Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/1562 E. 2025/4259 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/1562
Karar No
2025/4259
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1562 Karar No : 2025/4259

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 4- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Sarıçam ilçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada ... parselde yer alan davacı mülkiyetindeki dairenin 06/02/2023 tarihli depremde hasar görmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen tamirat/tadilat bedeli ve değer kaybına yönelik zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 5.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun dosyada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu binanın 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremin şiddetine ve yapı sınıfına göre hedeflenen dayanım performansını gösterdiği, bu haliyle binanın inşa edildiği yer ile inşaat faaliyeti ve sonrası süreç kapsamında idarelerin kendilerinden beklenen yükümlülükleri yerine getirmediklerinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla meydana gelen hasarda davalı idarelere atfı kabil bir hizmet kusurunun bulunmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrası gereği, İdare Mahkemesi'nce dava konusu uyuşmazlıkla ilgili verilen kararın kesin olduğu, karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağından istemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle istinaf isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uygulama hatası olan bir yapıda idarenin sorumluluğunun olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle açıldığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz hakkı tanınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler Sarıçam Belediye Başkanlığı, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idare Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/07/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' başlığını taşıyan 341. maddesinde; ilk derece mahkemelerinin hangi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmış olup; 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneği kurala bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile maddi olay birlikte değerlendirildiğinde; ilgililerce, tazmini istenilen alacağın dava açma tarihinde "kesin" olarak belirlenememesi üzerine "fazlaya ilişkin hakları saklı" tutularak açılan davalarda; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve istinaf kanun yoluna başvuruyu engelleyen kesinlik sınırının, dava dilekçesinde gösterilen miktara göre değil, ıslah yoluyla arttırılması mümkün olan alacağın tamamına göre belirlenmesi gerekmektedir. Olayda, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle açılan ve alacağın tamamına göre kesinlik sınırını aşma potansiyeli bulunan davada, bilirkişi incelemesi yaptırılmaması nedeniyle ıslah müessesesinin işletilememesi, dolayısı ile gerçek dava miktarının belirtilememesi nedeniyle dilekçede gerçek dava tutarı gösterilemediğinden istinaf isteminin esasının incelenmesi gerektiğinden, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının bozularak, işin esası hakkında bir karar verilmesi için dosyanın anılan İdare Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/1562, K. 2025/4259, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-1562-e-2025-4259-k-7592c2be6642