Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/6754 E. 2025/10190 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/6754
- Karar No
- 2025/10190
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6754 Karar No : 2025/10190
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Madencilik faaliyeti sonucu doğal yapısının bozulması nedeniyle rehabilite ve hafriyat depolaması yapmak amacıyla Orman Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, davacı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına tahsis edilen orman arazilerinden; Bursa ili, Kestel ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 37.652,90 m²'lik ormanlık alanı için verilen "rehabiliteye hazırlık maksatlı dolgu kesin izinlerinin iptaline" ilişkin Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, Bursa ili, Orhangazi ilçesi, Merkez sınırlarında bulunan 31.451,75 m²'lik ormanlık alanı için verilen "rehabiliteye hazırlık maksatlı dolgu kesin izinlerinin iptaline" ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin, İzin iptali işlemlerine karşı yapılan itirazın ve izin süresinin uzatılması talebinin reddine ilişkin Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinin dördüncü fıkrası ile Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliğiyle; madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanların rehabilite edilmesi amacıyla 5 yıl süreyle belediyelere tahsis edilmesi yolunda getirilen uygulamanın, üstün kamu yararı amacı güdülerek getirildiğinde hiçbir kuşku olmadığı gibi, anılan mevzuat hükümlerinde, süresi biten izinlerin bir defaya mahsus olarak izin bitim tarihinden itibaren uzatılabilmesi için izin sahibi ilgili belediyenin en geç süre bitimine kadar orman idaresine başvurması gerektiğine ilişkin bir açık bir kural da öngörülmediği, bu itibarla; kamu yararı amacı güdülmek suretiyle madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanların rehabilite edilmesi amacıyla belediyelere yapılan ve süresi biten tahsislerin bir defaya mahsus uzatılması için izin sahibi ilgili belediye tarafından başvurulmazsa dahi, orman idaresince izin süresinin uzatılmasını talep edip etmediği ilgili belediyeye sorulmak suretiyle işlem tesis edilmesi, yukarıda bahsedilen mevzuatın kamu yararı amacına ve başvuru süresini belirli bir zamanla sınırlandırmayan hükümlerine uygun düşeceğinden, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belediyelere verilen izin sürelerinin uzatılması için belli bir sürede başvuru koşulunun bulunmaması ve üstün kamu yararı amacına aykırı tesis edilmiş olmaları nedeniyle, dava konusu; davacı belediye adına verilen rehabiliteye hazırlık maksatlı dolgu kesin izinlerinin iptal edilmesine ilişkin işlemler ile izin süresinin uzatılması talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ne zaman iznin sona ereceğini bilen ve buna ilişkin noter onaylı taahhüt senedi ile taahhüt veren davacı idare yerine, davalı idareye, davacı tarafı izin uzatmaya davet etmek gibi bir görev atfedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından verilen tüm izinlerin, hepsinde kamu yararı arandığı, yerel mahkemenin süre uzatımı istenebilmesi için bir süre sınırlaması olmadığına dair gerekçesinin hatalı olduğu, yönetmelikte, "toprak dolgu işleminin izin süresinde tamamlanamaması halinde, verilen izin bir defaya mahsus kesin izin süresi kadar izin bitim tarihinden itibaren uzatılabilir" denilerek izin bitim tarihinden itibaren süre uzatımını başlattığı, mahkemenin belirttiği gibi bir durumun varlığında izin bittikten sonra da yenileme yani süre uzatım yapıldığının kabulü halinde geçmişe dönük olarak izin verilmesi anlamına geleceği, iznin geçerliliğinin izin süresinin sona ermesi ile bittiği, bunun için bir iptale ihtiyaç bulunmadığı, aksinin kabulü halinde süresi kesin olarak belli iznin iptal edilene kadar devam edeceği anlamına geleceği, bu durumunda hukuka aykırı bir varsayım olduğu, izin sona erdikten sonra iznin yenilenmesine imkan veren bir düzenleme bulunmadığı gibi aksine izin süresi sona ermeden izinlerin yenilenebileceğine dair düzenlemenin mevcut olduğu, ödeyeceği bedel farklılığının davacının eyleminden kaynaklandığı, kendisinin katlanması gereken bir husus olduğu, başvurunun şeklinin sonunda sağlanacak faydanın aynı olması halinde kamu yararına olumsuz bir etkisinin bulunduğundan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemlere konu olan orman alanlarının madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş alanlar olduğu, davacı tarafından rehabilite edilen bu alanlarda gerekli toprak temin edilemediğinden yer yer boşluk alanlar kaldığı görülmüş olup, söz konusu faaliyetin kamu yararı amacı taşıdığı açıktır. Diğer taraftan; 24/09/2024 tarih ve 32672 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin Toprak Dolgu Kesin İzni başlıklı 19. maddesinin 7. fıkrasında toprak dolgu işleminin izin süresinde tamamlanamaması halinde, bu Yönetmelik hükümlerine göre istenilen belgeler ile birlikte izin süresi son günü bitimine kadar e-Devlet üzerinden müracaatı durumunda verilen izin bir defaya mahsus kesin izin süresi kadar izin bitim tarihinden itibaren uzatılabileceği düzenlenmiş ise de; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 13. maddesinin 7. fıkrasında toprak dolgu işleminin izin süresinde tamamlanamaması halinde, verilen izin bir defaya mahsus kesin izin süresi kadar izin bitim tarihinden itibaren uzatılabileceği düzenlenmiş olup, bu haliyle dava konusu işlem tarihinde başvuru süresi ile ilgili düzenlemeye yer verilmediğinden davacı tarafından yapılan izin süresinin uzatılması talebinin kabulü gerekirken reddine yönelik işlemde bu yönden de hukuka uygunluk görülmemiştir. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 22/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.