı kök parsellere tekabül eden taşınmazların toplulaştırma işleminde birleştirilmek suretiyle tahsis yapılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, davacının maliki olduğu ... (... ada, ... parsel) sayılı parsel yönünden; uygulama öncesi ... parsel olan kök taşınmazın, uygulama sonucunda tekabül ettiği ... ada, ... parselin sınırları itibariyle büyük kısmının çakıştığı ve aynı yerden tahsis yapıldığı, tahsisin kök parselin bulunduğu alandan ve eşdeğer tarımsal verimliliğe sahip yerden yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin ... sayılı parsele ilişkin kısmının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, davacının maliki olduğu ... (... ada ...parsel) sayılı parsel yönünden; toplulaştırma öncesi ... parsel olan kök taşınmazın, uygulama sonucunda tekabül ettiği ... ada, ... parselde yer alan yaklaşık ... dönümlük kısmının tarımsal faaliyete uygun olmadığı, yüksek eğimli ve taşlık bir yapıda olan arazinin kök parselin bulunduğu arazi ile eşdeğer olmadığı, toplulaştırma öncesi şeklinin tarımsal faaliyete daha uygun olduğu, toplulaştırma işlemiyle taşınmazın geometrik şeklinin bozulduğu, davacıya eşdeğer yer tahsis edilmediği, davacının maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma işlemine tabi tutulması sonucu oluşan yeni durumun ilgili mevzuat hükümleri ve teknik talimatlar kapsamında dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin ... sayılı parsele ilişkin kısmının mevzuat hükümlerine, toplulaştırmanın ilke ve esaslarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin ... sayılı parsel yönünden iptaline, ... sayılı parsel yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Tek parça olan arazisinin daha önce davalı idare tarafından yapılan su kanalı nedeniyle ikiye bölündüğü, yapılan toplulaştırma işlemiyle arazisinin tekrar birleştirilmesi gerektiği halde bunun yapılmadığı, arazisinin tek parça haline getirilmemesinin haklı bir gerekçesinin gösterilemediği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığı, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davalı idarenin temyiz istemi yönünden oybirliğiyle, davacının temyiz istemi yönünden ise, üye ...'ın karşı oyuyla, oyçokluğuyla ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/05/2025 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY : Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya ait olan arazinin daha önce tek parça halinde iken, davalı idare tarafından 1980 yılında yapılan sulama kanalı nedeniyle söz konusu arazinin 1312 (48.400,00 m²) ve 1314 (4.576,00 m²) parsel olarak 2 parçaya bölündüğü, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda ise, söz konusu parsellere karşılık, yeni oluşturulan ... ada, ... ve ... ada,... sayılı parsellerin davacı adına tahsis edildiği, Dairemizin bozmaya ilişkin 13/06/2024 tarih ve E:2023/10303, K:2024/3974 sayılı kararında ise, davacının mülakat formunda, iki parselin birleştirilmesi yönünde talepte bulunduğu halde, söz konusu iki parselin birleştirilmediği, davalı idare ve bilirkişiler tarafından, davacıya ait iki arazinin tek parsel olarak tahsis edilmemesinin nedenin açıklanmadığı gerekçesine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince, bozma kararına uyularak, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, davacıya ait iki taşınmazın arasından su kanalı geçmesi nedeniyle birleştirilmesinin teknik olarak zor olduğu ve davacıya bir fayda sağlamayacağı belirtilmiş ise de, anılan bozma kararındaki gerekçede söz konusu kanalın yönünün veya yerinin değiştirilmesi, arazilerin su kanalının olduğu yerde birleştirilmesinin kastedilmediği, söz konusu arazilerin toplulaştırma ilklerine uygun olarak, davacıya ait parsellerin bulunduğu yerde veya başka bir yerde birleştirilmesinin mümkün olup olmadığının kastedildiği analaşılmakta olup, bilirkişiler ve İdare Mahkemesince bu yönüyle bir inceleme yapılmadan verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, davacının temyiz istemi kabul edilerek, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Dairemizin onamaya ilişkin kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/2298, K. 2025/3019, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-2298-e-2025-3019-k-ff7b6cc88fc7