Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/2447 E. 2025/5539 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/2447
Karar No
2025/5539
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2447 Karar No : 2025/5539

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) 1- ... VEKİLİ : Av. ...

DİĞER MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Davacı tarafından, Şanlıurfa ili, Karaköprü ilçesi, Özgedik Mahallesi'nde Şanlıurfa/Suruç 2. Kısım Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin hissedarı olduğu kök ... parsel sayılı taşınmazına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; yapılan toplulaştırma uygulaması ile davacıların ... nolu kök parselin büyük bir kısmının mera vasıflı parsel olarak belirlendiği, bir kısmının da imar yollarına rastladığı, ... nolu parselin ise müdahil davalı ...’ye müstakil olarak verildiği, davacıların kök parselden kaynaklı hisselerinin ise davacılara ait başka kök parsellerine taşındığı ve ... - ... - ... nolu parsellerde hisseli olarak verildiği, öncelikle davacıların ... nolu parselden kaynaklanan hakkedişlerinin bu parsel üzerinde oluşturulan imar parsellerinde veya tanmsal açıdan diğer hissedarlarla eşit nitelikte olacak şekilde oluşturulacak parsellerde değerlendirilmesi gerekirken, bir kısmının hissedarı olduklan başka kadastro parselleri üzerinde, bir kısmı da başkalarına ait kadastro parselleri üzerinde oluşturulduğu, davacı ve müdahillerin uyuşmazlık konusu arazi toplulaştırması kapsamında bulunan toplam 14 adet kadastro parselinde yaklaşık 100 dönümden fazla hisselerinin bulunması ve her bir davacıya olabildiğince az sayıda ve mümkün mertebe müstakil parsel verilme olanağının mevcut olmasına rağmen yapılan arazi toplulaştırılması ile kök parsel maliklerine hisseli dağıtım yapıldığı, ayrıca dağıtım yapılırken oluşturulan parsellerin suya erişim, yola yakınlık ve tarımsal verimlilik gibi kriterler yönünden malikler arasında mümkün olduğunca eşit ve dengeli bir dağıtım yapılması gerekliliği gözetilmediği dolayısıyla uyuşmazlık konusu arazi toplulaştırmasında dava konusu kök ... nolu parsel yönünden toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile kamu yararı gereklerine ve eşitlik ilkesine ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı ve davalı yanında müdahil (...) tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, yapılan arazi toplulaştırmasının 3083 sayılı Kanuna ve ilgili mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüş, Davalı idare yanında müdahil tarafından ise; bilirkişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarından bu hususun sonuçlanmasının beklenilmesini, ayrıca yapılan toplulaştırmanın hukuka uygun olduğunu, kendisinin de yıllarca bilirkişilik yaptığını, toplam ... kök parselde toplulaştırma yapılmışken sadece 8 adet kök parsele yönelik dava açıldığını oysa toplulaştırma uygulamasının tüm parseller yönünden bütün olarak ele alınması gerektiği, ekte sundukları iki ziraat mühendisince düzenlenen uzman raporu incelendiğinde temyiz konusu karara esas alınan bilirkişisi raporunun eksik ve hatalı tespitler içerdiğinin görüleceği ayrıca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasına kayıtlı şufa davasında verilen kesinleşmiş mezkur karara esas alınan bilirkişi raporunda da temyiz konusu karara esas alınan bilirkişi raporuyla çelişen tespitlerin yer aldığı, yapılan arazi toplulaştırmasında anılan parseller yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla eksik inceleme ile verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılardan ... tarafından müdahil davalılara düz verimli alanlar müstakil halde verilirken kendilerine daha ziyade verimsiz ve bulunduğu yerden hakedişleri başka yerlere taşınarak ve ağırlıklı olarak hisseli halde parsel oluşturularak yeni parsellerin verildiği, mülkiyet hakkının kendilerine davada taraf olma hakkı kazandırdığı, bilirkişilere yönelik suç duyurusunun davayı uzatmak amaçlı olduğu, yapılan toplulaştırma işleminin anılan parseller yönünden hukuka uygun olmadığının sabit olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı ... tarafından cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalı idare ile davalı idare yanında müdahil olan ... yönünden temyiz isteminin reddine, diğer davalı müdahilleri yönünden ise idare mahkemesine karşı istinaf yoluna başvurulmadığından haklarında verilmiş temyize konu edilebilecek bir Bölge İdare Mahkemesi kararı bulunmadığından temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı idare ile davalı yanında müdahil olan ...'nin temyiz istemi yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı yanında müdahiller ... ile ...'nin temyiz istemi yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasında ise; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, hüküm altına alınmıştır. Temyize tabi olan istinaf kararına karşı temyiz isteminde bulunulabileceğine ilişkin kanun maddesi ancak istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesinden geçerek verilmiş bir kararın bulunması durumunda uygulanabilecek bir hükümdür. Dava konusu uyuşmazlıkta ise; İdare Mahkemesinin iptal kararında 30 (otuz) gün içinde istinaf kanun yoluna başvurulabileceği belirtildiği halde istinaf yoluna başvuru yapılması hususunda hukuki yararı bulunan söz konusu davalı yanında müdahiller ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı böylece İdare Mahkemesi kararının bu müdahiller yönünden kesinleştiği dolayısıyla istinaf merciince adlarına verilmiş olan bir kararın da bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda söz konusu müdahillerin işbu davaya ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yaptıkları temyiz başvurularının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının ve dahili davalı ...'nin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Dahili Davalılar ... ile ...'nin TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/2447, K. 2025/5539, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-2447-e-2025-5539-k-347aa80655d8